Kaydet
a- | +A

Cumhurbaşkanımız sayın Süleyman Demirel, bugün Bosna-Hersek''tedir. Üç buçuk yıl önce, 1996 Haziranında gene Demirel''le birlikte bu ülkede idik. Saraybosna''yı ve Mostar''ı gördük.

Dört yıla yakın süren korkunç savaş sona ermişti. Avrupa''nın en görkemli mimari şaheserlerinden olan Mostar Köprüsü topçu ateşiyle yok edilmişti. Sebep, Adriyatik''e çok yakın bir beldede ihtişamla yükselen abidenin Türk eseri olması idi.

Pek çok kitabımda belirttiğim gibi Avrupalılar, yabancı kültürlerle eşit şartlarda iç içe yaşamakta çok beceriksiz ve yeteneksizdirler. Telaşa kapılınca soykırıma baş vururlar. Bütün imparatorluklar içinde, çeşitli kültürleri o çağın insan şartlarına riayet ederek birarada yaşatabilen en başarılısı, bizim Osmanlı Türk devletimizdir.

İnsan haklarını Osmanlı''nın Avrupa''ya öğretmesi gerekirdi. Zira en iyi o uygulamıştı. Ancak, bu dersi verebileceği 19. yüzyılda siyasi üstünlüğünü kaybetmişti. O zamandan günümüze şimdi biz Avrupalılar''dan insan haklarını öğreniyoruz.

Bosna-Hersek, Balkanlar''ın Kuzey-batısıdır, Orta Avrupa''ya doğru uzantısıdır. Savaştan sonraki statüye göre Boşnak-Hırvat federasyonu ile bir Sırp cumhuriyetinin birleşmesinden oluşan konfederasyondur. Savaşta 250.000 şehit veren Müslümanlar, hâlâ devletin 4 buçuk milyon nüfusunun yarıya yakınıdır.

Savaşta 700 Osmanlı Türk yapısı, temellerine dinamit ve mayın konarak yok edildi. 1.000 kadarı, kullanılamaz derecede top ateşi yedi. Saraybosna milli kütüphanesindeki 3 milyon kitap yakıldı. Bazıları yeryüzünde tek nüsha 6.000 Osmanlı yazma kitabı ile Osmanlı arşivi imha edildi. Bu barbarlık, Avrupa tarihinin en dramatik örnekleri arasında hiç unutulmayacaktır.

Sayın Süleyman Demirel, Adriyatik''ten Moğolistan''a koşarak, Türk dünyasının parçaları arasında bıkıp usanmadan irtibat sağlamaya çalışıyor. Bu muazzam coğrafyada barışı korumak, kan dökülmesini önlemek için Türk ağırlığını başarıyla temsil ediyor.

ÖNE ÇIKANLAR