Ekonomimizin kalbi mesabesindeki TÜPRAŞ''ın İzmit rafinerisindeki yangın, yabancı ekiplerin ve uçakların marifetiyle, inşallah ve maşallah kontrole alındı. Hasar 1 milyar dolar. Ve yangının çevresindeki yıkıntılara günlerce kurtarma yasağı konduğu için, pek çok kişi öldü. Bu faciayı depremin sırtına yükleyip sıyrılmak, kimsenin haddi değildir. Sorumluların mutlaka yakalarına yapışılacaktır.
İl ve ilçelerimizin, başlarındaki yöneticiler dahil, olağanüstü haller için teşkilâtlanmadıkları, hattâ böyle bir nosyona sahip bulunmadıkları ortaya çıktı (istisnaların hakkı mahfuzdur). Gelecekte yöneticilerimizi, bu şartlara göre de yetiştirmeliyiz. Ama bu husus geniş ölçüde karakter meselesidir.
Buna mukabil, Atatürk''ün ve demokrasi liderlerimizin o derecede güvendikleri halkımız, gerçek bir milletin mensupları olduğunu gösterdi. Ama irtibat ve dağıtımda aksaklıklar oldu. Bu da, fertleri aşar. Yardımları teslim alıp dağıtacak görevliler, ortadan silinmişlerdi.
Dışarıdan gelen yardım ekiplerini pasaportta, gümrükte, araca yerleştirmekte, yiyeceklerini sağlamakta beceriksizliğimiz, kayda değer. Kırtasiyeye gömülmüş, köhne bir mekanizma var. Uçaktan inenlerin pasaportuna bile bakmadan, bir dakika önce gidecekleri yere ulaştırabilen, bu arada onların yemek yiyeceklerini unutmayan, bu hususlarda emir verebilecek, şahsî inisiyatif sahibi bir âmir çıkmadı. Bizde formalite, daima insana, hatta insan hayatına takaddüm etmiştir.
Bu eleştirileri yapacağız. Bizim görevimiz budur. Vatandaş, bunları yazmamızı istiyor. Kimsenin alınmasına lüzum yoktur.
Bu arada geçtiğimiz perşembe günü Ankara''da, edebiyatımızın en seçkin isimlerinden Mehmet Çınarlı, 74 yaşında vefât etti. Yüksek tirajlı gazetelerimizde adından bile bahsedilmedi. Acaba niçin?

