Kaydet
a- | +A

KRİTİK

Yine hakemler Tamam, net olarak anladım ki, bir hakemin bir başka hakem başarısına tahammülü yoktur! Meğer ki, emekli bile olsa. Kin, mezara kadar devam eder! ***

Fırat Aydınus bir derbi yönetti, yapmadıklarını bırakmadılar.

Cem Papila bir derbi yönetti, burnundan getirdiler. Yahu kardeşim, emekli hakem yorumcular, siz yıllardır kendinizi savunurken ne diyordunuz? "Bir golcü kale ağzından golü kaçırıyor, bir antrenör yanlış yapabiliyor, bir kaleci hatalı gol yiyor, bir hakem de hata yapabilir." Şimdi nedir bu birazcık ünlenen, birazcık umut vaat eden adamın üstüne çıkıp tepinmeler?

Eğer siz, bir hakem zor durumda kaldığında ona destek olup omuz vermeyecekseniz, ne zaman işe yarayacaksınız? Siz bile düşmanlık yapacaksanız, kim sahip çıkacak bu yalnız adamlara? Kin cümleleri bile ortak: "Biz seni adam bilirdik Papila, senden bi halt olmazmış."

Cem Papila ne yapmış?

Topun oyunda olup olmadığı belli olmayan bir pozisyonda, ceza alanı içindeki kalabalıktan biri diğerini çekmiş, bunu görmemiş. Ve Ayhan''ı oyundan atmamış. Doksan dakikada iki hata. Ve hepimiz biliyoruz ki bu iki hatayı Diyarbakır aleyhine yapsaydı kimse yazıp çizmeyecekti. Eee? Kötü niyetlisiniz, kötü.

DETAY Mükemmellik

iyi bir şey mi? Siz de düşünür müsünüz; her hattıyla kusursuz iki takımın mücadelesi nasıl bir sonuçla biter? "Çok gollü" derseniz, mümkün değil. Çünkü kusursuz bir kaleci ve çok iyi bir savunma söz konusu. "Golsüz" derseniz, çok iyi hücum oyuncuları var, onlar görevini yapmamış olur. En güçlü ve güçleri birbirine denk iki takımın randevusu nasıl biter? *** 2004 Aralık ayı başlarında Taipe''de düzenlenen Dünya Salon Futbol Şampiyonası maçlarından birini izlerken düşündüm bunları. Salon gibi gol ihtimali çok çok yüksek bir alanda, bütün varyasyonlara rağmen hiç gol olmadı.

Güçlü takımlar için beraberlik daha büyük ihtimal galiba.

OKUDUM

NOT ALDIM

Mercedesli keyif ANAP Bitlis Milletvekili Kamran İnan, devlet katındaki akıl almaz savurganlıktan örnekler veriyor:

- Bugün Türkiye '' de en büyük facia, parlamento dahil devlet kuruluşlarının üst yönetimlerinin toplumdan kopmuş olmaları ve buralarda bir yağma rejiminin egemen oluşudur. Dünyanın hiç bir yerinde Türkiye''deki kadar çok makam arabası göremezsiniz. ABD Temsilciler Meclisi''nde sadece 40 tane makam arabası varken, Türkiye Büyük Millet Meclisi''nde 160 tane makam arabası vardır. Geçici komisyon başkanı dahi olsan, makam arabasını kaparsın. Ben hükümetteyken bu meseleyi iki üç defa Bakanlar Kurulu toplantısında açtım. Resmi plakalı bir Mercedes''in içinde okula giden 6-7 yaşlarında iki çocuk gördükten sonra, Bakanlar Kurulu''nda bunu, ''Herhalde 2030-2040 yılının genel müdürlerini istikbaldeki görevlerine hazırlıyorsunuz'' diye gündeme getirmiştim. Tabii bu eleştiriler genelde destek görüyor. ama uygulamada değişen birşey olmuyor. Kamran İnan için, Anadolu yollarında hâlâ merkebin "krallığı" sürerken Mercedesler''in cirit atıyor olması, savurganlığın en uç örneği... - Biliyor musunuz, Dışişleri Bakanlığı geçen yıl 55 milyon mark harcayarak büyükelçiler için 70 tane Mercedes 500, 70 tane de Mercedes jeep satın aldı. Dünyada yalnızca Türkiye''nin büyükelçileri Mercedes 500''le gezer. Kamran Bey, ilginç örneklerle sürdürüyor konuşmasını: - Yurtdışında Türkiye kadar geniş müşavir ordusu bulunduran bir başka ülke yok. Türk devleti yurt dışında 7500 kişiye yılda 300 milyon dolar ödüyor. Ama bunların %60''ı hiç bir hizmet gereği olmadan giden insanlardır. Bugün Cenevre''de 8-10 tane müşavir var. Paris''te yalnızca Hazine ve Dış Ticaret''in 11 müşaviri var. Bu insanların her birinin maaşları 9-10 bin dolardır. Bunlar yetmez, yurt dışında sürekli yeni temsilcilikler açılır. Sözgelimi Sanghay''da Türk yok, Türkiye''ye gelmek isteyen Çinli yok; ama Başkonsolosluk açılır. Bugün ABD bütçesi 1 trilyon dolar civarındadır. Ve ABD 12 milyon dolar tasarruf edebilmek için İzmir Başkonsolosluğu da dahil, 19 dış temsilciliğini kapattı. Kanada hükümeti, İsviçre Büyükelçiliğini, Zürih Başkonsolosluğunu ve birçok yeri kapattı. Fert başına milli geliri ABD ve Kanada''nın yirmide biri olan fakir Türkiye ise hovardalıkta 20 adım ileride bulunuyor.

(Kamran İnan, Milliyet, 7 Ağustos 1996)

ALTINI ÇİZİYORUM Hiç hayal kırıklığına uğramamış olanlar, hiç umut beslememiş olanlardır. (Bernard Shaw)

TÜRK''ÜN BİRİ BİR GÜN...

Yatağındaki tahtakurusunu öldürmek için yaptığı ilaçlamadan sonra uykuya dalınca zehirlendi. (Bodrum, Yalıkavak)

VAY HAYVAN VAY!

Leoparlar birbirleriyle haberleşmek için koku bırakır. Hemcinsleri bu kokunun ne zaman ve kim tarafından bırakıldığını anlar.

SAHİBİ BELLİ SÖZLER "Şaşırtıcı bir buluş ama kim, niye kullansın ki?"