G-7 denen dünyanın en zengin devletlerinin başkanları zaman zaman bir araya geliyorlar. Birinci derecede, zenginliklerini nasıl koruyacaklarını, nasıl artıracaklarını konuşuyorlar. Milletlerarası sorunları da ele alıyorlar ki, barış içinde servetlerini katlıyabilsinler.
Bu devletler Birleşik Amerika, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada''dır. Bir belâ çıkarıp tıkırında giden işlerine çomak sokmasın diye Rusya devlet başkanını da aralarına almışlar, böylece G-8 olmuşlardır.
Rusya''nın 7 zengin arasına girecek hâli yoktur. Ne kişi başına geliri, ne millî hâsılası, ne demokratik düzeni buna yeterli değildir. Fakat 7''lerin yanında bulunmaktan memnundur. Alabildiği kadarıyla kredi isteyebileceği en üst platformdadır.
7''lerin son sırada gelenleri yılda 1.2 trilyon dolar GSMH ile İtalya ve 600 milyar dolar ile Kanada''dır. Yılda 8 trilyon dolarla Amerika baş çekiyor. Hepsinin kişi başına geliri 20 ilâ 30 bin dolar arasındadır.
7''ler kendilerini örnek demokrasiler olarak da takdim ediyorlar. Ancak meselâ İtalya Başbakanı, gençliğindeki eylemci komünistliğinin tadı damağında kalmış bir adamcağızdır. Her isteyen anarşiste, satışı milletlerarası yasaklanmış plastik mayınlar satıp binlerce insanı elsiz ayaksız bırakıyor.
G-8, Bosna''da ve Kosova''da sorunları çözümlediği kanaatindedir. Halbuki Bosna''da insanlık rezil edilmiştir ve Kosova''nın ne olacağı meçhuldür.
G-8 şimdi Kıbrıs''a musallat olmaya karar verdi. Birleşmiş Milletler''i peşine takacaktır. Güvenlik Konseyi''nin 5 daimî üyesi rapor yazıyorlar. İngiltere, Fransa, Amerika, Rusya ve Çin''in kaleme alacakları Kıbrıs raporunun ne menem şey olacağı açıktır. Kıbrıs''ta 25 yıldır kan ve gözyaşının durması onları çok sinirlendirmiştir. 25 yıl önce Rumlar, Türkler''i nasıl kesemedi, enosis''i gerçekleştiremedi diye hâlâ kin içindedirler. Bir hır çıkarıp adada kan gövdeyi götürsün istiyorlar.
Türkiye, bu kadar zengin olan adamlara dert anlatmakta zorlanmıştır. Ancak G-8 ve arkasındaki küçük devletler, Kıbrıs''ta avuçlarını yalayacaklardır. Kan dökmek, silâh satmak isteyenler varsa, başka kapıyı çalsınlar...

