Birleşik Amerika, 3. Binyıl''a bir barış dünyası kurarak girmek istiyor. Bu barışı kendi görüşleri istikametinde tesis etmeye çalışıyor. Çeşitli bölgelerde kuvvet dengelerini de gözetiyor. Böyle bir dengede ağırlığı bulunmayan devletlerin vay hâline...
Bu sisteme Pax Americana diyoruz. Dünya,. 19. asırda Pax Britannica''yı ve daha önceleri 16-17. asırlarda Pax Ottomana''yı yaşadığı için, İstanbul ve Londra''dan sonra Washington''ın teklif ettiği sisteme yabancı değildir.
Her iki Amerika ve Okyanusya kıt''alarında -Castro''nun ölümüne ertelenen Küba dışında- Birleşik Amerika''ya ters düşmeyen, uyumlu bir sistem yürürlüktedir. Batı ve Orta Avrupa, kendi düzenini kurmuştur ve Washington''la gönüllü veya zoraki işbirliği içindedir.
Washington, Doğu Avrupa ve Yakın Doğu''da da barış kurmak istiyor. Bosna-Hersek, Kosova, İsrail, Kuzey Irak gibi ülkeleri ele aldı. İsrail''i Filistin ve Suriye ile anlaştırıp Bağdat''taki rejimi yıkar ve Kuzey Irak''ta Kürtler''i yoluna koyarsa, eminim, Asya''nın geri kalan bölgeleri ve Afrika için de planları vardır.
Doğu Avrupa''yı ise, zamanla Rusya''yı da dahil ederek, Avrupa sistemine almak istediği açıktır. Türkiye''nin bu sistemde bulunmasının daha faydalı olduğu fikrindedir. Kıbrıs, Ege, Güneydoğu Anadolu, Kuzey Irak gibi kesimlerde Türkiye ile anlaşmak durumundadır.
Washington da, Avrupa Birliği gibi insan haklarını çok öne çıkarıyor. Buna elbette itirazımız yoktur. Fakat Birleşik Amerika ve Rusya başta, bir takım devletlerde nükleer ve biyolojik silâhlar var. Bu silâhların tam kapasite ile sadece 24 saat kullanılması durumunda, Arz üzerindeki 6 milyar insanın tamamının öleceği biliniyor. Washington''ın bu meselede de liderlik etmesi gerekiyor. Ama sanırım Moskova ve Pekin''de müzakere zemini bulamıyor.

