Kaydet
a- | +A

Düzgün işleyen müesseseler saygınlık kazanır. Düzgün insanlar gibi... Devlet, bu müesseselerin toplamıdır. Devletin itibarı, bu kuruluşlarınki ile paraleldir. İnanılırlığını kaybeden Devlet, vatandaşla karşı karşıya gelir.

Ülkemizde birçok kurumun itibarının erozyona uğradığı açıktır. Bunun iki sebebi var: Biri, mensuplarının yetersiz, yanlış, bencil, çıkarcı davranışlarıdır. Çok daha az bahsedilen ikinci sebep de pas geçilemez. Türkiye Cumhuriyeti''nde pek çok kurum, zamanla çirkin mimarili gösterişli yapılara, teknik imkânlara kavuştu. Fakat zihniyet, çağın gerilerinde kaldı. Bir vakitler hizmet vermiş ve faydalı olmuş bulunsa bile bu zihniyet, günümüzde; köhne, hantal, ortaya mevzuat çıkartarak iş yapmak alışkanlığında, mankafa bir hâle düştü. Bu kafanın en korktuğu şey, çağdaşlaştırıcı reformdur.

Silâhlı Kuvvetlerimizin saygınlığında bir sorun yoktur. Hem derin tarihten gelen sebeplerle, hem Millî Mücadele ve Atatürk faktörü dolayısıyle silâhlı kuvvetlerimizin saygınlığı, demokrasilerde görülenlerin en iyisidir. Halk, askerini sevmektedir. Politikaya karıştığı dönemlerde eleştirmekte, fakat sevgisi hiç sarsılmamaktadır.

En tehlikelisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin itibarının ve üstünlüğünün münakaşa edilmesidir. Zira Türkiye''yi yöneten, Büyük Millet Meclisi''dir. Yönetimin başka kurumlarla paylaşılması bahis konusu değildir. Böyle bir iddia, demokrasiyi, daha açık ifadeyle millî iradeyi içi boş bir lâf hâline getirir. Onun için, pek çok kurumda olduğu gibi, Meclis''te de ehliyetsiz, hattâ hırsız kişilerin zuhuru, Meclis''in manevî şahsiyetini ve üstünlüğünü münakaşa konusu yapamaz. Medyanın olur olmaz milletvekillerine dil uzatması, bunu tiraj ve reyting unsuru sanması, çok tehlikelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlarının da, meclisimizi savunmakta mahcup ve yetersiz kaldıklarını belirtmeliyim.

Saygınlığın ilk şartı, kurumların kendi sahaları içinde çalışmaları, bu sahaların şampiyonları olmalarıdır. Politikaya girmemeleridir. Heves edenlerin siyasete atılıp seçilmeleri gerekir. Bütün bir medenî dünya böyle işliyor.

ÖNE ÇIKANLAR