Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Ankara, Çift Başlı Kartal ve 2071…
0:00 0:00
1x
a- | +A

14 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin 25. kuruluş yıl dönümünde millete ve dünyaya önemli mesajlar verdi.

Ancak o mesajların içinde, benim için çok daha derin anlam taşıyan bir simge vardı: Ankara semalarında yansıtılan 1071-2071 ve Çift Başlı Selçuklu Kartalı...

Bana göre bu, yalnızca bir görsel şov değildi. Derinlerinde, Türkiye’nin önümüzdeki dönemine ilişkin yeni bir siyasetin ve yeni bir rotanın kodlarını taşıyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “50 yıllık geleceğimizi planladık” sözleriyle bu görüntüyü yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan tablo, uzun zamandır yazılarımda ve analizlerimde anlatmaya çalıştığım pek çok gelişmenin aslında nasıl bir bütünün parçaları olduğunu gösteriyor.

Teker teker anlatmak gerekirse…

Türkiye, Selçuklu rotası üzerinden yeni bir siyaset mottosu belirliyor.

Geldiği kaynak ile gitmek istediği 'Kızılelma’nın sentezini politikalarının merkezine oturttuğunu âdeta haykırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadın rotasının yeniden canlandırılması için yeni bir fırsat doğduğuna işaret ediyor.

AK Parti yönetimi de kuruluş yıl dönümünde hazırladığı tanıtım stratejisiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vermek istediği mesajı doğru analiz etti ve bunun halka aktarımını son derece güçlü görsel çözümlerle başardı.

Partinin tanıtım ve medya çalışması gerçekten şahane oldu. Zira Cumhurbaşkanı’nın yapmak istedikleri doğru analiz edildi; verilmek istenen mesaj, kamuoyuna mükemmel bir şekilde aktarıldı.

Şimdi burada örneklerle devam edelim…

Bir tarafta Mekke Savunma Anlaşması ve bunun genişletilerek bir ittifak vizyonuna dönüştürülmesi…

Diğer tarafta Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında ilham kaynağımız olan yeni ufuklar…

Ekonomik ve kültürel kodlarımız üzerinden yeni bir rota belirleme meselesi…

Başka bir tarafta Akdeniz havzası ve denizler üzerinde kurulmak istenen hâkimiyet…

Ve Afrika’ya uzanan stratejiler…

Bütün bunlar; ekonomik, askerî, siyasi ve kültürel boyutları olan çok katmanlı bir stratejinin parçaları olarak karşımıza çıkıyor.

Meselenin özetine baktığımızda ise İspanya ve İtalya ile başlatılan ilişkiler ağını görüyoruz. Bu ağın zaman içerisinde genişlemesi ve yeni bir güvenlik ve savunma hattına dönüşmesi ihtimali de dikkat çekiyor...

Bütün bunları analiz ederken, İsrail’in İslam coğrafyası, deniz yolları ve ticaret rotaları üzerinde kurmak istediği tuzak senaryolarını da göz ardı etmiyoruz.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın şu açıklamasına dikkat edelim:

“ABD, İsrail’e Gazze konusunda baskı yapmazsa Türkiye, Katar ve Mısır radikal adımlar atabilir.”

Radikal adımların ne anlama gelebileceğini aşağı yukarı herkes anladı.

Suriye-Irak hattına iyi bakın. Türkiye ne yapmaya çalışıyor?

Ve AK Parti’nin görsellerindeki 'Çift Başlı Kartal’ı bu sorunun yanı başına koyalım.

Meseleyi bir satranç oyunu gibi düşünelim. Taşların bugünkü ve gelecekteki hareketlerini, Ankara’dan verilen bu sembolik mesajla birlikte değerlendirelim.

İşte o zaman ilerlemek ve büyük resmi görmek çok daha kolaylaşıyor.

İslam coğrafyasının bir uyanış hikâyesine mi tanıklık ediyoruz?

İsrail’in herkesi bezdiren ve çeşitli operasyonlarıyla ülke ve devletlerin içerisine yönelik uzun yıllardan beri yürüttüğü oyunları, Gazze olayları yaşanmasaydı bu kadar açıklıkla herkes dillendirebilir miydi?

Türkiye dışında kimden yüksek sesler çıktı?

Gazze ile birlikte İsrail’in gerçek yüzü daha görünür hâle geldi.

Herkes kendi ülkesi için endişelenmeye başladı. Herkes kendi ülkesinin içerisindeki paralel yapılara bakmaya, iş birlikçilerini daha net görmeye başladı.

Osmanlı sonrası coğrafyanın neden bir kan gölüne dönüştürüldüğünü de yeniden düşünmek gerekiyor.

Çünkü başta İngiltere olmak üzere dönemin küresel güçleri ve siyonistler açısından istikrarsız bir coğrafya her zaman gerekliydi.

Bu Amerikalılar, Ruslar, İranlılar ve Fransızlar için de zaman içerisinde geçerli bir stratejiye dönüştü.

Terör örgütleri desteklendi.

Bugün DEAŞ’ın yeniden İspanya’da ortaya çıkmasına da bu perspektiften bakmak gerekiyor.

Neden?

Çünkü İspanya, İsrail’in politikalarına karşı Avrupa’yı da etkileyen söylem ve eylemler geliştiriyor.

Şimdi Türkiye’nin Akdeniz ve havzasında önemli ittifak hatları yakalamak için neden yola çıktığını daha iyi anlıyoruz.

Ankara semalarından yansıyan Çift Başlı Kartal, bir taraftan Türkiye’nin gelecekteki 'Kızılelma’sına işaret ediyorsa, diğer taraftan jeopolitik eylemlerinin rotasını da beyan ediyor.

Yani Ankara’nın 2071 Kızıl Elma’sı; 1071’den ilham alan adalet, huzur ve refah anlayışının geleceğin siyaset sancağı olacağına dair güçlü bir işarettir.

Parçalar birleştiğinde fotoğrafın tamamını anlamak artık çok daha kolaylaşıyor.

Gazamız mübarek ola...

Sevil Nuriyeva’nın önceki yazıları…

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.