ÖZEL│Süper Lig’in eski yıldızından Beşiktaş ve Galatasaray itirafı: Başakşehir'i seçtim
Süper Lig ve Bundesliga’da uzun yıllar top koşturan eski milli futbolcu Tunay Torun, kariyeri ve teknik adamlık hedefleri hakkında Türkiye Gazetesi’ne özel röportaj verdi. Bundesliga’da yaşadığı unutulmaz anılardan Avrupa ve Süper Lig devlerinin peşinde olduğu döneme kadar birçok konuyu içtenlikle paylaşan Torun, eski teknik direktörleri Okan Buruk ve İsmail Kartal hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Süper Lig’de Kasımpaşa, Başakşehir, Bursaspor, Çaykur Rizespor ve Karagümrük formalarıyla iz bırakan ve 9 defa A Milli Takım formasını giyen Tunay Torun, kramponlarını astıktan sonra kulübedeki yerini aldı. Şimdilerde Hertha Berlin U16 Takımı’nı çalıştıran 36 yaşındaki teknik adam, futbolculuk kariyerinin dönüm noktalarını ve geleceğe dair hedeflerini Türkiye Gazetesi’ne anlattı.
ÖZEL│Galibiyeti milli yıldız getirdi, İspanyollar övgü dizdi: Real Madrid efsanesi olacak
“TAKTİKSEL VE SABIRLI OYUN ÖĞRENDİK”
Süper Lig’e transfer olmadan önce Hamburg, Hertha Berlin ve Stuttgart gibi üst düzey takımlarda futbol oynayan ve bu takımların gelişimine etkisinden bahseden Tunay Torun, “Almanya’da daha çok taktiksel ve sabırlı oyun öğrendik. Burada altyapıya çok genç yaşlarda büyük önem veriliyor. 8-9 yaşlarında daha çok pas drillerine ve ilk dokunuşlara odaklanıp tekniğinizi düzeltmeye çalışıyorlar. Yaşınız ilerledikçe büyük sahalara geçiş yapıyorsunuz ve orada artık yavaş yavaş taktiksel detayları öğretmeye başlıyorlar. Sonrasında ise fitness salonlarında atletik ve fiziksel gelişiminize katkı sağlıyorlar. Almanya’nın altyapısında böyle bir düzen var.” dedi.
“VEH VE REHHAGEL’İN ETKİSİ BÜYÜKTÜ”
Bundesliga’da beraber çalıştığı Alman futbolunun önemli teknik adamlarından Armin Veh ve Otto Rehhagel’e değinen Torun, “Kariyerim boyunca çalıştığım her teknik direktörden yeni bilgiler öğrenmeye çalıştım; çok büyük ve yetenekli hocalarla da çalışma fırsatı buldum. Otto Rehhagel, bize geldiğinde son derece tecrübeli bir hocaydı. Oyuncu ilişkileri çok güçlüydü, takımı medyadan uzak tutarak koruma altına alan üst düzey bir hocaydı. Armin Veh’in ise saha içinde harika bir idman planlaması vardı ve antrenmanlar çok verimli geçerdi. O dönem Hamburg’daki kadromuz büyük isimlerle doluydu; o yıldızları yönetmek hiç kolay olmasa da Armin Veh'in tecrübesiyle takımı çok iyi idare ettiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
“ZE ROBERTO BENİ ŞOKE ETTİ”
Dünyaca ünlü isimler Ze Roberto ve Ruud van Nistelrooy ile aynı sahayı paylaşmasının kendisi için unutulmaz deneyimler olduğunu vurgulayan eski milli yıldız, “O zamanlar 19-20 yaşlarındaydım. Ze Roberto bir gün maç sırasında bana, ‘Tunay, bana sahadaki zaaflarımı söyle. Taktik anlamda beni uyar’ dedi. Bu durum beni ilk başta tabii ki şoke etti. Kendi kendime, ‘Sen her şeyi gördün, Dünya Kupaları oynadın, dünyanın en büyük futbolcularıyla beraber oynadın. Ben sana ne söyleyebilirim ki?’ dedim. Ama sonra anladım ki bu seviyede oynayan futbolcular bir şeyi çok iyi kavramış: Takım bütünlüğü. Bana, hiç kimsenin tek başına bir şey başaramayacağını ve herkesin herkese ihtiyacı olduğunu öğretti.” sözlerini sarf etti.
“NISTELROOY ÖĞRETİCİYDİ”
Ruud van Nistelrooy’un kendisiyle yakından ilgilendiğini belirten 36 yaşındaki çalıştırıcı, “O, belki de birlikte oynadığım en iyi golcüydü. Hiç beklemediğimiz anlarda, olmadık pozisyonlardan goller çıkarırdı. Aşırı hırslı ve kazanmaya aç bir futbolcuydu. Mesela birkaç maç gol atamadığında antrenmanlara morali gerçekten çok bozuk gelirdi, kendisiyle sürekli bir yarış ve mücadele içindeydi. Zaten bu hırsı, onun böyle muazzam bir kariyere sahip olmasını sağladı. O yaşta bile gol atma isteği inanılmaz seviyedeydi. Genç futbolcular olarak antrenmanlarda bize de çok yardımcı olurdu. Topa en iyi vuruş açılarını ve kalecilerin zayıf noktalarını her zaman bize sabırla gösterirdi.” ifadelerini kullandı.
