Türkiye GazetesiTürkiye Gazetesi
 •      

Yesarizade'nin yapılardaki sanatı ilk defa kitaplaştı ama... O eşsiz kitabelere sahip çıkamadık

Düzenleyen: / Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
Yesarizade'nin yapılardaki sanatı ilk defa kitaplaştı ama... O eşsiz kitabelere sahip çıkamadık
Osmanlı, İstanbul, Kitabe, Haber

Kültür - Sanat Haberleri  / Türkiye Gazetesi

Osmanlının en büyük hat sanatçılarından olan Yesarizade Mustafa İzzet’in İstanbul’daki kitabelerinin sayısı bile tam olarak bilinmiyordu. Oktay Türkoğlu ise yıllarca araştırdığı bu eserleri bir kitapla ortaya koydu ama üzücü manzaralarla da karşılaştı. Türkoğlu, birçok eserin az veya çok zarar gördüğünü söyledi.

MURAT ÖZTEKİN'İN RÖPORTAJI - İstanbul’un tarihî muhitlerinde yürürken eski harflerle yazılmış yüzlerce kitabenin yanından geçer gideriz. Bazıları bir çeşme ve hamam; bir kısmı ise cami, medrese, türbe gibi dinî mekânların üzerinden maziyi terennüm ederler. Acaba bu kitabeler kimler tarafından kaleme alınmışlardır ve neler anlatmaktadırlar?

İşte bu suallerin peşine düşen Oktay Türkoğlu, yıllar boyunca İstanbul’daki tarihî binaların üzerlerindeki Arapça harfli kitabeleri araştırdı. Bu eserlerin üzerinde en fazla karşılaştığı imza ise onu 19. asrın meşhur hat sanatçısı Yesarizade Mustafa İzzet Efendi’ye ulaştırdı. Ancak büyük sanatçının kaleme aldığı kitabelerin sayısı dahi bilinmiyordu. Mevzuyu araştıran Türkoğlu, sanatçının İstanbul’daki eserlerini, fotoğraflar ve tarihî bilgiler ışığında “İstanbul Kitabeleri” adlı eserinde ortaya koydu. Böylece büyük bir sanat mirasını da gözler önüne serdi. Biz de Kubbealtı Neşriyat tarafından basılan eser vesilesiyle Türkoğlu ile konuştuk…

İstanbul’da en çok kitabesi bulunan isimlerden biri Yesarizade Mustafa İzzet. Kendisinin önemi nereden geliyor?

Babası da büyük bir hat sanatçısı olan Mustafa İzzet Efendi, talik adlı hat türüne Türk üslubunu kazandıran kişi. Yani hat sanatında bir inkılabı gerçekleştirmiş. 60 yıl kadar devam eden sanat hayatında durup dinlenmeden yazmıştır. Vefat ettikten sonra 65 bin satır kalıp bırakmış. Seriül-kalem yani hızlı yazma kabiliyetine sahip hattat olduğunu biliyoruz. Oturduğu anda yazmaya başlıyor ve hiç düzeltmeye gerek kalmadan yazıyı kâğıda geçirebiliyor. Yesarizade Mustafa İzzet babası gibi sarayda da tanınıyor.

Kendisi niçin bu kadar çok eser yazmış?

İkinci Mahmud’un saltanat yıllarına çok fazla yapı ihya ve inşa ediliyor. Hatta Sultan’a “İstanbul’un ikinci fatihi” deniliyor. Bu kadar çok binadaki yazıları kaleme almak da Yesarizade’ye düşüyor.

Peki, Yesarizade’ye dair bir kitap meydana getirme fikri nasıl çıktı?

Bu kadar önemli bir sanatçı olan Yesarizade hakkında birkaç akademik makale dışında hiçbir çalışma yapılmadığını gördüm. Uğur Derman Hoca’nın bir makalesinde de “Yesarizade’nin İstanbul’da hâlen yüzü aşkın kitabesi bulunmaktadır” ifadesine rastladım. Fakat bunun bir envanterini bulamadım. Yani kaç eseri olduğunu dahi bilmiyorduk. Bunların nerede ve nasıl olduklarını aydınlatmak istedim.

