Uzm. Dr. Havva AFŞAROĞLU

Kişide ansızın kendini gösteren, ara ara tekrarlayabilen, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. İlk atak bazen stresli bir uyaran sonucunda başlayabilir ama genelde herhangi bir tehlike olmamasına rağmen kişinin kendini zor bir durum içinde hissetmesine ve korku dolu tepki vermesine sebep olan psikolojik bir durumdur. Panikatak sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı, terleme, nefes darlığı ya da boğulur gibi olma, sersemlik hissi, bayılacak gibi olma, uyuşma ya da karıncalanma, bulantı, karın ağrısı, titreme gibi fiziksel belirtilerin birkaçı eşlik eder ve kişi genelde o an ‘ölecekmiş’, ‘kalp krizi geçiriyormuş’, ‘aklını yitiriyormuş’ gibi hisseder. Panikatak, aniden başlar, giderek şiddetlenir ve birkaç dakika içinde en yoğun düzeye ulaşır; genelde 10-30 dakika devam edebilir ve sonrasında kendiliğinden geçer.

PANİK BOZUKLUĞU TEŞHİSİ NASIL KONULUR?

Panik bozukluğu toplumda sık görülen, psikiyatrist ve psikologlar tarafından iyi bilinen ve sık değerlendirilen psikiyatrik hastalıklardandır. Öncelikle hastadan ve gerekirse yakınlarından doğru öykü alınmalı, atak sırasında yaşanan fiziksel belirtiler birçok hastalıkla karışabileceği için ayrıntılı tetkikler yapılmalıdır. Hastaya elektrokardiyografi (EKG), tiroit testleri, kan sayımı ve solunum testleri gibi tetkikler yapılıp başka tıbbi bir hastalık olmadığı, başka bir madde kullanımına bağlı olmadığı tespit edilmelidir.

Uzm. Dr. Havva AFŞAROĞLU

PANİK BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ NASIL OLUR?

Panik bozukluğu tedavi edilebilen ve tam iyilik hâli sağlanabilen bir hastalıktır. Bu yüzden semptomları hakkında bilgi sahibi olmak ve bir ruh sağlığı uzmanına erken başvurmak önemlidir. Günümüzde bu hastalık için etkinliği bilimsel olarak ispatlanmış iki tedavi yöntemi vardır. Bunlar; ilaç tedavisi ve psikoterapidir.

1. İlaç tedavisi

Birçok farklı ilaç grubu panik bozukluğu için kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hastalık sebebiyle bozulan beyin sinir hücrelerindeki döngüyü tekrar düzenlemektedir. Kişinin semptomlarına göre uygun ilaçlar seçilir ve uygun sürede kullanılmalıdır. Ortalama tedavi süresi bir yıldır ancak genelde semptomları gerileyen hastalar kendi kendilerine ilaçları bırakmakta ve kişilerde sık hastalık tekrarları görülmektedir. Bu yüzden bütün tedavi sürecinde hastaların düzenli psikiyatrik takiplerinin yapılması, tedavinin uygun zamanda sonlandırılması önemlidir.

2. Psikoterapi

Birçok farklı terapi ekolü içinde panik bozukluk tedavisi için en etkin görüleni ‘bilişsel davranışçı terapi’dir. Bu terapi kişinin ataklarla ilgili yanlış bilgi ve inanışlarının düzenlenmesinde, başa çıkma yollarının güçlendirilmesinde ve kaçınma belirtilerinin düzeltilmesinde aktif rol oynar.

Yapılan çalışmalarda panik bozukluk için en etkin bulunan tedavi yöntemi; ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapinin birlikte uygulanması olduğu tespit edilmiştir. 

Ayrıca atakları önlemek için kişinin kendisinin de yapacağı bazı uygulamalar vardır. Bunlar; stresi azaltmak için yürüyüş, spor gibi düzenli fiziksel egzersizler, nefes-gevşeme egzersizlerini öğrenip uygulamak, atakları artırabileceği için şekerli yiyecek, kafein ve sigaradan kaçınmaktır.