Haydi diyelim ki, F.Bahçe, Manchester''dan kafa ve adele yorgunu... Pekii, bu ligin dördüncü sırasına kadar çıkmış Denizlispor ne yorgunu? Her halde teknik direktör ve de yeteneksizlik yorgunu.
F.Bahçe, Manchester''da boşuna forse ettiği maça rağmen Denizlispor''dan daha diri, daha koşucu, daha araştırıcı idi. Giray Bulak''ın komik çocukları diyeceğim, başta Del Bosque''nin postaladığı Ümit, Serhat ve sivrisinek adam Güven, F.Bahçe''nin en büyük zaaf gösterdiği orta alanda en küçük bir icraat bile yapamadılar. Şunu diyebilirim ki; Aurellio tek başına 3-4 Denizlili''yi rahatlıkla temizledi. Hani, "Denizlispor maçı F.Bahçe''ye kasten mi bıraktı" diye düşünecek olursanız, işte ancak bu kadar olur. Kratocvill dışında ayakta zor duran bir takıma, Avrupa Kupası yorgunu F.Bahçe''nin bu seyircisi ve atmosferi önünde en azından bir yarım düzinelik tarife uygulamalıydı. Direklere takılan Alex ve Hooijdonk vuruşları, hani neredeyse bir kazaya bile sebep olacaktı. Hele hele bitime 3 dakika kala Denizlispor''un sivrisinek adamlarının bir metreden dört defa arka arkaya kaleye itemedikleri top vardı ya, gerçekten ülke futbolu olduğu yerde durmak şöyle dursun, galiba geriye gidiyor. F.Bahçe skor olarak zorlandı ama futbol olarak hiçbir zorlanma görmediği oyunu, Nobre''nin özelliği ve yine gole kadar istirahatte olan Alex''in şık plasesiyle kolayca kazandı. Ben federasyonun yerinde olsam, acilen "Türkiye Süper Ligi" etiketinden "Süper" kelimesini hemen çıkartıveririm. Çünkü dün liderle dördüncünün maçı, birinci viteste, 1950''li yılların temposuzluğu içinde başlayıp bitti. Denizlispor''un herşeyi demek ki, Ömer Rıza ile Timuçin''miş. Şimdi bu Denizlispor''a maç kaybeden takımlar dövmekten dizlerini aşındırmışlardır herhalde.
F.Bahçe, Manchester hezimetinin arkasına benzeri skorlu, hatta daha da farklı bir galibiyet ekleyemediyse bunu şansızlığına ve belki de biraz da yorgunluğuna bağlayabiliriz.
Biz, yazılarımızda maçı oynayan her iki tarafı da analiz etme ilkemizi koruduğumuz için, Giray Bulak''a derim ki; takımını banttan seyret ve onun "Birinci Lig" takımı olup olmadığına yeniden karar ver.
Daum''a da, kendi sahanda oynayacağın maçlarda Serkan''ı çizgide oynatma derim. Çünkü bu gencin kenar bölgeleri harmanlayıp, sağlıklı toplar getirebilecek tekniği yok.

