Emre ile Kazım''ın Samandıra''da kalışları kulübün resmi sitesinden açıklandığı gibi sakatlıktan mıydı, yoksa Aragones''in Kiev ayazında ifade ettiği üzere "Belirsiz" bir eksiklik miydi? Kiev''deki oyuna soğuk galibiyet şartı bir kenara, en çok bu soruya cevap düşünerek hazırlandım. Öyle ya, kulübün resmi sitesiyle futbolun tek patronu çelişkiler yumağı oluşturmuşlardı. Maç akşamında sahaya gelince maliyeti kaç para bilmiyorum ama, bizim ligde onuncu bile zor olacak tam bir üçüncü sınıf oyuncular topluluğu vardı Fenerbahçe''nin karşısında. Fenerbahçe ise olumsuz hava şartları ile maçın sadece tek sonucunun kendisine yarayabildiği bir ortamda, Alex''le on kişi oynamanın peşin mahkumiyetini yaşayacaktı. Bu Aragones''e yakışmayan teslimiyet 65. dakikada sona ererken, çok eleştirdiğimiz Josico ve Maldonado''ya rağmen Fenerbahçe''nin daha kontrollü oynadığını, topa daha rahat ve daha fazla sahip olduğunu gözledik. Hatta genç Kiev kalecisinin çıkış zamanlamaları olmasa bu fukara maç daha fazla pozisyonla biraz kendine gelebilirdi. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi''nden çoktan çıkmışlığın yanına UEFA Kupası''nın da dışında kalarak sayın Aziz Yıldırım''a şu sorunun sorulması gerektiğini de sahaya bırakıyordu: "Geçen yılki çeyrek final TESADÜF müydü?"
***
Selçuk''un oyundan çıkışıyla öne doğru oynamanın yükü sadece Gökhan''ın omuzlarına kalırken, önemli bir Fenerbahçe sorusu daha maçın defterine yazılıyordu; "Volkan Babacan, Volkan Demirel''den daha kötü bir kaleci mi?"
Soğuk hava, hafif buzlu zemin, futbol fukaralığında bu kabiliyetsiz oyuncular topluluğu Dinamo Kiev''e af vesilesi olur da, son zamanların en iyi takımını yaptık diyen ve bunu 100 milyon euroya mal eden sayın Aziz Yıldırım''a özür dileme hakkı verir mi? Sonuçta hayaller Kiev buzhanesine konurken, Fenerbahçe lige ve kendi kupasına mutlaka bir Aragones otoritesi ve ciddiyetiyle dönmek zorunda kalacağınının gerekliliğini de anladı mı acaba?

