Bir tüp kandan kanser riski belirlenecek! Yerli kanser teknolojileri Türkiye’ye tedavi liginde sınıf atlatıyor
12. Türk Tıp Kurultayı’nda Türkiye’yi kanser tedavileri liginde üst sıralara taşıyacak çalışmaların da müjdesi verildi. TÜSEB Kanser Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Burak Civelek, geliştirilen yerli kanser teknolojileri kapsamında; kalıtsal kanser riskinin değerlendirilmesine yönelik Herediter Kanser Paneli, OncoTR Kapsamlı Genomik Profilleme (CGP) Paneli ve Cellsway **CTC Teknolojisi projeleri konusunda bilgi verdi.
TÜSEB tarafından geliştirilen Herediter Kanser Panelinin sadece bir tüp kan örneğiyle kişinin genetik yapısını analiz ettiğini söyleyen Prof. Dr. Burak Civelek, “Henüz vücutta kanser oluşmadan gelecekteki hastalık riskini belirlemeyi hedefleyen test; meme, akciğer, prostat ve mide gibi en sık rastlanan 15 farklı kanser türündeki kalıtsal yatkınlıkları tespit edebilmektedir. Testin sunduğu akıllı yazılım desteği sayesinde doktorlara otomatik ve ayrıntılı analiz raporları ulaştırılmakta, böylece yüksek risk taşıyan bireyler için erken takip, cerrahi tedbirler ve özel koruyucu tedaviler planlanabilmektedir. Ayrıca ailevi kanser genlerinin çocuklara aktarılmasını tüp bebek yöntemleriyle önleme imkânı sunan bu yerli ürün, yurt dışındaki benzer testlere kıyasla daha yüksek hassasiyete ve daha uygun maliyete sahiptir. Yakın zamanda şehir hastaneleri, eğitim araştırma ve üniversite hastanelerinde kullanıma sunularak toplum genelinde kanser oranlarını düşürmeyi amaçlamaktadır” dedi.
Kanser taramalarına rekor katılım var
TÜMÖRÜN GENETİK HARİTASI ÇIKARILACAK
TÜSEB Türkiye Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen yüzde 100 yerli Onko TR kiti ile ilgili bilgi veren Türkiye Kanser Enstitüsü araştırmacılarından Doç. Dr. Demet Akdeniz Ödemiş, kanser tanısı almış kişilerde tümörün genetik haritasını çıkararak kanser tedavisinde yepyeni ve hayati bir dönem başlatıldığını söyledi. Dr. Ödemiş, “Her tümörün genetik yapısı kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden, bu test tümör dokusu üzerinde 690’dan fazla genetik bölgeyi inceleyerek hastalığın röntgenini çekmektedir. Bu sayede hastaya rastgele veya standart tedaviler vermek yerine; kemoterapi, akıllı ilaç ya da immünoterapilerden hangisinin en çok fayda sağlayacağı ve hangi sırayla uygulanması gerektiği kesin olarak belirlenmektedir. Yan etkileri en aza indirip tedavi başarısını en üst seviyeye çıkaran bu ‘kişiye özel tedavi’ yöntemi, hastanın gereksiz ve ağır ilaçlarla zaman kaybetmesini önlemesi bakımından kritik bir öneme sahiptir. Kendi akıllı yazılımı dahil Türkiye’de ilk kez üretilen bu kapsayıcı test paneli, yurt dışındaki pahalı alternatiflerine kıyasla çok daha hassas ve uygun maliyetli bir çözüm sunmaktadır. Yakın zamanda şehir hastaneleri başta olmak üzere yetkili merkezlerde halkın kullanımına sunulacak” diye konuştu.
SIVI BİYOPSİ İLE TÜMÖR TAKİBİ
Kanser takibi ve tedavisinde devrim niteliği taşıyan bir başka gelişme ise Cellsway CTC Teknolojisi Projesi. Bu yerli mikroakışkan teknoloji ile hastalara uygulanması zor ve ağrılı olan doku biyopsileri ile yüksek radyasyon içeren PET, BT ve MR gibi kapsamlı görüntüleme yöntemlerine olan ihtiyacın en aza indirilmesinin amaçlandığını anlatan Doç. Dr. Ebru Özgür, “Sistem, vücutta dolaşan tümör hücrelerini (CTC) sadece basit bir tüp kan örneğiyle yüksek hassasiyetle tespit ederek ‘sıvı biyopsi’ imkânı sunar. Meme, akciğer ve kalın bağırsak gibi sık görülen kanser türlerinde yüzde 70’e varan başarıyla çalışan bu yöntem, hastalığın gidişatını, nüks riskini ve uygulanan kemoterapi veya radyoterapi gibi tedavilerin işe yarayıp yaramadığını henüz tomografide bile görünmeden çok daha erken aşamada anlama olanağı tanır. Hastayı radyasyondan ve tekrarlayan iğne biyopsilerinden koruyan bu yenilikçi çalışma, kan testiyle kişiye özel daha etkili tedavi planlamalarının önünü açarak kanserle mücadelede hayati bir dönüm noktası oluşturmaktadır” diye anlattı.

