Öcalan davası sonbahara kaldı. O aylarda yeniden gündeme gelecek. Bu müddet içinde asılsın ve ağırlaştırılmış müebbed yatsın fikirlerinin savunucuları, bütün belâgatlerini sergileyecekler. Gözünü kırpmadan bebekleri, imamları, öğretmenleri öldürten, insan yaradılışının hiçbir hasletini taşımayan, tarihin en kanlı eşkıyasının, bütün dünyanın bu derecede alâkasını çekmesi tabiî sayılabilirdi. Eğer bu alâka tesâhub edercesine (sahip çıkarcasına) olmasa idi... Sebebi, şüphesiz Türkiye''yi meşgul ettiği, yıllarca uğraştırdığı, teröre endekslediği, yüz milyar dolar zarara soktuğu, ülkemizin demokratik ve ekonomik gelişmesini engellediği içindir. Bu tablodan çıkar umanların hiç beklemedikleri bir oluşum da gerçekleşti: Bölgesinde zaten kesin caydırıcılığı bulunan Türk Silâhlı Kuvvetleri, dünya çapında kudretli ve tecrübeli bir askerî güç derecesine yükseldi. Doğrusu Türk''ten korkanlar için garip bir tecelli oldu. Türkiye''den bu korku nedir? İlki vehme, ikincisi gerçeğe dayanan iki faktör dolayısıyladır:
1) Osmanlı''nın unutulamamasıdır. Bizim çoktan unuttuğumuz, ne menem şey olduğunu bile doğru dürüst hatırlamadığımız bir imparatorluk, komşularımızdan çepeçevre uzaklara yayılan pek çok devlet için hâlâ bir kâbustur. Biribirine hiç benzemez ülkelerde yüzlerce yıl kalıp yönetenlerin biz Türkler olduğumuzu, iddialı devletlerin o ülkeleri yarım asır yönetmeyi bile beceremediklerini, hiç unutmuyorlar. 2) Türkiye dışında, bizim nüfusumuzun iki misli Türk yaşıyor. Coğrafya bilmeyen cahillerin alay konusu yaptıkları Adriyatik''ten Çin''e kadar olan sahalarda... Türkiye''nin, bu Türk toplumlarıyla ilgilenmesinden, pek çok devletin ödü kopuyor. Birkaç Türk yurdunun Sovyetler''den ayrılıp bağımsız olması bu kuşkuyu artırdı. Sonsuza kadar Rus sömürgesi şeklinde kalacaklarını ümîd ediyorlardı. Reel-politik, her devletin, Türk politikasını, bu coğrafya gerçeğine göre ayarlamasını gerektirir. Kaldı ki, sömürge hayatından kurtulmak isteyen başka Türk ülkeleri de sıradadır. Bu bakımdan Türkiye''nin -bizim bir türlü harekete geçiremediğimiz- potansiyelinden ürkenler, Öcalan ve PKK''nın sonu geldi diye vazgeçmezler. Önümüze mutlaka yeni problemler çıkartacaklardır. Zaten devlet yönetimi, bu tür problemleri çözmek demektir...