“LIVERPOOL’UN İLGİSİ VARDI”
Performansıyla Avrupa takımlarının dikkatini çektiğini belirten Tunay Torun, şöyle devam etti:
U16 Milli Takımı ile İngiltere’de bir maçımız vardı. Son dakikalarda gol attım ve maç 2-2 sona ermişti. Maçtan sonra menajerim, ‘Liverpool, durumunu sormuş’ dedi. O sırada Hamburg hemen bana yeni bir teklif sundu. Öyle bir teklif sundu ki, ‘18 yaşına bastığın zaman burada profesyonel futbolcu olacaksın’ dediler. Tabii ki böyle şeyler herkesin hayaliydi; doğduğu ve büyüdüğü şehirde profesyonel futbolcu olmak... O yüzden çok çabuk gelişen bir dönemdi, yani çok fazla detaylı görüşmeler filan olmadı. Ama Liverpool kulübe sorarak beni araştırmış.
“GALATASARAY VE BEŞİKTAŞ BENİ İSTEDİ”
Kasımpaşa’da etkileyici bir performansa imza attığı ve Süper Lig devlerinin peşinde olduğu dönemi anlatan Torun, "2017 yılında Kasımpaşa’da oynarken benim için güzel bir dönemdi. Menajerim Galatasaray ve Beşiktaş’ın benimle ilgilendiğini söyledi; görüşmeler yapıldı ama sonuçlanmadı. O sene Başakşehir, Şampiyonlar Ligi play-off turlarına katılmıştı. Abdullah Avcı, '10 gün içinde haber ver, kadroyu erkenden kurmaya çalışıyoruz ve seni de bu kadronun içinde istiyorum' demişti. O 10 günlük süre içinde diğer transferler sonuçlanmayınca biraz kararsızlık yaşadım. Sonunda baktım ki Başakşehir güzel takım, iyi bir projeleri var ve hedefleri büyük olan bir kulüp; bu yüzden o süre içinde Başakşehir’e transfer olmaya karar verdim." dedi.
“OKAN BURUK'U İLK İDMANDAN FARK ETMİŞTİM”
Başakşehir’den teknik direktörü Okan Buruk’un son dönemde kazandığı başarılarla ilgili önemli tespitlerde bulunan genç teknik adam, “Okan Hoca’nın kazandığı şampiyonluklar, tartışılmaz ve çok büyük başarılar. Çok iyi bir ekibi var ve ilk idmanlarımızda bile kısa süre içinde önemli başarılara imza atacağını fark etmiştim. Oyuncularına karşı çok rahat ve cana yakın bir yaklaşımı vardı. Sahada bir şeyi beğenmediğinde bunu net bir şekilde söylerdi. Oyuncu olarak bu durum bizim için çok büyük bir avantajdı; çünkü hocadan gerçekçi bir geri dönüş almak ve bunun senin iyiliğin için yapıldığına inanmak çok önemli. Üstelik bunu oyuncuyu kırmadan, zaaflarını da açıkça dile getirerek ama beklentilerini net bir şekilde ifade ederek yapıyordu.” şeklinde konuştu.
“İSMAİL HOCA BU BASKIYI KALDIRIR”
Çaykur Rizespor’da beraber çalıştığı ve son dönemde eleştirilerin hedefi olan Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’a da değinen eski futbolcu, “Türkiye’de genel olarak teknik direktörlerden çok hızlı bir başarı bekleniyor. Fenerbahçe, her sene yeni ve şampiyonluk hedefleri olan büyük bir camia. İsmail Kartal’ın çok sakin ve net bir hoca olduğunu gördüm. Oluşan baskı onu elbette etkiliyordur ama bu sakinliği ve rahatlığı sayesinde baskının altından kalkacağını düşünüyorum. Hoca veya oyuncu değişiklikleri olduğunda her zaman zamana ihtiyaç vardır; bu sürecin de başarıyla atlatılacağına inanıyorum.” yorumunda bulundu.
“MİLLİLERE DESTEĞE DEVAM”
9 kez milli formayı giyen bir oyuncu olarak milli takımımızın son durumuyla ilgili görüşlerini paylaşan Torun, şöyle devam etti:
Taraftarlarımız sabırsız. Başarı kazanmak kolay bir şey değil. O lige yükselip, her şeyin güzel olduğunu söyleyip 2-3 ay içinde sonuçlar gelmeyince hemen her şeyin çok kötü olduğunu düşünüyor bazı insanlar. Ama aslında baktığımız zaman, yine de Uluslar Ligi’nin A kategorisinde oynamak çok büyük bir başarı. Kaç sene sonra Dünya Kupası'na katıldık; bu da büyük bir başarıydı. Genç oyuncularla sahaya çıkıyoruz. