Bana sorarsanız, Fatih Terim''i dört yıl üst üste şampiyonluğa, UEFA Kupası''na, Milan''a hoca olmaya götüren kapının sihirli anahtarı, Galatasaray''la yaptığı 4 yıllık anlaşma ve sınırsız yetki idi. 4 yıllık mukavelenin bir anlamı vardır; "Ey futbolcu grubu! Dört yıl bu adamla çalışacaksınız! Onunla iyi geçinmek menfaatiniz icabıdır." "Netekim", o süreçte Fatih Terim''le ters düşen futbolcular kapı önüne konmuştur. Gruplaşmalar söz konusu olmamıştır. Avrupa''nın haşarı çocuğu Hagi bile yola gelmiştir.
Kulağımla duymuştum, Capone ve Marcio''nun transfer edileceği günlerdi, Show TV''ye bağlanan Terim, şu cümleyi etmişti: "Yönetime talimat verdim, bu iki futbolcunun transferini bitirecekler."
Bütün bunları niye anlattım? Son günlerde gazetelerde aynı başlık: "Hagi''nin dediği oluyor." Rumen hoca bazı yöneticilerle ters düşüyormuş ama sonuçta onun istediği oluyormuş. Ümit Karan konusu, Saidou konusu, işte yeni bir Rumen oyuncu meselesi... Bence iyiye işaret... Direksiyona oturttuğunuz şoföre müdahale ederseniz, kaza kaçınılmaz olur!
Bak şimdi; nereden nereye... Milan ve Terim demişken... Türkiye''deki yabancı hocalara olan sempatimizi belirleyen ölçülerden biri de, "Adam çok iyi Türkçe konuşuyor, İstiklal Marşı''nı bile söyleyebiliyor" ya da "Adam bunca yıl Türkiye''de, iki kelime Türkçe bilmiyor kardeşim." Bazı detayları çabuk unutuyoruz.. Fatih Terim''in Milan''a imza attığı töreni hatırlar mısınız? Hoca imzasını atmış, mutluluktan bulutların üstüne çıkmış, yarım yamalak İtalyancası ile İtalyan gazetecilere yeni dönemi değerlendiriyor. Biraz sonra sağ yanında oturan, Milan''ın ''her şeyi'' Galliani müdahale ediyor: - Kendi dilinizle konuşun lütfen. Terim, ''çok iyi bildiği'' Türkçe''ye dönüyor. Bu müdahalenin sebebi satır aralarında kaynadı. Bakın ne demişti Milan''ın ikinci başkanı Adriano Galliani:
"Milan''ın hocası hiçbir şekilde komik duruma düşemez!"
Abidin Dino &
Yaşar Kemal
Abidin Dino- Tabiatta üç bin tane yeşil var. Yaşar Kemal- Aynı dalda da olsa hiçbir çiçek, aynı ağaçta da olsa hiçbir yaprak, aynı toprakta olsa hiçbir kök, hiçbir çimen, hiçbir pınar, hiçbir ağaç, çalı, hiçbir yüz... tabiatın hiçbir ayrıntısı birbirine benzemiyor. AD- Mevlana''nın hayranı Selçuklu sarayından bir sultan kadın, Konya''dan uzaklaşmak zorunda kalınca hasretini avutmak için Mevlana''nın bir portresini yaptırmak istemiş. Gönderdiği ressam izin istemiş, gelmiş karşısında duran Mevlana''nın yüzünü saygıyla, özenle bütün ayrıntılarıyla çizmiş. Bir de başını kaldırmış ki, resim modele hiç benzemiyor, başka bir yüz belirmiş karşısında. Baştan bir daha çizmiş, aynı dikkat ve ustalıkla, ama ne çare, tekrar baktığında karşısındaki yüz gene bambaşka. Birkaç kez daha resmi sil baştan yapmış ama sonunda işi anlamış, resimleri yırtmış, kendini Mevlana''nın ayaklarına atmış, özür dilemiş. Sonsuza dek değişen bir insan yüzünü çizmenin imkânsız olduğunu ağlayarak itiraf etmiş. YK- İnsan bir eseri bitirdiğinde içi bomboş kalıyor, ne yapacağını bilemiyor. Sanki damarlarında kan kalmıyor. AD- Papa, Michelangelo''nun yaptığı heykeli kendine benzetememiş, kızmış, ''Bana hiç benzemiyor'' demiş. Michelangelo gülmüş, "Er geç siz bu heykele benzeyeceksiniz" demiş. AD- Kimi ressamlar var, olmayan dilin kelimelerini yazıyorlar. Belki de anlamlı gibi görünüp bomboş olan sözcüklerden usanıp, anlamsız gibi görünüp çeşitli anlamlara, yorumlara açık kelimeler üretiyorlar. AD- Felaketler yeteneği kırbaçlıyorsa, çağımız yaman sanat ürünlerine gebe olmalı... (Yüzler, Abidin Dino-Yaşar Kemal)
ALTINI ÇİZİYORUM
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat diyoruz. (İmam-ı Gazali)
TÜRK''ÜN
BİRİ
BİR GÜN...
Nüfus sayımı sebebiyle sokağa çıkma yasağının uygulandığı günde, bomboş yolda bariyere çarpan sayım görevlisi öldü. (İzmit, Gebze)
VAY HAYVAN
VAY!
En kısa ömürlü canlı kelebek tir; bir haftadan daha az yaşar. En uzun hayat süren hayvan ise kaplumbağa; 150 yıl yaşayanı var!

