Bir Türk, dünyada trafik düzenlemesini değiştirdi. Üstelik bu kişi, erkek bir şarkıcı. Bu gurbetçi sanatçı daha sonra Türkiye’ye de sıkça gelip, burada da şöhret oldu.
Herkes onu bekâr olarak bildi. Oysa karmaşık bir hikâyesi vardı.
*****
Gurbette doğmuştu. Bir Türk düğününde gördüğü esmer güzeli bir kıza “abayı yaktığında” yirmi yaşına henüz basmıştı.
Aşk ateşine yakalanmak her erkek gibi onu da “zayıf düşürmüştü.”
Neler yapmamıştı ki aşkı için!.. İnternetten çiçekler göndermekten, ülkenin “fonotel” servisindeki memureler vasıtasıyla sesli telefon mesajlarına kadar her yolu deniyordu sevgi sözcükleri için...
Bir buçuk yılın sonunda hedefine ulaştı; aşkıyla evlendi bir gün...
*****
Evliliklerinin ikinci yılında esmer güzeli Türk kızın mutluluk kulesi, posta kutusundan aldığı bir zarfla yıkılıverdi.
Gelen zarf sıradan bir trafik cezası tebligatıydı. Ama ceza belgesine iliştirilen fotoğraf kötü bir sürpriz olmuştu.
Gurbetçi sanatçımız kırmızı ışıkta geçince, trafik kamerası tarafından fotoğrafı çekilmişti; yanındaki sarışın güzelle birlikte...
Gurbetçi şarkıcı trafik cezasını küçük bir parayla, çapkınlık cezasını ise evliliğiyle ödemişti.
Boşandılar.
*****
Sanatçımız tamamen Türkiye’ye yerleşmeden hemen önce, kendi boşanma mahkemesi bittikten sonra, ülkenin trafik müdürlüğünü mahkemeye verdi. Eşini kaybetti ama bu davayı kazanarak yüklü bir tazminat aldı.
O günden sonra o ülkede trafik suçu için fotoğraf çekildiğinde, şoförün yanındaki kim olursa olsun, üstü kapatılıyordu. Bu uygulama daha sonra ülkemiz dâhil, birçok memlekette uygulanmaya başladı.

