“Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur. Bunlar beş yüz kişidir. Kırkı Ebdâl’dir..."
Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezî hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Ammâr, Übeyy, İbn-i Mes'ûd, Habbâb, Ebû Hureyre ve başka sahâbîlerden (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır:
Abdullah bin Ömer’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), “Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur. Bunlar beş yüz kişidir. Kırkı Ebdâl’dir. Bunlar her memlekette bulunurlar” buyurdu. Eshâb-ı kirâm “Yâ Resûlallah! Bize onların amellerini bildirin” dediklerinde, Resûlullah “Onlar kendilerine zulmedenleri affederler. Kendilerine kötülük yapanlara iyilik ederler. Allahü teâlânın kendilerine verdiği şeylerle başkalarına yardım ederler” buyurdu. Abdullah bin Ömer bu hadîs-i şerîfi açıklarken buyurdu ki: “Kur’ân-ı kerîmde Allahü teâlâ bu husûsu meâlen şöyle beyân buyurmaktadır: (O takvâ sahibleri) varlıkta da yoklukta da infâk edenler, öfkelerini yutanlar, (zarar gördükleri kimselere karşı muktedir oldukları hâlde intikama kalkışmayanlar), insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân-134)
Ömer bin Sa’d’ın (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte; “Ben şu Müslümana hayret ederim: Ona bir musibet geldiğinde sabreder, hayır gelirse Allaha hamd eder ve şükreder. Muhakkak bu Müslümana her şeyde mükâfat verilir. Hattâ ağzına kaldırdığı lokma için dahi.”
Ebû Talha’nın (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte; “Köpek ve canlı resim bulunan eve melekler girmez” buyuruldu.
Ebü’l Melîh el-Hüzelî babasından, o da Peygamber Efendimizden rivâyet ediyor: “Temiz olmayarak kılınan namazı ve cimrice verilen sadakayı Allahü teâlâ kabûl etmez.”
“Sizden biri, kendi nefsi için istediğini, Müslüman kardeşi için de istemezse, îmân etmiş olmaz.”
Resûlullah Efendimiz bir hadîs-i şerîfte buyurdu ki: “Rize her nimet verene, iyilik edene mükâfatını verdik. Fakat, Ebû Bekir’in iyiliğinin, ikramının karşılığını veremedik. O’na, Hak teâlâ hazretleri, kıyâmette ikramda bulunacak, mükâfatını verecektir. Bana Ebû Bekir’in malının verdiği fayda gibi hiç kimsenin malının faydası olmadı. Dost edinseydim, Ebû Bekir’i edinirdim. Fakat ben, Hak teâlânın dostuyum.”

