Kaydet
a- | +A

F.Bahçe''nin teknik direktörü Daum, neredeyse 1.5 sezon sonra ya aklını başına almış, ya da telkin veya emirlerle F.Bahçe kadrosunun 4''lü savunma zinciri içindeki çeşitlemelerinden hangisinin uygun olduğunu bulmuştu.

Bu, 4''lünün önünde 3''lü bir orta alan kurarak, onun önüne de bir veya iki eleman yerleştirip, alanı daraltmak, pres zâfiyetini ortadan kaldırmak demekti.

Dün akşam da Serkan, Aurelio, Selçuk üçlüsü, Lyon''dan sonra F.Bahçe''nin sigortası olurken, öndeki Van Hooijdonk, Alex ve Nobre ekibinin rahat risk alarak, hatta lüks düşünerek oynamasına yardımcı oldu.

F.Bahçe''de bu doğrular şekillenip büyük fark yakalama şansı sahada dolaşırken, Ankara takımı teknik direktörü Samet Aybaba, takımını 57 dakika 9 kişi, bir 15 dakika da 10 kişi oynatarak rakibinin sistem ve yerleşim düşüncelerine yardımcı oldu. F.Bahçe ile, hele hele orta sahasını kalabalıklaştırmış F.Bahçe ile oynarken, Yusuf ve telefon direği gibi duran Hüseyin''i kullanmak, bırakın maç içinde, maç öncesi bile ciddi bir teknik direktörlük gafıdır.

Elindeki çabuk ve süratli Brezilyalılar''a alan açmak doğrusu varken, Yusuf''la bütün topları rakibe teslim etmek, üstelik aynı oyuncuyla rakibi kendi alanında fazlalaştırmak, Hüseyin''i de depar yollarını tıkasın diye rakip tandemin üzerine yaslamak, bir takımı sabote etmekten başka bir şey değildir.

Maç 1-0 giderken Molnar''ın 20 saniye içinde yaptığı iki adet yüzde yüzlük penaltıyı hakem Demirlek çalabilseydi, ne Selçuk oyundan atılır, ne de Samet''in geç uyanışına gerek kalırdı.

Bu teknik direktörlerin inanılmaz yanlışlarını daha maç öncesinden bile biz görüyoruz da onlar maç oynanırken bile farkına iş işten geçtikten sonra varıyorlar.

Biri 1.5 sezon sonra, hangi sebeple bilemiyorum ama uyanırken diğeri de sanki daha önceki maçları oynamamış gibi hayal dünyasında gezindi.

Sonuçta F.Bahçe, yaşadığı bir başka Avrupa depreminden sonra farklı kazanacağı maçı tek golle de olsa alıp liderlik koltuğunda kaldı.

ÖNE ÇIKANLAR