Kaydet
|

İhtiyar bir kadın, elinde boş bir ibrikle, güç belâ su taşıyordu. Kutb-i Rabbânî hazretleri ona dua etti...

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.
Bir gün Kutb-i Rabbânî hazretleri oturuyordu. Bu sırada ihtiyar bir kadın, elinde boş bir ibrikle, güç belâ su taşımaya gidiyordu. Kutb-i Rabbânî kıymetli bakışlarını ona çevirdi ve hâline acıdı; "Anacığım, sana yetecek kadar suyu taşıyacak kimsen yok mu?" buyurdu. "Efendim, bir kimsem olsaydı, yâhut ücretle su taşıtacak kadar param olsaydı, bu sıkıntıyı hiç çeker miydim?" dedi. Kutb-i Rabbânî, hemen kalktı, ibriği elinden aldı, kuyunun başına gidip, doldurdu. Omuzuna alıp, kadının evine götürdü ve; "Yâ Rabbî, bu suya bereket ihsân et!" diye duâ etti. O günden sonra, ihtiyar kadın bu sudan ne kadar harcadıysa, hiç eksilmedi...
Bir zaman doğu tarafına sefere çıkmıştı. Bir gün bir yere geldi. Gördü ki, o köyün halkı, mallarını toplamış, kaçmak üzereler. Halkın ne için kaçtığını sordu. Onlardan biri; "Sultan çok vergi istiyor. Biz de veremiyoruz. Başka çâremiz kalmadı. Köyü terk edeceğiz" deyince; "Reisinizi bana çağırın" buyurdu. Gidip reisi çağırdılar. Reis geldi. "Ey reis, eğer şu kadar altın bulunur, sultânın istediğini verdikten sonra, sizin için de bir miktâr kalırsa burada kalır mısınız?" buyurdu. Reisleri; "Bu iş, bizim için imkânsız, lâkin Allah dostlarının teveccühüyle çok kolaydır" dedi. Bunun üzerine Kutb-i Rabbânî; "Önce köyü bana sat, benim olsun, sen rahat et" buyurdu. O bunu canına minnet bilip kabûl etti. Sonra; "Köyünüzde ne kadar âlet varsa, toplayın" buyurdu. Hemen toplandı. "Bunların hepsini, içine tezek konmuş tandıra atın ve tandırı yakın" buyurdu. Öyle yaptılar. "Şimdi gidin, sabahleyin gelin bunları alın" buyurdu. Kendisi uyudu. Gecenin yarısı geçince ve insanlar uykuya dalınca, oradan kalktı ve memleketine döndü. Sabah olunca, köylüler tandırın yanına geldiler. Atılan her âleti, saf altın olarak buldular ve bozdurarak vergi borçlarını ödeyip râhata kavuştular. Öyle ki, çocukları bile zengin olup, o günden sonra sıkıntı çekmedi...

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.