Trabzon, ülkemizin kendine has yaşam biçimi ve özellikleri olan, yani ayrı bir yere konulabilen kentlerimizin başında gelir. Aynı Trabzon''un yıllara dayanan çok çarpıcı bir özelliği de bir futbol şehri olmasıdır. Yani Trabzon''da Trabzonlular futboldan çok iyi anlarlar ve yörelerinden ülkenin her yanına iyi futbolcu ihracatı yaparlar. Ama gelin görün ki günümüz Trabzonspor''unun değil ihracat yapmak kendi forması içinde bile belkide tarihinin en renksiz en soluksuz futbol günlerini yaşamaktadır. Sağ olsun Ziya Hocam, dün Antalyaspor karşısında bize Trabzon ilinin hiç tanımadığımız hiç bilmediğimiz bir özelliğini daha sundu. Bu da Trabzon çorbasıydı... Düşünebiliyor musunuz; bir futbol takımı, oyun başladıktan sonra savunmasının kanatlarında dört değişiklik birden yaparak belki de futbol literatürüne özel bir sayfa ekledi. Mustafa oyundan çıkıyor, orta alanda Hasan sola geçiyor, Keçeli''nin yerine oyuna giren Musa sağ kanada yerleşip Ferhat öne çıkıyor. Sonra Ferhat sola geçiyor... Vallahi ben de notlarımı aldığım kağıtlarımın üzerindeki, sağ sola uçuşan okları da şaşırdım yönlerini de...
Beşiktaş ve Galatasaray derbileriyle ayağa kalktı sanılan Trabzonspor, ne yazık ki sırt üstü yere serilmiş durumda. Bir futbol takımıyla bir 90 dakika içinde bu kadar çok oynanırsa o takım başarı göstermek yerine bu çorbadan ancak zehirlenir.
Çift ön liberolu gibi gözüken oyun düzeninde Gökdeniz ve Marcelinho''nun dolaşır oynamaları ilerideki çift santrforu passız bırakacağı gibi rakibin de orta alana kolayca çıkabilmesini ve top yapmasını sağlar. Uzun zamandan beri Gökdeniz gibi önemli bir silahın, Trabzon takımı içinde bir kere bile en büyük özelliği olan topsuz koşu yaptığına rastlamadım. Bu oyuncu, hatalı görevi sebebiyle topla çok oynayarak hem kendini yıpratmakta hem de dün Antalyaspor''a yaptığı gibi rakiplerinin savunmada kolay yerleşmesini sağlamaktadır. Bu tamamen bir hoca yanlışıdır. Trabzonspor''un derbileri kazandığı maçlarda kaç uç adamıyla oynamış olduğu da anlaşılan o ki Ziya Hoca''nın hafızasından silini vermiş. Bu Trabzon, bu kafayla bütün özelliklerinden arınmış bir sıra takımı haline geliyor. Yılmaz Hoca''yı kutluyorum. Coşkun''un görevini paylaşabilecek bir oyuncusu daha olsaydı, kontrollü oyununu galibiyete taşıması işten bile değildi.

