Kaydet
a- | +A

Oynansa da oynanmasa da olur" cinsinden bir derbiyi yani amaçsız ve hedefsiz bir futbol oyununu yorumlamak biz spor yazarları için çekilmez bir yüktür.

Düne dönük yazsak, kimin umurunda?

Bu sezonun geri kalanına baksak, un elenmiş elek asılmış çoktan!

Beşiktaş'ın Aurelio'nun önüne hem Guti'yi hem Fernandes'i koyarak sahaya dizdiği kadro orta alan karşılamaları için "ben yetersizim" diye bağırıyordu.

Pekiyi bu riske Ayhan-Sarp ve Culio ile ceza kesmek mümkün müydü?

İşte oyunun ilk yarısının büyük bir bölümünde G.Saray bu ikramı rakibinden daha fazla topla buluşmasına rağmen öne doğru çok tehditkâr olamadı.

Baros'un sadece bu süreçte değil maçın tamamında takımını 10 kişi bırakışı sarı-kırmızılı ekibin önemli sıkıntılarının başında geldi. Arda'nın topla sahanın her bölgesinde dripling atması adam eksiltmeye çalışması G.Saray'ın hücum organizasyonu eksikliğinde dozajı arttırdı.

Çünkü yukarıda da değindiğim gibi hem Guti hem Fernandes'le oynama riski ile yüklü Beşiktaş Arda'nın bu turlarından yararlanıp zaman kazanarak topun arkasına geçebildi.

İkinci yarıda Beşiktaş'ı maçın patronu konumuna sokan sebeplerin başında zaman zaman Bobo da dahil Simao ve Quaresma'nın o riskli orta alanlarına yaklaşarak oynayıp topları alarak genişlemiş olan hücum alanına ustalıklarını sokuşları idi.

G.Saray bu tuzağın içine dakika dakika kendini bırakıp yenilginin yapımcı ortağı oldu adeta!

Dün akşamki amaçsız derbide dikkatimi bir oyuncu değişikliği ağırlıklı olarak çekti.

G.Saray'da Serkan'ın alınıp Aydın'ın sağ arkaya konuşu benim bugüne kadar aldığım derslerin hiçbir cümlesinde rastlamadığım bir işti. Hele hele birkaç hafta evvel Bülent hocamın aforoz ettiği Pino'nun ne yedek kulübesinde sonra da ne de oyunda boy göstermiş olması yine öğrendiklerimin arasında yok.

G.Saray takımı çok yüksek tempo yaparak oynayabilen bir çakma modern futbol sergiliyor.

Ön tarafı soluksuz, etkisiz ve katkısız...

Beşiktaş'ta oyuncu potansiyelinin yani öndeki sihirli ayakların bekleyerek top almak yerine gelerek geriden topla iş yapmaya başvurduklarında ne denli tahripkâr bir Beşiktaş'ı sunabildikleri de sanırım hem hocaları hem de kendileri tarafından fark edilebilmiştir.

İzin verirseniz Rüştü'ye bir kere daha şapka çıkartarak noktayı koyayım

ÖNE ÇIKANLAR