Kaydet
|

Pandemi dönemi, çalışma hayatında amansız bir imtihan oldu. İşverenlerin çoğunluğu zora düştü. Bazıları ise bu zor dönemi fırsata çevirmek istedi. Ancak unutulmamalıdır ki: “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.” İşte bu yazı, hakkını mahkemede arayan İş Kanunu’na tabi işçi statüsündeki bir akademisyenin zafer öyküsüdür. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Devletin imkânlarını kötüye kullanmak isteyenlere adalet “dur” dedi. İşi tam yaptırıp primi eksik yatırmak artık cezasız kalmayacak.

Bu karar, pandemi döneminde tam çalışmasına rağmen kısa çalışmadan faydalanmak için kurnazlık yapıp işçilerin prim günlerini bildirmeyen ya da eksik bildiren işverenlere darbe niteliğinde olurken mağdur çalışanların eksik SGK günlerini tamamlamaları için büyük bir fırsat sunmaktadır.

KISA ÇALIŞMA KILIFI TUTMADI!

Bir vakıf üniversitesinde doktor öğretim görevlisi olarak çalışan davacı, salgın döneminde evinden çevrim içi ders verdiğini, buna rağmen prim günlerinin eksik bildirildiğini ileri sürdü. Davacı pandemi döneminde hizmet akdine bağlı, tam zamanlı ve kesintisiz çalışılmış sayılmasını talep etti.

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler. Dosyadaki tartışma da tam bu sözün etrafında döndü

Üniversite yönetimi velilerden ve öğrencilerden eğitim ücretlerini tam topladı. Ekonomik olarak hiçbir kayba uğramadı. Keza üniversite yönetimi 28.12.2020 tarihinde şaşırtıcı bir duyuru yaptı. 01.01.2021 tarihinden itibaren "kısa çalışma uygulamasına" geçileceğini bildirdi. Plana göre maaşın %70-80’ini devlet (Kısa Çalışma Ödeneği ile) ödeyecekti. Kalan %20-30’luk kısmı ise üniversite tamamlayacaktı. Masabaşı hesap yapılmıştı. Ancak hesaba uymayan gerçekler vardı.

KANUNA AYKIRI OYUN: MALİYETİ DEVLETE YIKMA KURNAZLIĞI

Sözde "kısa çalışma" başladı. Öğretim görevlisi gece gündüz demeden bilgisayar başında çalıştı. Fakat SGK dökümüne baktığında gözlerine inanamadı.

Aralık 2020 döneminden itibaren sanki fiilen çalışmıyormuş gibi gösterilmişti. Tam 27 prim günü eksik bildirilmişti. Toplamda 189 günlük prim uçup gitmişti!

Oysa kanun gayet açıktı:

  • 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 46. maddesi açıktır.
  • 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu kuralları nettir.

Akademisyenler işsizlik sigortası kapsamında değildir. Akademisyenlere kısa çalışma yaptırılamaz. Kısa çalışma ödeneği verilemez.

Üniversite yönetimi ise kurnazlık yapmıştı. Tam gün fiilen çalışan personeli kısa çalışmada gösterdi. Kendi ödemesi gereken maaş yükünü devlete yıktı. Üstelik akademisyenin emeklilik hakkı olan SGK prim günlerini çaldı.

Bunun üzerine mağdur akademisyen hakkını aramak için yargıya başvurdu. Dava dilekçesinde 01.12.2020-30.06.2021 tarihleri arasında kesintisiz ve tam zamanlı çalıştığının tespitini istedi.

YEREL MAHKEME

Dava açıldıktan sonra davalı Üniversite mahkemeye cevap dilekçesi bile vermedi. Fer'i müdahil olan Sosyal Güvenlik Kurumu vekili ise savunmasında şunu söyledi: "Sadece işe giriş bildirgesi verilmesi yetmez. Sigortalılık için fiilî çalışma şarttır. Mahkeme bunu şüpheye yer bırakmadan araştırmalıdır."

İş Mahkemesi derin bir inceleme yaptı. Bilirkişi raporları alındı. Tanıklar dinlendi. Ders kayıtları ve online sistem dökümleri incelendi.

