Kaydet
a- | +A

Yazımın başlığını, "İki maça bir yazı" olarak düşünmüştüm. İstanbul''u sel aldığı bir gece İnönü''den başlayıp, Ali Sami Yen''de son bulacak yolu da katarsanız, 4-5 saatlik bir futbol mesaisi içine girecektim. Girdim ama yazının başlığı kendiliğinden değişti. Beşiktaş İnünü''ye sadece kalecisi değişmiş, Malmö''deki ekiple çıkarken elinde, "El Değmemiş Temiz Bir Lig İstiyoruz" pankartını tutuyordu. Bunu okuyunca aklımıza Konya''daki smaç gol geldi. Sonra da acaba Ali Sami Yen''de de G.Saray, elinde bir şeyler taşır mı diye düşündük... Ne G.Saray''ı, ya da sadece ne G.Saray''ı... Trabzonspor takımı da kendi renkleriyle boyanmış, aynı pankartı taşıyarak sahaya çıktı. Demek ki, 50. yılına yaklaşan Türkiye Ligi''nde F.Bahçe''ye karşı bir güç birliği oluşturulmuştu. Bu güç birliğinin sadece bir akşam önce elle atılmış bir golden kaynaklandığını da sakın sanmayın. Onu hafta arasında daha geniş yazacağım.

Beşiktaş, Murat''lı Malmö onbiriyle Samsun''u üç değişikliği de içine alıp yenerken, kriz masasından kalkmış gibi görüldüyse de, önümüzdeki haftaların yine kahır verici sonuçlarla geçebileceğinin sinyallerini aldım. Samsunspor''a bu kadar pas yaptırmak, rakibi kendi kalesinin önüne bu kadar çağırmak ve kolay pozisyon vermek, Rıza hocanın defans kurgusu ve de orta alanın önündeki seçimlerinden kaynaklanıyor. Beşiktaş, Sergen''le Tümer''i nöbetleşe kullanıp topu kontrolünde tutmaya çalışırken, Youla ve Ahmed Hassan ikilisiyle rakip kalenin önünde kendi kendinin aklını karıştırdı adeta. Ailton - İbrahim Akın katılımı ise sanki biraz daha dengeli hücum imkanı sağladı. Beşiktaş''ın bir kendi saha oyununda, hemen hemen arkadan bindirmeli sıfır kanat atağı tabii ki, istemin ta kendisinden kaynaklanıyordu. Ali Güneş''le Çağdaş''tan biyonik adam sunmak, sadece şimdilik kalkınmış kriz masasına yeni davetiye çıkarmaktır.

??? Ali Sami Yen''de ayrı ayrı şehirlerin takımları olmalarına rağmen adetten adını derbi koyduğumuz oyunda, iki felaketzede karşı karşıya geldi. UEFA klasmanında yerleri zor bulunan iki takıma elenen G.Saray ve Trabzonspor''un nasıl bir oyun veya skorda buluşacakları büyük merak konusuydu. G.Saray''ın acısı taze, Trabzonspor''unki eskiydi ama Trabzonspor''un da hocası yoktu. Zaten böyle bir oyunda kaleye konan Tolga çocuk, hem G.Saray''ın art arda patlayan 4 şık golüne selam durdu, hem de yardımcı hocaya bir daha başka yerlerde aynı yanlışı yapmama doğrusunu gösterdi. G.Saray, Tromso''ya karşı başlaması gereken Necati, Hakan, Ümit üçlüsü aralarına Heinz''ı da alarak maçı erkenden bitirdiler, diyebiliriz. Sonrasında Trabzonspor''un futboldan çok onur mücadelesini izlemek vardı. G.Saray''a karşı 4-0''ın altından skor eşitlenerek kalkmak hemen hemen mümkün değildi, ama en azından hem takımın onurunu kurtarmak vardı, hem de tribündeki yeni hoca adayına kendini satmak, ya da tanıtmak. Trabzonspor''un özellikle Szymkowiak kaybının bu futbolcu, kesin dönüş yapana kadar süreceği açık biçimde ortadadır.

İşte böyle bir futbol mesaisi içine girdik. Bol golün sunulduğu akşamda en çarpıcı olanı hiç kuşkusuz tarihte ilk defa rastlanan bir dayanışmayla açılan standart pankartlardı.

ÖNE ÇIKANLAR