Kaydet
a- | +A

"İblisin en mühim işi talebe ile hoca arasında soğukluk meydana getirmektir!"

Mevlânâ Abdülmecîd Şirvânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Azerbaycan’da Şirvan'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra tasavvufa meyletti. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin derslerinde kemâle eren Abdülmecîd Şirvânî hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. Sonra Tokat'a giderek talebe yetiştirmeye başladı. 1564 (H. 972)’de orada vefât etti. Talebelerine âhirette pişmân olmamaları ve istenmeyen durumlarla karşılaşmamaları için devamlı nasîhatlerde bulunurdu. Bu hususta şöyle buyururdu:

"Maksada ulaşmak ve kurtuluşa erişmek iki şekilde olur. Birisi Cennet'te, Cennet'in yüksek derecelerine kavuşmaktır. Bu, seçilmiş kimselerin hâlidir. Diğeri ise, zamansız ve mekânsız, nasıl olacağı bilinmeyen bir şekilde Allahü teâlânın cemâl-i ilâhîsini görmektir. Bunu elde edebilmek için şu dört sebep vardır: 1) İmân. 2) Takvâ. Mürşid-i kâmilin yetişmiş ve yetiştirebilen rehberin işâreti ile nefsle mücâdele yapılarak ahlâk güzelleştirilir. Günahlardan tamâmen sakınılır. Allahü teâlâdan başka her şeyden tamâmen yüz çevrilir. 3) Allahü teâlâya kavuşmak için vesîle aramaktır... Birinci vesîle; Mürşid-i kâmilin terbiyesinde olmaktır. İkinci vesîle; hoca, talebesini Resûlullah Efendimize ulaştırıp, irtibâtını temin etmesidir. Bu iki vesîle ile, îmânın ve takvânın kemâline erilir. İslâmın bütün emir ve yasaklarına ve tasavvuf yolunun bütün âdâblarına uyulur. Böylece talebede mârifetullah, muhabbet, sevgi hâsıl olur. 4) Allah yolunda cihâd."

Yine buyurmuşlardır ki: "İblisin en mühim işi talebe ile hoca arasında soğukluk meydana getirmektir. Böylece talebe, dünyâda ve âhirette hüsrana uğrayarak bedbaht olur. Bu durumda sâdık talebenin ilacı sevgi ile hocasına bağlılığını yenileyip, aradaki soğukluğu gidermek ve ona tam teslim olmaktır. Böylece şeytanın vesvesesini yıkmak, dünyâ ve âhiret saadetine kavuşmak nasip olur."

"Müşfik ve şefkatli rehber yâni mürşid talebesini alçak dünyâ için kızıp azarlamaz. Onların azarlamaları dünyâ için değildir. Zîrâ dünyânın onların yanında sivrisinek kanadı kadar kıymeti yoktur. Onlar talebede gördükleri bozuk ve uygun olmayan hâllere kızarlar. Kısaca kızmaları, dînin emirlerine uymakta ve tasavvuf yolundaki edeplerde olan kusurları sebebiyledir."

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...