Şampiyonlar Ligi''nin ikinci tur takımı F.Bahçe, Ankara''da Aurelio-Selçuk libero timine yakın oynayıp, iyi basan ve de orada yaptığı arıza ile Alex''i oyundan düşüren bir G.Birliği buldu. Savunmada da F.Bahçe''nin ileri kenar adamları topa uzak kaldıklarından hayli rahat eden G.Birliği, aynı doğrularını ileri ucundaki çok etkisiz iki oyuncusu yüzünden daha rahatsız edici bir skora taşıyamadı.
F.Bahçe''de savunma kenarları özellikle Roberto Carlos, her zamankinin ötesinde tutuk ve tedirgindi. Savunmanın ortasındaki Lugano ve Edu ikilisi ise kart cezasına yakalanmaktan mı korkuyorlardı, yoksa tam anlamıyla fasa-fiso olan G.Birliği ileri ucunun ortasındaki iki elemandan mı? Bunu oyun içinde çözemedik ama her iki oyuncu da sarı kart cezasına yakalandılar.
F.Bahçe''nin orta alanla ileri ucu, savunmasıyla orta alanı bağlantısız kalınca eski alışkanlık arkadan uzun toplar kullanılmaya başlandı. Bu da G.Birliği''nin fukara kadrosuyla planladığı oyunun tıkır tıkır işlemesine yardımcı oldu. Uzun toplar Semih''i de etkisiz bıraktı diyebiliriz. Ama aynı Semih, önce müthiş bir sol vuruşla, sonra da İlhan Cavcav''ın Kahe''sinin ofsaytı bozduğu pozisyonda üç puanı getiren kafayı koyuverdi. F.Bahçe için bu maçın zor geçeceği, rakibin nasıl bir oyun planlayacağını tahmin edildiğinde bilinmeyecek bir sıkıntı değildi. Zico, işlemeyen çarkın kenarlarını Ali ve Vederson''la ancak 60. dakikada hareketlendirirken, Roberto Carlos''u oyunda tutarak sonuca yansıyacak değişikliklerde eksik kaldı.
Yazıyı şöyle bağlayalım... Kezman''ı Manisa''da oyundan atan hakem Bünyamin Gezer, Ankara''daki meskeninde şöyle lokumla bir ziyaret edilse miydi desem.
Sakın ola ki, bu galibiyet Semih''ten başka F.Bahçe''de her hangi bir teknik heyet veya futbolcunun hanesine yazılmasın.
BENİM YILDIZIM Hiç tartışmasız topluca rakibi tarafından arızaya uğratılmış, F.Bahçe''de ayakta kalan tek isim olmanın yanı sıra, iki de şık gol atan ve de bu takıma ancak son 10 dakika oyuncusu şeklinde yakıştırılan Semih idi...

