Kaydet
a- | +A

Kuzey Kafkasya, bir kavimler meşheridir. Bağımsız diller konuşan birçok az nüfuslu kavmin yanında, Türk ve Rus gibi büyük milliyetler, beraberce yaşarlar. Hâkim din, Sünnî Müslümanlık''tır.

Kuzey Kafkasya, Osmanlı nüfuz bölgesi iken, 19. asırla Rus istilâsı başladı. Asrın ikinci yarısında Rus imparatorluğuna katıldı. Osmanlı öncesinde de İslâm vardı. Fakat bugünki geniş İslâmlaşma, 15-18. asırlar Osmanlı eseridir.

Kuzey Kafkasya, Avrupa kıt''asının güney-doğu ucudur. Ulu Kafkas Dağları (ki masallarımıza konu olmuştur), Avrupa ile Asya kıt''alarını ayırır. Dağların kuzeyi Kuzey Kafkasya bölgesi, Avrupa kıt''asında kalır. Dağların güneyindeki Güney Kafkasya ise Asya kıt''asında. Tabiî coğrafya budur. Güney Kafkasya bugün Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan arasında paylaşılmıştır.

Kuzey Kafkasya ırkları, en şecî ve muhârib kavimler arasındadır. Şeyh Şamil''in 19. asır ortalarında, o yıllarda Fransa''dan sonraki en kudretli kara kuvveti olan Rus ordularına çeyrek asır kan kusturduğu unutulmamıştır.

Rus zulmünden kaçan milyonlarca Kuzey Kafkasyalı, bu arada Çeçenler, Türkiye''ye yerleştiler. Türkler''le geniş ölçüde karışım oldu. 18-20. asırlardaki padişahlarımızın anneleri Kafkasyalı''dır. Benim annemin babaannesi Çerkes ve anneannemin annesi Avar''dır. Bu bakımdan, o kavimlere karşı Türk sempatisi, politik bakımdan itham edilemez.

Ülkemizde Çeçen asıllılar da var. Büyük bestekârımız Tanbûrî Cemil Bey''in bir saz eseri Çeçen Kızı adını taşır. Ama Türkiye''deki Çeçenler, Türk''tür. Türk saymasak general, milletvekili falan yapmazdık. Rusya ile ilişkilerimiz hayatîdir, kesin şekilde bozamayız. Hele bizim Osmanlı İslâm anlayışımıza temelinden zıt görüş ve eylemde bir köktendinci hareketi üstelik, millî hareket olmaktan saptığı için, beğenmeyiz. Kaldı ki perde arkasında pis bir petrol oyunu da bahis konusudur. Rusya''nın; kendisine her bakımdan yabancı, Rus''tan nefret eden, ezilmiş, kitle hâlinde sürülmüş, katliâma uğramış kavimlerle meskûn Kuzey Kafkasya''da bir istikbali olduğuna inanmıyoruz. Ancak Türk dış politikası, muazzam bir sahadır. Duygu ile değil, akılla yürütülür.

ÖNE ÇIKANLAR