Kaydet
a- | +A

Dış ilişkilerimiz yoğunlaştı ve bir nebze iyileşti. Cumhurbaşkanımız, Rabat ve İskenderiye''den sonra Saraybosna''da... Vandal istilasından çıkma Bosna''nın zavallı başkentinde ne olacak? Balkanlar''a çekidüzen verilecek. Bu, hayli iddialı bir yaklaşım. Çekidüzen verilebilir mi üzerinde konuşulacak dense daha gerçekçi olur.

Balkanlar için Güneydoğu Avrupa tabiri daha sıkça kullanılmaya başlandı. Zira Türkçe Balkan kelimesi, hele Fransızca''da bu kelimeden türetilen balkaniser mastarı, 19. asırdan itibaren, pejoratif (küçültücü) değilse bile, kargaşa gösteren bir kavram manasında kullanılmıştır.

Balkanlar, Osmanlı''nın mutlak tekelinde birkaç asır huzur içinde yaşadı. Şehirleşmenin nadir olduğu, bir köylüler kıt''ası durumundaki Balkanlar''da Osmanlı, o çağ Avrupa''sının ileri ülkelerinden farksız merkezler oluşturdu. 17. asrın 3. çeyreğinde bayındırlığın ve refahın hangi çizgiye eriştiğini bugün bütün dünya, Evliya Çelebi ciltlerini kendi dillerine çevirerek okuyor, öğreniyor.

Almanya, sonra Rusya imparatorluklarının, bu büyük yarımadada Osmanlı tekelini kırmaya ve bu uğurda en büyük çaplı savaşları göze almaya başlamaları ile, Balkanlar''da huzur kalmadı. 19. yüzyılda bu durum Türkler''i, Balkanlar''dan, dolayısıyla Avrupa''dan atabilir miyiz? mani''sine (manyaklığına) dönüştü. 1913''te artık Meriç''ten sınır kesilmiş, Avrupa, çabasının sonucunu almıştı.

Bu sonuçtan hemen hiçbir Avrupa devleti memnun kalmadı. Onların kurdurdukları Balkan devletlerinin hiçbiri de, ben sınırlarımdan memnunum, komşularımla ve azınlıklarımla sorunum yok diyemedi. Bugün de diyemiyor.

Şimdiki perişanlıktan elbette Sırplar sorumludur. Ancak bu kötü tablonun oluşmasında suçu bulunmayan hiçbir belli başlı Avrupa devleti yoktur. Balkanlar''da gerçek anlamda barış, 21. asırda bile büyük gayretlerle erişilebilecek bir hedeftir.

ÖNE ÇIKANLAR