Kaydet
a- | +A

Sayın Devlet Bahçeli, son vergi yasası ile 30 milyar doların Türkiye dışına kaçtığını söyledi. Böyle bir meblağ, hem de birkaç ay içinde, en gelişmişleri dahil dünyanın hangi ülkesinden kaçarsa, orada ekonominin gerileyeceği, krize düşeceği açıktır.

Türkiye ekonomisinin üçte birinden fazlasının kayıt dışı olduğu üzerinde de hemen hemen ittifak var. Yılda en az 100 milyar dolar eder.

Çok gelişmiş ülkelerde, mesela Birleşik Amerika''da kayıt dışı ekonomi, yüzde 10''u geçmiyor. Bizde de hedefin bu olduğu âşikârdır. Ama gelişmekte tabir edilen ülkelere has sebeplerle bunu beceremiyoruz. Özal''ın bu konunun üzerinde şiddetle gidilmemesi, zamana yayılması, aksi takdirde paranın kaçacağı fikrinde olduğunu biliyorum. Sayın Demirel ise, devletin paraya güven vermesi gerektiğini defalarca vurguladı.

Diğer bir problem tahkim mevzuundadır. Tahkim ile kapitülasyonları karıştıranlar, yani kafaları hâlâ 1920''lere göre işleyen ve 1990 dünya şartlarını beğenmedikleri için çağımıza girmeyi reddedenler, Türkiye''yi, bir zamanlar olduğu gibi, enerji sıkıntısına sokup karanlıkta bırakmayı rahatça göze alıyorlar. Belki bu suretle koalisyonu çözmeyi planlıyorlar.

Tahkim, yani milletlerarası hakeme başvurma, bizim sistemimize de yabancı sayılmaz. Ama akılları köhne ilkelere takılmış olanlara kapitülasyonları hatırlatıyor. Bu kafa bizi yerimizde saydırırken, elâlem ilerleyip güneşte yerlerini alıyor.

Vergi yasasının uygulamada ters sonuç verdiği anlaşılan maddelerinden dönüş, geç oldu. Halbuki ekonomide sorunlar, askeri sorunlar gibidir, gecikmeye tahammülü yoktur. Gecikmenin sonu zarar ve hezimettir.

Türkiye''nin devâsâ meselelerini çözümlemek için, ekonominin rahat olması gerekir. Darboğazdan çıkışın elle tutulur, gözle görülür emarelerinin belirmesi şarttır.

ÖNE ÇIKANLAR