Eserlerinin peşine nasıl düştünüz?

İstanbul’da yıllarca sokak sokak gezdim ve kitabeleri görmek üzere şehirde geziler düzenlendim. Yani evvelden beri bir sürü malzeme birikti. Önce bilinen imzalı eserlerini ortaya koyduk. Ardından daha fazla sayıda olan imzasız kitabelerini tespit ettik. Şaşırtıcı olan taraf da buydu.

Yesarizade'nin yapılardaki sanatı ilk defa kitaplaştı ama... O eşsiz kitabelere sahip çıkamadık

İMZASIZ ESERLERİ DAHA ÇOK

İmzasız eserlerin sanatçıya ait olduğundan nasıl emin oldunuz?

Bunun için en az envanter çalışması kadar çaba harcadık. Şair Nedim “Malumdur benim sühanım mahlas istemez, fark eyler ânı şehrimizin nüktedanları” der. Yesarizade de böyle bir sanatçı. Onun yazılarına baktığımızda önceki hat sanatçılarına benzemediği gibi sonrakilerden de ayrılıyor. Çünkü kendisi dediğim gibi bir inkılaba imza atmış.

Tespitlerinize göre ne kadar eser kaleme almış?

Yesarizade’nin imzalı 61, imzasız 95, imzalı veya imzasız olduğunu bilemediğiniz de 3 adet olmak üzere toplamda 159 tane kitabesini tespit ettik. Üstelik bunlar sadece İstanbul’dakiler. 

Yesarizade'nin yapılardaki sanatı ilk defa kitaplaştı ama... O eşsiz kitabelere sahip çıkamadık

İSTANBUL AÇIK HAVA HAT MÜZESİ

■ Bu kitaptan sonra büyük bir sanatçıyı tekrar keşfettik diyebilir miyiz?

Aslında Yesarizade Mustafa İzzet’in eserleri ortadaydı, ben onlara bakmayı denedim. İstanbul’un topoğrafyasını adımladığınızda tarihî bir kitabenin karşınıza çıkması an meselesi. Her yerde bir kitabe var. Bunlar biraz alakayla bakmak gerekiyor. Günümüzde ise bazı kültürel kopukluklar söz konusu; kitabeleri okuyamıyor ve anlayamıyoruz. Hâlbuki üzerinde tanınmış hat sanatçılarının yazıları var. Bunları şehrin hafızası ve bulundukları yeri müzeye çeviren sanat eserleri olarak görmek lazım. Bu gözle bakıldığında aslında İstanbul açık hava hat müzesi. İstanbul’da bazıları imzasız, bazıları imzalı hat eserlerini yeniden düşünmek lazım.

■ Peki, bu kitabelerin sıhhati ne durumda. Karşılaştığınız üzücü durumlar oldu mu?

Kitabeler dış tahribatlara açık yerlerde oldukları için birçoğu maalesef tahrip olmuş durumda. Hatta bazıları yok olmuş. Mesela Emir Buhari Tekkesi’ndeki gibi… Yesarizade’nin tarihî kitabelerinin bazıları zamanın tesiri ve ideolojik gerekçelerle zarar görmüş. Mesela şimdi bir vakıf tarafından kullanılan Sultanahmed’deki Cevri Kalfa Sıbyan Mektebinin muhteşem yazılarının bir kısmı, cumhuriyetin ilk yıllarda çıkan kanun yüzünden kazınmış. Eğirkapı Savaklar Maksemi’ndeki kitabeler rutubetten etkilenmiş, Seferliler Koğuşundaki kitabeler zamanında yapısı yıkılınca zarar görmüş, Üsküdar’daki Sultan II. Mahmud Çeşmesi’ndeki kitabe de yer yer zarar görmüş. Yani birçok şeye sahip çıkamadığımız gibi Yesarizade’nin yazılarına da sahip çıkamadık.

Düzenleyen:  - Kültür - Sanat
Kaynak: Türkiye Gazetesi
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...