Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Türkmen kızı
0:00 0:00
1x
a- | +A
Türkmen kızı
Başlık ResmiTürkmen kızı

Kaan Kâmuran Vatanturan, o cumartesi günü, yirmi yıldır oturduğu Yeşilköy’de yeni açılan restorana gitti.

Otuz yaşındaki kıvırcık saçlı delikanlı, ilk defa geldiği restoranda, garsonu beklerken, elindeki romanı kaldığı yerden okumaya devam etti.

San Marino millî marşı kadar kısa bir süre sonra, çekik gözlü güzel bir kız masaya yaklaştı. Mahcup ve kaçamak bir bakışla menüyü adama uzattı:
- Buyurun.
Kaan Kâmuran ise gözlerini kıza sabitlemiş olarak:
- Teşekkür ederim, dedi.
Kız edeple ayakta dikildi, delikanlının seçimini bekledi.
Kâmuran, dudağına iliştirdiği çapkın bir tebessümle:
- Klasik olsun, dedi. İki iyi pişmiş ama yanmamış lahmacun, iki içli köfte ve soğuk bir kola.
Kız yine mümkün mertebe kısa bir bakışla:
- Lahmacun acılı mı, diye sordu.

H H H

- Lahmacun için ustaya teşekkür eder misiniz benim için? Tam istediğim gibi olmuş. Bundan sonra hep buradayım.
Delikanlı, masaya gelen cihaza kartını okuttuktan sonra, pantolon cebinden hatırı sayılır bir para çıkardı:
- Rica etsem, bunu kabul eder misiniz?
Kız net bir cevap verdi:
- Hayır.
- Peki, dedi ve ayaklandı Kâmuran.

H H H

Kaan Kâmuran Vatanturan, hemen ertesi gün, bir alışveriş merkezindeki kitabevinden aldığı kitaplarla yeme içme katına çıktı. Ve inanılmaz bir tesadüfle dünkü garson kızı tek başına yemek yerken gördü.
Heyecandan kibarlığı unutup hemen karşısındaki sandalyeye müsaadesiz çöktü.
Kız sakin sakin kumpiri kaşıklamaya devam etti.

H H H

Kız Türkmen olduğunu, ailede sürekli bebek ölümleri yaşandığı için babasının kendisine uzun yaşasın dileğiyle Duranbike ismini verdiğini, bir kız arkadaşı ile beş sene önce Türkiye’ye geldiğini anlattı.
- Kız arkadaşın ne iş yapıyor? Birlikte mi kalıyorsunuz?
- O da benim gibi garson. Başka bir yerde çalışıyor. Aynı evdeyiz, evet.
- Hangi restoran?
Duranbike gülümsedi:
- Gerek yok.
Kâmuran kızın itirazını tebessümle tekrar etti:
- Gerek yok… Hmm… A şıkkı, seni ikna etmesi için onu aracı yapacağımı düşünüyorsun. B şıkkı, artık aracıya gerek yok. Hangisi? Yoksa, böyle bir arkadaş gerçekte hiç mi yok?
Türkmen kızı elindeki kumpiri tepsiye bıraktı, ciddi bir ifade ile ilk defa delikanlının gözlerine cesaretle baktı:
- Yalanı hiç sevmem, dedi, hiç…

H H H

İkinci pazar günü randevulu buluşmuşlardı.
Florya’da denize bakan bir kafedeydiler.
Aralarındaki mesafe daha bir kapanmış gibi görünüyordu.
- Ne iş yaptığını söylemedin, dedi Duranbike.
Kâmuran güldü:
- Sormadın ki… Düzeltmenim ben. Anlaşmalı olduğum yayınevleri basılacak kitapları verir, ben de onları okuyup hatalarını düzeltirim.
- Hiç böyle bir meslek duymamıştım.
- Zaten giderek hava kaçıran balon gibi küçülüyor. Sosyal medya kitabın katili oldu. Eskiden “musahhih” denirdi. Çok prestijli bir işti.
- Duymamıştım. “Musait” mi?
- Musahhih… Prestijli dedim ama parası pek öyle değil.
- Mesleğini seviyorsan, para ikinci planda bence.

H H H

Ve dördüncü buluşmalarında bomba patladı.
- Ben aslında sana yalan söyledim dedi Kâmuran. Babam ve annem 2021 yılında 40 metrelik yelkenlileriyle dünya turuna çıktılar. Babam armatör, annem doktordu. Gece limanlara, koylara demirleyerek, dinlene dinlene yaptıkları yolculuk, üçüncü haftasında Cebelitarık’ta son buldu. Bumbanın kafaya çarpması sonucu ikisi de öldü. Babamın işlerini devraldım. Yani tahmininden epey zengin biriyim aslında.
Duranbike, adamın şaşkın bakışları arasında hemen ayağa kalktı. Çantasını, telefonunu aldı ve şöyle dedi:
- Senin gözünün önünde telefonunu siliyorum. Patronum emekli başpolis reisidir. Qanmaz bir adamdır. Bir daha bizim oralara gelmeni tavsiye etmem.
- N’oluyo ya?
Kız telefonda Kâmuran’ın ismini sildikten sonra:
- Yalanı sevmediğimi söylemiştim, dedi ve kapıya yöneldi.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.