Kaydet
a- | +A
BENİM YILDIZIM G.Saray, hiç sevemediği Olimpiyat Stadı''nda, hem rüzgâr, hem Kasımpaşa''nın, yarım saha da olsa, dirençli oyunu karşısında azap çekerken, sahada her türlü olumsuz koşula rağmen ayakta kalan Song, birkaç kişilik oynayıp benim yıldızım oldu. ------------------------------------- İsviçre''de "keklik" sandığı takımın aslan çıkmasıyla alabora olan G.Saray, bu defa da bizim ligde peşinen aynı gözle baktığı Kasımpaşa''dan dar alanda boğmaca, yakın oyunla Lincoln''ü bile kaleye döndürmeme gibi önlemler görünce ilk yarı ne tempo yapabildi, ne de hücum zenginliği sergileyebildi. Bir adet harbi ve de gereksiz yapılmış penaltının kaderi de "Sürümden kazanan uç adamı" Ümit Karan''ın ayaklarına bırakılınca G.Saray, soyunma odasına "sıfır elde var sıfır"la gitmek zorunda kaldı. Kalli, Sion maçından savunmanın sağ kanadında Barış''la Uğur''u değiştirip, göbeğinde yıpranmadık yeri kalmamış Servet''in yerine Bouzid''i ilk on bire aldı. Sol kanadında Volkan-Hakan Balta değişikliklerini yaparak takımını sahaya sürdü. Ama ne var ki, İsviçre''de, G.Saray kalesinde patlayan goller ve bir o kadar da pozisyonun tek ve asıl suçlusu kesik yiyenler değillerdi. Zaten maç sonrası söylemlerinde Kalli de bunu itiraf ederek, "İnsan bazen geç akıllanıyor" demedi mi? O halde savunmaya kadar gelen tehlikelerin başladığı yere bakmayıp, topun öldüğü yere fatura çıkarırsanız, hem takımın moralini, hem psikolojisini ve de en önemlisi oturmuş kurgusunu bozarsınız. Yani Carrusca''nın Volkan''ın yıkılışını, Linderoth''un desteksiz bırakılışının adresini şaşırmak, Kasımpaşa''nın tezgahladığı oyuna yakalanmak demektir. G.Saray''ın ikinci yarıya, şayet bir sakatlığı yoksa, Hasan''ı içerde bırakarak çıkması da çok deneyimli Kalli''ye çok uygun bir düşünce olamazdı. Nitekim Kasımpaşa, bu yarıda kendi yarı alanını iyice daraltarak, Lincoln''ü de yakın kollamaya alıp top da kullanmaya başladı, hem de öne doğru, savunmada neredeyse tek başına savaşan Song''un üzerine üzerine... Ama sadece rakip ceza alanı yakınlarına kadar... bu arada rüzgârın da G.Saray savunmasındaki yerleşimi etkilediği süreçte, Kasımpaşa, sakatlığı sebebiyle kadrosunda bulunamayan siyahi oyuncusunun, belki de haftanın sürprizini yapabilecek yokluğunu hissetti. Artık tükenme çizgisine dayanan Ayhan''ı, Serkan''la değiştirmek ve Barış''la ikinci yarının ön kenarlarını hareketlendirmek isteyen Kalli, acaba ve yine de Linderoth''un yalnızlığını görebildi mi? Ve yukarıda da sürümden kazandığını yazdığım Ümit Karan, havada yükselip topu göğsüyle öldürürken, bir ters makas atıp, Kasımpaşa''yı yaktı, Kalli''yi de, takımını da kurtardı. Aslında penaltıyı atamayıp oyunu iyice zora soktuğundan kendini kurtardı desek yalan olur mu?
ÖNE ÇIKANLAR