Kaydet
a- | +A

Hükûmet programı, bir restorasyon ve devlete çekidüzen verme isteğini yansıtıyor. Türkiye için bir sıçrama vaad etmiyor. Hattâ bir reformlar dizisi oluşturmuyor.

Tabiî insanımız, program ve vaadle uygulama ve gerçek arasındaki derin farkı temyiz etmekte ustalaşmıştır. Onun için, ilk aylarda nelerin yapıldığına ve daha ağırlıklı olarak nelerin yapılmadığına bakılacaktır.

Bütçeden hemen sonra çıkarılması zorunlu birkaç büyük yasa, tıkanmış ve yeni iş sahası açmakta acze düşmüş ekonomimizi hızla sağlığa kavuşturabilirse, tabiatiyle bu, reform sayılır. Dış kredi musluklarının açılması, ülkeye taze para ve yabancı sermaye girmesi lâzım. Bu arada özelleştirme başlar ve bir kısım KİT''ler devletin başından def edilebilirse, ümitli ortam ortaya çıkar.

Son yıllarda tarihimizde asla vuku bulmamış çizgilere yükselen yolsuzluklar ülkesi hâline gelen Türkiye''yi bu felâketten kurtarmak, ekonomimizin hızla düzeltilmesi derecesinde önemlidir. Demokrasiye dehşetli zarar vermiştir. Hükûmet programında bu hususun vurgulanması memnuniyet vericidir.

Politikaya para kazanmak ve zengin olmak için giren kişi, hem haysiyetsiz, hem suçludur. Bizim bildiğimiz eski politikacılar, ellerindekini satıp savarak siyaseti noktaladılar. Ancak demokrasiye vurulan darbeler, o nesli ortadan kaldırdı.

Bu iktidar, misyonunu, milletvekili onuruyla oynamaksızın ve millî iradenin tek tecelli yeri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin yüceliğine halel getirmeksizin yapmak durumundadır. Kolay iş değildir. Ancak kolay reform zaten yoktur, tarih daha yazmadı.

Türk demokrasisi, bu yolsuzluklar ve devletimizin temel ilkelerine aykırı davranan alçaklar yüzünden gecikti, zedelendi, sıkıştı. Demokrasimizi çağdaş standartlarına ulaştıramazsak, saygınlığımız azalır. En kötüsü, kendi kendimize saygımız kalmaz. Bu hususların kuvvetle ifade edilmesi gerekir. Milliyetçi hükûmet, millî iradeyi vurgulamalıdır.

ÖNE ÇIKANLAR