Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Memurun izin hakkındaki püf noktaları: Kanuni hakl...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Her çalışan için dinlenmek, bedenen ve zihnen yenilenmek sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda yasal bir haktır. Ancak bu hak, işçiler ve memurlar için farklı kurallara bağlanmıştır. Devlet memurlarından gelen yoğun sualler muvacehesinde, en çok merak edilen hususları ve hakların görünmeyen detaylarını sizler için kaleme aldık. Nitekim Mimar Sinan’ın dediği gibi: “Emek çekilmiş her şey, çok değerlidir.” Alın terinin ve emeğin karşılığı olan dinlenme hakkını korumak da bir o kadar kıymetlidir.

KIDEME GÖRE İZİN SÜRELERİ NELERDİR?

Devlet memurlarının yıllık izin sürelerinde kıdem esastır. Hizmet süresine göre izin günleri değişiklik gösterir:

  • 1 Yıldan 10 Yıla Kadar (10 Yıl Dâhil) Hizmeti Olanlar: Yıllık 20 gün izin hakkına sahiptir.
  • 10 Yılı Aşanlar: Yıllık izin süresi 30 güne çıkmaktadır.

Memuriyette 10 yılı doldurmak hem izin süresinin uzaması hem de diğer pek çok hakka kavuşulması bakımından kritik bir eşiktir. Ayrıca zorunlu hâllerde memurlara, gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün yol izni verilebilir.

SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN DÜŞÜLÜR MÜ?

İdareler, memurların günlük ihtiyaçlarına binaen zaman zaman saatlik izinler verebilmektedir. Kamuoyunda bu izinlerin toplanarak yıllık izinden düşülüp düşülmeyeceği merak konusudur.

Mevzuatımız tetkik edildiğinde hem iş kanununda hem de Devlet Memurları Kanununda saatlik izin düzenlemesinin yalnızca "süt izni" için geçerli olduğu görülür. Genel kural olarak tüm izinler gün hesabı üzerinden verilir. Muhtelif yargı kararları da bu doğrultudadır; dolayısıyla memura verilen saatlik izinlerin toplanarak yıllık izinden düşülmesi hukuken mümkün değildir.

İZİNLER BİRİKİR Mİ YOKSA YANAR MI?

Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda toptan veya kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada kullanılabilir. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir kural vardır: Cari (içinde bulunulan) yıl ile bir önceki yıl hariç, daha önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer.

Önemli Not: 10 yıldan fazla hizmeti olan bir memurun kullanmadığı senelik izinlerin en fazla 60 günü birikebilir. Bu sınırı aşan izin süreleri ise yanmaktadır.

ÖĞRETMENLER VE ÖZEL STATÜLÜ PERSONELİN DURUMU

Öğretmenlerin yıllık izin kullanım hakları diğer memurlardan tamamen farklıdır. Öğretmenler, yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bu sebeple, kendilerine hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında ayrıca bir yıllık izin verilmez.

Bunun yanı sıra, görevleri esnasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele (röntgen teknisyenleri vb.), her yıl yıllık izinlerine ilaveten fazladan bir aylık sağlık izni (şua izni) verilmektedir.

ASKERLİK VE KAMU HİZMETLERİ İZİN SÜRESİNİ ETKİLER Mİ?

Memuriyete başlamadan önce geçen bazı süreler, yıllık izin hakkı hesabında dikkate alınır:

  • Kamu Kurumlarındaki Hizmetler: Hangi statüde olursa olsun, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri izin hesabına dahil edilir.
  • Kazanılmış Hak Aylığındaki Süreler: Kamu dışında geçse dahi memurun kazanılmış hak aylığında değerlendirilen süreler dikkate alınır.
  • Askerlik Süresi: Memuriyete başlamadan önce yapılan askerlik hizmeti, kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alındığı için yıllık izin süresinin hesabında da değerlendirilmelidir.

İZİNDEYKEN HASTALANAN MEMURUN HAKKI ÖLÜR MÜ?

Yıllık izindeyken hastalık raporu alan memurların durumu, yönetmelik ve mütalaalar çerçevesinde net kurallara bağlanmıştır:

  • Rapor, İzin Bitmeden Sona Ererse: Memur kalan yıllık iznini kullanmaya devam eder.
  • Rapor, Kalan İzin Süresinden Fazla Olursa: Hastalık izninin bitimini müteakiben memurun görevine başlaması zorunludur.
  • Rapor ile İzin Aynı Gün Biterse: Memur, izinlerin bittiği tarihte görevine başlar.

Hastalık izinleri sebebiyle zamanında kullanılamayan yıllık izinler, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi hükmüne göre idare tarafından daha sonra kullandırılır.

HASILIKELAM: Dinlenme hakkı, çalışanın emeğini koruyan ve verimliliğini artıran kutsal bir haktır. Kanunun memura tanıdığı bu hakların bilinmesi hem hak kayıplarını önler hem de çalışma hayatında adaleti tesis eder. Unutulmamalıdır ki; mevzuata vâkıf olmak, emeğe ve hakka sahip çıkmanın ilk şartıdır. İzninizi zamanında ve usulüne uygun kullanmak hem ruhunuza hem de mesleki geleceğinize yatırımdır.

İsa Karakaş'ın önceki yazıları...