Kaydet
a- | +A

12 Hazirandan sonra Meclis çok renklenecek gibi. Milletvekili adaylarının portresi bunu açık açık ortaya koyar nitelikte. Nasıl mı?

Mesela milli pehlivanlarımız var: Hamza Yerlikaya, Şeref Eroğlu, Mehmet Akif Pirim...

Mesela futbolcularımız var: Tanju Colak, Hakan Şükür...

Mesela milli basketbolcumuz var: İbrahim Kutluay...

Mesela ünlü şarkıcı-türkücülerimiz var: Cengiz Kurtoğlu, Balık Ayhan, Sami Aksu, Metin Şentürk, İbrahim Tatlıses...

Mesela film ve müzik yapımcılarımız var: Mesut Uçukan, Şahin Özer...

Mesela köşe yazarlarımız var: Şamil Tayyar, Ömer Tekdal, Ömer Keskin, Sadullah Özcan, Fikri Akyüz...

Mesela "Bakan düşüren" artistimiz var: Aynur Aydan...

Düşünün bir kere genel kurulda; spor müsabakaları yapılsa, film ve klip çekilse, sanatçılarımız haftada bir konser verse. Bu konserlere Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan da piyano ile eşlik etse. Ara sıra pehlivanlarımız en hararetli tartışma anında rakibini punduna getirse, köşe yazarlarımız çeşitli programlara imza atsa ne güzel olur değil mi?

Olmaz demeyin, artık top sizin elinizde...

Karga kekliği taklit ederse...

Sayın Kılıçdaroğlu proje üzerine proje açıklıyor. Projeleriyle yetinmemiş olacak ki, halktan da ödünç oy istiyor. Anlaşılan o ki, "Çakma Erdoğan"dan sonra Kılıçdaroğlu "Çakma Demirel" de olacak! Türkiye'de halktan ilk "ödünç oy" isteyen Sayın Demirel'dir. 1991 yılındaki seçimlerde bol kepçe vaatlerine rağmen halk Demirel'i tek başına iktidara getirmemişti. AK Parti ve MHP seçmeni ödünç oy vermez. Kala kala kararsızlar kalıyor geriye. Son anketlerde CHP yüzde 22'lerde. Yüzde 15'lerde olan kararsızların tamamını aldığını kabul etsek bile (olması mümkün değil) CHP'nin tek başına iktidara gelmesi ufukta gözükmüyor. Demirel'den dolayı acı tecrübe yaşayan halk, ucuz polemiklere kanarak ödünç oy vermez.

Konuşmalarında dinî temaları öne çıkaran camide mevlit dinleyen Kılıçdaroğlu'na "Çakma Milli Görüşçü" diyenler de çıkarsa tadına doyum olmaz herhalde!..

Dostun böylesine...

Amerika ve Avrupalı müttefikler diktatörlükle yönetilen Libya, Mısır, Yemen, Tunus, Bahreyn gibi ülkelere demokrasi getirmek uğruna her türlü riski göze alıyorlar. Daha önce Afganistan ve Irak'ta olduğu gibi. Bu risklerin sonucunda, bu ülkelerde yaşayan halklar özgürlüklerine(!) kavuşurlar inşallah.

Ama ister istemez insanın aklına takılıyor; diktatörlükler sadece İslam ülkelerinin bulunduğu coğrafyada mı var diye? Amerika kıt'asında bulunan ülkelerde tek adam rejimi hiç mi yok? Halklar özgürlük içinde gününü gün mü ediyor?

Örnek mi istersiniz, isim çok ama boş verin gitsin...

ÖNE ÇIKANLAR