F.Bahçe yılladır özlemini çektiği kupaya bir defa daha iyice yaklaşırken, 2-0 kazandığı ilk maçın rövanşında ciddi şekilde terleyerek paçayı kurtardı.
2-0'lık skor küme düşmeme çabası gösteren bir takım karşısında ne kadar avantaj olursa olsun, duble yapma peşinde olan pahalı bir firma böyle bir rövanşta bir-iki organize atak yapabilmeli bir-iki pozisyona girebilmeli. Ama kenarları hiç çalışmayan bir takımın bir de ön liberoyla santrfor arkası oyuncunun arasındaki pozisyonda bulunan Emre'nin sanki frenlenmiş gibi yerinde durması da anlaşılmaz bir tutum idi. Yani F.Bahçe, tabii ki 5 gün sonra oynayacağı hayati derbiyi de düşünmekte haklıydı ama en azından yüreği ağzında oynamak ve taraftarına o havada bir maç seyrettirmek de hakkı değildi hiç kuşkusuz.
5'li bir orta saha ile yani F.Bahçe'nin ilacı bir kurguyla rakibini bloke edip öne de zaman zaman iyi çıkan Manisaspor en sondaki adamı futbolu hiç bilmeyen Isaac sebebiyle de yaptığı atakların büyük bir bölümünde bu oyuncusu tarafından marke edildi. Oyunda yine durarak oynayan hiçbir katkı yapmadan sahada duran Alex, dün akşamki gibi bir gol atıyorsa bu ligin marka değerinin ne olduğunu bilebilmek de pek mümkün değildir.
Savunmasında iki temel direğinden yoksun kalan F.Bahçe işte bu Isaac fukaralığı sayesinde ancak arkadan kopup gelen oyunculara pozisyon imkanı vererek işi idare etti.
Maçların hakemlerini yazımın içine almayı pek sevmememe rağmen Aytekin Durmaz'ın maçın bandını yeniden izlemesini tavsiye ederim. Verdiği-vermediği faulleri kitabı açarak yeniden öğrenme yoluna gitmelidir.