Mahkeme, akademisyenin haklı olduğuna karar verdi. Davacının 01.12.2020-30.06.2021 tarihleri arasında tam zamanlı, kesintisiz çalıştığı tescillendi. SGK’ya eksik bildirilen 189 günün hizmetine eklenmesine ve davanın kabulüne karar verildi.

İSTİNAF AŞAMASI

Yerel mahkemenin kararına karşı hem davalı üniversite hem de SGK vekili istinaf yoluna başvurdu.

  • SGK Vekilinin İtirazı: Davanın esastan reddedilmesi gerektiğini savundu.
  • Üniversite Vekilinin İtirazı: Üniversitenin harçtan muaf olduğunu, mahkemenin hatalı harç yüklediğini söyledi. Ayrıca davanın reddini talep etti.

Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı yeniden ele aldı.

  • SGK vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetti. Akademisyenin fiilen çalıştığı sabitti.
  • İşin esası yönünden yeniden hüküm kurdu: Davanın KABULÜNE! Akademisyenin 189 gün eksik bildirilen prim gününün tesciline karar verdi. Hak yerini buldu.

YARGITAY SON SÖZÜ SÖYLEDİ

Karar bu kez hem üniversite hem SGK tarafından temyiz edildi.

  • Üniversite Vekilinin Temyiz Sebepleri: Bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu savundu. Raporun seçenekli hazırlandığını, mahkemenin yanlış seçeneği seçtiğini iddia etti. Eksik bildirim olmadığını söyledi.
  • SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri: Raporun denetime elverişsiz olduğunu, kararın sadece soyut tanık beyanlarına dayandığını öne sürdü. Akademisyenin çalıştığı halde primlerinin yatmadığını bilmemesinin "hayatın olağan akışına aykırı" olduğunu iddia etti.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi dosyayı inceledi. Temyiz incelemesi sonucunda şu hususlara dikkat çekildi:

  • Tarafların iddia ve savunmaları eksiksiz incelenmiştir.
  • Belgeler ve deliller usule uygundur.
  • Hukuki nitelendirme ve ispat kuralları tam uygulanmıştır.
  • Temyiz dilekçelerindeki itirazlar kararı bozmaya yetecek nitelikte değildir.

Yargıtay, 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca İstinaf Mahkemesi kararını onadı. Karar, oy birliğiyle kesinleşti. “Mızrak çuvala sığmaz.” Hakikat bir kez daha tescillendi.

BU KARAR NEDEN ÇOK ÖNEMLİ?

Salgın döneminde "Kısa Çalışma Ödeneği" kılıfına sığınarak çalışanını gece gündüz çalıştıran, ancak SGK primlerini eksik bildiren basiretsiz işverenlerin kurduğu sinsi tuzak, Yargıtay’ın bu tarihî kararıyla tamamen çökmüştür!

"Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar; sonunda hakikatin tokadını yer!" Bu karar, sadece bir çalışanın değil; pandemide evini atölyeye, ofise çevirip eylemli olarak çalışan ama primi gasbedilen milyonlarca çalışanın SGK’sını ve dolayısıyla emekliliğini kurtaran emsal nitelikte bir meşaledir.

Hasılıkelam:

  • Hak Yenir Ama Sindirilmez: Kısa çalışma döneminde bilfiil çalışmanıza rağmen SGK prim gün sayınız eksik gösterildiyse, yalnız değilsiniz!
  • Geriye Doğru Hak Arama Yolu Açıldı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi net bir dille demiştir ki; eylemli çalışma esastır! İşverenin devleti yanıltarak maliyeti kamunun sırtına yüklemesi ve çalışanın geleceğinden çalması kabul edilemez.
  • Geçmişe Mühür Vurulamaz: Eksik bildirilen her bir gününüzü, bu emsal kararı meşale kılıp açacağınız hizmet tespiti davalarıyla geriye dönük olarak tescil ettirebilir, emeklilik hakkınızı ve gasbedilen primlerinizi söke söke alabilirsiniz.

İsa Karakaş'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.