Kaydet
a- | +A

Bir büyük kulübümüz, sezon başında bir futbolcusunu kadro dışı bıraktı. Milli futbolcuydu, iyi futbolcuydu ama, doğrusunu söylemek gerekirse, onu kadro dışı bırakmak için sebep çoktu. Örneğin, takımın başında bulunan teknik direktörü medyada açık açık eleştirmişti. Zaman zaman takım arkadaşlarıyla, yönetimle ilgili de konuşmaktan çekinmezdi. Maçlarda "kemik" gibiydi; sert oynar, rakip arkadaşlarının sağlığını düşünmez, bol bol kart görürdü.  Futbol Şubesi''nden sorumlu yönetici, kadro dışı kaldığı kararını futbolcuya tebliğ etmek için onu kulübe çağırdı.

Yönetici, babacan tavrıyla nasihat ediyordu. Kadro dışı bırakılma gerekçelerini tek tek anlatırken, futbolcunun özel hayatına da değindi: - Bak aslanım, hepimiz genç olduk. Elbette belli çizgiler içinde hayatını yaşayacaksın. Ama, senin mesleğin, bazı şeyleri sınırlıyor. Sen bunlara dikkat etmiyorsun!

Futbolcu, bu "örtülü" kelimelerin ardındaki anlamı kavramıştı:

- Yok be abi, yaşadığımız falan yok valla... Şimdi biliyorsun, benim bir sarı Porsche var. Kızlar neredeyse arabanın üstüne atlıyor. İşte el kaldırıyorlar falan... Biz de alıyoruz... Fakat arabaya binen kızlar benim tipimi görünce, "Şeyy... Benim bir işim çıktı..." deyip hemen iniyorlar!

Yönetici, bu samimi itirafa güldü ve kızlara hak verdi ama, karar değişmedi!

ÖNE ÇIKANLAR