MURAT ÖZTEKİN

İstanbul’un fethini müjdeleyen hadis-i şerifte geçen “Ni’mel Ceyş”, İstanbul’un fethine katılan askerlerin adı oldu, gaziler asırlarca böyle anıldı. “Ni’mel Ceyş” İstanbul’u aldığı gibi kültürel kimliğinin oluşmasında da büyük rol oynadı. Ancak  onların kabirlerinin bir kısmı bugüne ulaşmadı, bazıları ise betonun içerisinde kayboldu. Sanat tarihçisi Süleyman Faruk Göncüoğlu ise “Ni’mel Ceyş’in İstanbul’daki kabirlerinin ve etrafındaki yapıların peşine düştü, akıbetini ortaya koydu. İlk defa yapılan bir envanter çalışması mahiyetinde olan “Fethin Öncüleri Ni’mel Ceyş Kabir ve Mescidleri” adlı eser, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından neşredildi.

Sorularımızı cevaplayarak eserini anlatan Göncüoğlu “Ni’mel Ceyş, yaşanan yeni şehircilik anlayışı ve göçlerle beraber, İstanbul’da unutulan bir kavram oldu. Bu, İstanbul’un fethine katılan gazilere verilen isimdir. Çünkü Peygamber Efendimiz ‘İstanbul’u fetheden asker ne güzel asker, İstanbul’u fetheden komutan ne güzel komutandır’ buyuruyor. Bu hususta Süheyl Ünver de ‘mutlu asker’ tabirini kullanır” şeklinde konuşuyor.

İstanbul’un ilk Ni’mel Ceyş mabedi Arap Camii...

TANIRSANIZ SEVERSİNİZ
“Şehre dair aidiyet duygunuzun gelişmesi için o şehre ait mirasları bilmeniz gerekiyor” diyen Göncüoğlu, İstanbul’un bugünkü kültürel kimliğinin ilk defa “Ni’mel Ceyş” tarafından meydana getirildiğinin altını çizerek şöyle konuşuyor: İstanbul, Peygamber Efendimizin hadisiyle şereflenen bir şehir ve insanlar asırlarca bu şerefe nail olmak için fethe gelmişler. Fatih Sultan Mehmed’le gerçekleşen fethe kadar çok sayıda zat, şehit ve gazi oluyor. Bu fethe katılan gaziler İstanbul’un ilk İslam kimliğini kuran kimseler. İlk mahalle ve mescitleri bu gaziler inşa ediyor, şehrin mimari biçimlendirmesini oluşturuyorlar. Onlardan bazılarının, Evliya Çelebi, Niyazi Sayın gibi tanınmış şahsiyetlerin ataları olduğu biliniyor.

RESTORASYONLAR ZARAR VERDİ
Buna rağmen İstanbul’daki Ni’mel Ceyş kabirlerinin son asırda iyi korunmadığını anlatan Göncüoğlu “Reddimiras yıllarında İstanbul’un kimliğini oluşturan bu zatların kabirleri zaman içinde sahipsiz kaldı ve zarar gördü. İstanbul’da son asırda yaşanan göç, hafızaların silinmesine sebep oldu. Bilgi sahibi olmayan bazı kimseler ‘içerisinden kemik çıkmadı’ diyerek, tarihî mezarları imara açtı. Restorasyon adı altında bazı değişiklikler ve yıkımlar yaşandı. Hâlbuki mimari değerleri kaybedilen toplumlar kimliksizleşmeye giderler. ‘Ni’mel Ceyş’ mescitleri ve kabirlerinin restorasyon adı altında yok edilmelerinin engellenmesi için bir bilgi bankası ortaya koymak ve bir kimliğin yeniden canlanmasına vesile olmayı amaçlıyorum” ifadelerini kullanıyor.


İstanbul’un Türklere ait en eski Ni’mel Çeyş kabirleri, Maltepe Başıbüyük’teki Ahmet Baba ve Durmuş Baba türbeleri olarak biliniyor.

BÜTÜN ZENGİNLİKLER ORTAYA ÇIKSIN
Göncüoğlu “Biz burada “Ni’mel Ceyş”in kabirlerine dair çalışmaların metodolojisini oturttuk. Bu çalışma, İstanbul’daki bu kültürel varlıkların ilk tespitidir. Son iki yıldır bu kabirlerin restorasyonları hızlı bir şekilde yapılıyor ve koruma altına alınıyor. Onlara bağlı hazire ve mescitlerde de onarıma girildi. İnşallah çalışmalarla bütün kayıp zenginlikler ortaya çıkarılacaktır” diyor.

EN FAZLA KABİR, TARİHÎ YARIMADA ETRAFINDA
İstanbul’da şimdilik 256 “Ni’mel Ceyş” yapısı tespit ettiğini söyleyen Süleyman Faruk Göncüoğlu “Silivrikapı Mezarlığı ve Yavedud Mezarlığı fetih şehitlerinin toplu olarak defnedildiği yerlerdir. Ama Ni’mel Ceyş yapıları Tarihî Yarımada’nın çevresinde yoğunlaşıyor. Bu kabirler, mescidi olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrılıyor. Bütün bunlar İstanbul’un bir bedel ödenerek alındığını ortaya koyuyor. İstanbul’un fethi sosyolojik bir fetihtir” şeklinde konuşuyor.

Şanlıurfa'da tarihi değiştirebilecek çalışma! Şanlıurfa'da tarihi değiştirebilecek çalışma! Tarihin seyrini değiştirebilecek kalıntılara ulaşılan Göbeklitepe ve çevresi bilim adamlarının merakını cezbederken, Japon bilim adamlarından oluşan bir ekibin de tarihi kalıntıları araştırmak için Şanlıurfa'nın Ayanlar bölgesine geleceği öğrenildi. Bölgedeki kazı alanları içinde ara istasyonlardan biri olan Ayanlar Höyük'de yapıalcak kazı çalışması tarihin seyrini değiştirebilir.
Tarihî ihanetlerin kökenlerine ışık Tarihî ihanetlerin kökenlerine ışık Nuh Albayrak, İslam dünyası merkezli tarihî vakaları ve günümüze yansımalarını kıdemli bir gazeteci gözüyle analiz ederek devirlerine göre dört ayrı kitapta topladı.