Kaydet
a- | +A

O bir spor yazarıydı ve yazıları çok ilgi görüyordu. Telefonu, televizyon ve radyolara canı bağlantı yapmak ve okurların tebriklerini kabul etmekle meşguldü sürekli... Bir akşam yemeğinde karısı o "parlak" fikri attı ortaya: - Kitap yapsana şu gazete yazılarını... Madem insanlar bu kadar ilgi gösteriyor. Spor yazarının ilk tepkisi: - Paraya ihtiyacım mı var, şeklinde oldu. - Hayır, dedi karısı, ben parayı düşünmedim bile... İşin manevi boyutuna niye bakmıyorsun? - Yeteri kadar meşgulüm ve sokakta yürüyemeyecek kadar meşhurum. Hangi maneviyat? Genç oğlu elindeki çatalı masaya bıraktı, mendille ağzını sildi ve şöyle dedi: - Bence annem son derece haklı... Paraya ihtiyacın yoksa, kitap gelirini bir hayır kurumuna bağışlayabilirsin. Televizyon yarışmalarında para kazanan ünlüler gibi... Spor yazarı yemeğe ara verdi, bir sigara yakıp kollarını masaya koydu: - İtiraf etmeliyim ki bu aklıma gelmemişti. Şimdi heyecanlanmaya başladım. Şahane olur! Genç oğul, fikrinin kabul görmesinden memnun arkaya yaslandı: - Şimdi soru, bu hayır kurumunun neresi olacağı... Bir süre sessiz kaldılar. Sonra spor yazarı konuştu: - Ne diyorum biliyor musunuz? Suratına acı bir tebessüm yerleştirdi. Gözlerini eşinin ve oğlunun yüzünde gezdirdikten sonra boşluğa bakarak devam etti: - Senelerdir Türkiye''de başarılı olmanın "cezalandırılması gereken bir suç" olduğunu yazıp duruyorum. Türkiye''nin gelmiş geçmiş en başarılı haltercisi Halil Mutlu yasaklı, Türkiye''nin ilk kadın olimpiyat şampiyonu Nurcan Taylan mahkeme kapılarında, Türkiye''nin yabancılara en çok gol atmış adamı Hakan Şükür sürekli hakaret altında, bu ülkeye dünya üçüncülüğünü getiren Şenol Güneş hâlâ bunun hesabını veremiyor! Fatih Terim UEFA Kupası hediye ettiği kulübünden kovuldu, sözleşme teklif edilmedi. Dünya çapında tek derece yapan atletimiz Süreyya Ayhan linç edildi. - Tamam tamam, dedi eşi bıkkınlıkla... Yani doping yapanı da savunamayız ki... - Ne''si tamam? Niye doping yapıyor sporcu? "Dünya Şampiyonası''nda Süreyya kesin birinci gelecek. Geriye kalan atletler ancak ikincilik yarışı yapar" diye baskı yapıp kamuoyunu da şartlandırdığın zaman bu rezillikler olur. Yarım asırdır Dünya Kupası''na gidememişsin, oraya gitmeyi başaran ilk futbol teknik direktörünü "Niye dünya şampiyonu olmadın?" diye hesaba çekiyorsun! Hakan Şükür şu sıralar doping yaparsa şaşırmam... Yirmi yıllık parlak kariyeri çiğneniyor çünkü... Bakın... Dünyada isim yapmış Türkler''in hep dünyanın başka ülkelerinde yetişmiş olması bir tesadüf mü? Yüzücü Derba Büyükuncu Amerika''da, buz patenci Tuğba Karademir Kanada''da, modacı Atıl Kurtoğlu Avusturya''da, müzik adamı Ahmet Ertegün, kalp cerrahı Mehmet Öz, Prof. Nejat Veziroğlu Amerika''da, yönetmen Fatih Akın Almanya''da, erkek piyanistimiz Fazıl Say Almanya''da, kadın piyanistlerimiz Güher&Süpher Pekinel kardeşler Fransa''da, perküsyoncumuz Burhan Öçal İsviçre''de yetişiyor; neden? - Naim Süleymanoğlu Bulgaristan''da, dedi yavaş sesle oğlu.. Baba tasdik edilmekten memnun:

- Evet! Türkiye''ye geldi baş aşağı gitti çocuk... Yıldıray Baştürk... En istikrarlı futbolcumuz, çünkü Alman''dan aldığı alt yapı sağlam... Neyse konu nereden nereye gitti... Yani Türkiye''de başarıya izin yok. Yükseldin mi, muhakkak kafanı çarpıyorsun. Benim de mesleki başarım yüzünden kıskançlık krizlerine giren bazı arkadaşlarım statta bana selam vermiyor. Kimileri aleyhimde yazılar yazıyor, aslı astarı olmayan iftiralar, tutarsız fikirlerle bana yükleniyorlar. Seyirciyi kışkırtıyorlar. Bu tavırları hak etmediğimi düşünüyorum. Bir iyi niyet göstergesi olarak işte kararım; bu kitabı çıkaracağım ve gelirini, vefat edecek ilk spor yazarının ailesine vereceğim! Nasıl? Dört el coşkuyla birbirine çarptı, alkış için... *** Kitap ilk etapta on beş bin adet basıldı, piyasaya çıktı ve çarçabuk tükendi.

*** Ve, spor yazarları arasında ilk ölen, ünlü yazarın kendisi oldu...

> (Otobüs Durağı cuma ve cumartesi yayınlanır.)

ÖNE ÇIKANLAR