Kaydet
a- | +A

İnsanlar şartlarını düzeltmeye heveslidir. Daha iyi imkânlarda yaşamak için çok para kazanma isteğindedir. Tek amacı zenginlik olan biri bile buna ulaşmak için kendinden taviz vermeye hazırlıklı olmalıdır. Her isteğin bir bedeli vardır.

İçinde bulunduğunuz ortam ne kadar kötü olursa olsun, düşüncelerinizle, hayalinizle, idealinizle olumlu duruma dönüştürebilirsiniz. Bir kitapta okumuştum hatırladığım kadarıyla Vietnam savaşında bir Amerikan subayı esir alınmış. Gün yüzü görmeyen bir kulübede günlerini geçiriyormuş. Artık gün kavramı da kalmayınca psikolojisi bozulmaya başlamış. Kendisini Amerika’da iken amatör olarak oynadığı beyzbola vermiş. Hayalinde hep bu oyunu oynamış. Nasıl daha iyi oynanır, en zor vuruşlar, hareketler nasıl yapılır diye günlerce hep düşüncesinde oynamış. Sonrasında serbest bırakılmış ülkesine dönmüş. Beyzbol oynadığında o zor vuruş ve hareketleri yapmaya başlayınca arkadaşları şaşırmış “sen bu oyunu nerede oynadın da bu zor vuruşları yaptın, sen esir değil miydin?” diyenlere düşüncelerini anlatmış, epey şaşırmışlar. Hem o ortamın kötü durumunu hissetmemiş hem de beyzbolu başarılı şekilde oynamayı başarabilen duruma gelmiş. Şartlara göre değil kendi düşünce biçimine göre olaylara bakış açısıyla yaklaşabilmek yüksek bilinçle olabilmektedir.

Günümüzde insanlar doğruyu aramak için büyük uğraş mı veriyorlar, yoksa “idealleri, hedefleri, makam, para için her yol mubahtır” diyen bir zihniyete mi sahipler? Nefsine sahip olamayan kişinin doğruyu aramak gibi bir derdi olamaz. Öncelikle nefis terbiyesi gereklidir. Her isteğin bir bedeli vardır.

Nurettin Bozan-Eskişehir

ŞİİR

Ben

Ne ben bir suyum ne de sen bir yol...

Akamam ki bulayım seni;

Akarsam da kaybolurum, seni isterim.

Yoluma çıkar bir oluksuz taş;

Su değilim delip geçebileyim.

Su olsam da korkar, beklerim;

Kaçamayacak kadar korkarım

O benim.

Talha Yaşar

Gerek kalmadı

Düşünmene gerek yok diyor ekran,

Beni izle seyret dönsün bu devran,

Aklımız başlara gelene değin,

İnşallah geçip gitmez bu kervan...

Şimdi duygular mı hepsi emoji,

“Nedir bu?”, dersen “bu teknoloji”

Mesajlar içerir sade konsonant,

Keyifsizin adı, bozuk psikoloji.

Selamın yerine yazarlar “slm”,

“Evet”e iki harf çok bile, yeter...

“Ok” derler veya kısaca "tmm",

Bu dil iflah olur mu, sanmam...

Serpil Gerger

DUYGU DAMLASI

Temaşa notları: “Nergislerin bile boynu bükük. Güzellikleri ile mağrur değiller. Onca asilliklerine rağmen tevazu elbisesini giymişler. Onların o nazenin hâlleri insanın ruhunda bir tefekkür penceresi açıyor. Sessizce birçok nasihat mırıldanıyor kulağıma:

"Kendindeki güzelliklerle övünme, onlar sana ait değil.", "Büyüklenmek insana yakışan bir hareket değil.", "Güzelliğin Hak'tan ona boyun bük.", "Âleme ibret nazarıyla bak.", "Övünme, topraktan gelip toprağa gidecek bir insanın övünmesi neye yarar?.." diyerek türlü nasihatlerle benim kalbime kokulu tohumlarından ekiyor. Onu duyabildiğime çokça şükrederek ruhumda açtığı tefekkür pencerelerini seyre dalıyorum. Kendi kendime diyorum ki:

"Ey insan sen dünyada boynu bükük bir garip ol. Sende mi güzellik yansımalarını ancak değer bilen gözler fark eder. Onlar da güzelliğin senden olmadığını bilenlerdir." Amine Kübra Salar

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

ÖNE ÇIKANLAR