Türkiye Güzellik Yarışması''na da katılmış bir voleybolcu kızımız... Bir gün, uçakta tanıştığı bir mankene aşık oldu. Yolculuğun sonunda, onları uçaktan havalimanına getiren otobüste birbirlerine telefon numaralarını ve mail adreslerini verdiler. Güzel voleybolcu kız, günlerce genç mankene yazacağı ilk elektronik mektubu düşündü. Kitaplardan ve şiirlerden yardım aradı.
Çeşitli notlar aldı, onları alt alta getirmek için birbirlerine bağlamaya uğraştı. Sonra bütün bu çalışmaları yapay buldu ve içinden gelenleri yazmaya karar verdi: "Merhaba, Anladım ki, sevgi üstüne yazılmış her söz eksiktir. Ve, insanın kalbinde kopan fırtınaya yine ancak kendisi tercüman olabilir. ........" Gerçekten uzun, duygusal ve mükemmel bir mektup yazdı mutluluk kapısının eşiğinde onu içeri buyur eden yeni arkadaşına... El ele, kol kola günleri böyle başladı. Günlük hayattan, gerçeklerden, dünyadan uzak yaşanan mutlu günler bir süre devam etti. Taa ki... Taa ki, genç ve güzel voleybolcu kız, bir başka erkekten bir mail alıncaya kadar... Gelen satırları okudukça vücudunda şaşkınlık, pişmanlık ve hayal kırıklığından doğan bir ısınma hissetti.
Gözlerine yaş doldu:
"Merhaba, Anladım ki, sevgi üstüne yazılmış her söz eksiktir. Ve, insanın kalbinden kopan fırtınaya yine ancak kendisi tercü......"
Kendi yazdığı bu mektubun "trafiğini" düşündükçe üzüntüsü arttı. Demek ki sevgilisi onun mektubunu bir başka bayana, o bayan bir başka erkeğe, bir başka erkek şimdi kendisine... O gün bitirdi ilişkisini...

