Baba buruktu...
Hayır, oğlunu, gelinini ve iki sevimli torununu yurt dışına gönderiyor olmanın burukluğu değildi bu... O da vardı elbette, ama asıl şu konuşmaya bozulmuştu: - Oğlum, kaç kere söyledim, uçakla gelip gitseniz de otuz saatlik yolu çekmeseniz olmaz mı? Şu zavallı çocuklar yollarda perişan oluyor. Paraya mı acıyorsun? - Karayolu daha ucuz değil ki baba... Ben de kaç kere dedim, karım uçaktan korkuyor. Buydu işte... Göçmen olmakla beraber, yetmiş üç yıllık hayatının altmış altı yılını bu topraklarda geçirmiş bir Anadolu insanı, babasının yanında çocuklarını kucağına almamış, bırakın öpüp sevmeyi, "oğlum, kızım" dememiş bir adamın oğlu, "karım" diyordu. Bunu terbiyesizlik olarak algıladı ama sesini çıkarmadı. Zaten hanelerini teslim almış olan veda hüznünün gölgesine çekildi.
*** İki ihtiyardan baba sandalyesinde sessizce oturuyorken, anne telaşla sağa sola koşuşturup duruyordu: - Kızım lahanaları koydun mu?.. Undan biraz daha alın, kim yiyecek burada?.. Çocuğum bırakın kavgayı, montlarınızı giyin, dedenizin elini öpün... Selma, şey nerede kızım? - Ne anne? - Tarhanayı koydunuz mu? - Elinde anne... - Ah, bende akıl mı kaldı kızım? *** Yabancı plakalı otomobil hınca hınç doldurulmuştu. Bagaj, koltuk altları, torpido, nerede boşluk varsa bir paket sıkıştırılmıştı. Gurbetçi oğul babasının elini öptü: - Allahaısmarladık baba. - Güle güle... Baba, boğazından kopup gelen, dudaklarını titretmeye başlayan ağlama isteğini geri tepmek için gereksiz bir soruya sığındı: - Yugoslavya üzerinden mi gideceksiniz? Oğlu tam arabaya binecekken döndü: - Yugoslavya mı kaldı baba? Hırvatistan''dan gideceğiz. - Hakkınızı helal edin oğlum... Oğul bir kez daha arabaya attığı ayağını geri indirdi: - Nereden çıktı şimdi baba? Hemen ölecek misin sanki? Turp gibisin.
*** Otomobil köy evinin önünden yola çıkarken, baba ters yöne, tarlasına doğru hareket etti. *** Hayat ilginç rastlantılarla dolu; yetmiş üç yıla nice savaşlar, sıkıntılar, ölümler, mücadeleler sığdırmış olan baba, ömrünün en acı haberini yine tarlada aldı. Bir gün önce yola çıkan çocukları Balkanların bir yerinde, tam da babasının yedi yaşında iken göç ettiği topraklarda kaza geçirmişlerdi. TIR''la çarpışan otomobil şoför kısmından darbe almış, oğlu ölmüş, gelini ve iki torunu kurtulmuştu.
SADIKS boşluk yorumunu yaz Turkcell,
Telsim, Avea 2866''ya gönder

