Bizim sistemimizde hakim ve savcılar memurdur (bazı demokrasilerde seçimle gelirler). Ancak ayrı bir statüde bulundukları açıktır. Zira yargının, icra ve yasamadan bağımsız olması, epey eski bir ilkedir (Osmanlı''da da öyleydi). Bu durum, yargının, seçilmiş parlamento ve seçilmiş icra ile ortaklaşa devleti yönetmesi anlamında değildir. Devleti, yetkisini hiçbir organla asla paylaşmaksızın, seçilmiş parlamento yönetir. Hiçbir kurum, bu ilkede Türkiye Büyük Millet Meclisi ile eşitlik iddia edemez. Kaldı ki, zaten yargının politikaya karışması, hem demokrasiyi ortadan kaldırır, hem yargının -yukarıda arz ettiğim- çok seçkin statüsünü çökertir.
Hakim ve savcının iyi maaş almasına dikkat edilir. İngiltere''de hakimin emrinde örtülü ödenek vardır, herhangi ihtiyaç anında bankaya gidip istediği meblağı çeker. Ama İngiltere''nin Devlet sistemi kendine mahsustur. Başka bir ülkede uygulamak mümkün değildir.
Bizde hakim ve savcıların, ayrı yasa düzenlenerek maaşlarının tanzimi, 1980''den önce de düşünüldü. O yıllarda ben de bu tez lehine yazı yazmıştım. 1970''lerin başında, Adalet Partisi''nin en seçkin politikacılarından merhum Refet Sezgin, hakim maaşları düzenlenemeyince, 1. Devlet Bakanlığı makamından istifa bile etmişti.
Millet Meclisimiz''de üye sayısı fazladır. Yargıtay ve Danıştay''da da fazla olması muhtemeldir. Ama her hâl-ü kârda bu iki organla Anayasa Mahkemesi üyelerinin, en yüksek Devlet memuru maaşı almaları tabiîdir (milletvekilleri de en yüksek Devlet memuru maaşı alırlar, basınımız yolluğu da ekleyerek yanlış bilgi veriyor). Başkanlarına, bunun da üzerinde bir rakam belirlenmesi gerekir. Ayrıca hem milletvekillerinin, hem sarı basın kartı taşıyanların faydalandıkları ufak tefek ayrıcalıklar, büyük yargı organlarının üyelerine de tanınmalıdır. Diğer hakim ve savcıların maaşları, buna göre düzenlenip mutlaka yükseltilmelidir.
Milletvekillerinin ve hakim-savcıların maaşlarını belirleyen iki ayrı yasa yapılmalı. Hemen yapılmalı. Anayasadan milletvekili ödeneği yolluğu falan çıkartılmalı. Milletvekili, memur değildir. Hakim-savcı memurdur ama, yargıya bütün dünyada ayrı statü tanınmıştır. Yargı ve hukuk sistemimiz, çok büyük reforma muhtaçtır. Bu reformlara bu zümrenin maaşlarını düzenleyen yasa ile başlamasını, koalisyona samimiyetle tavsiye ediyorum. Hâlinden -hem de haklı olarak- şikâyet eden hakim ve savcılarla adalet mümkün değildir.

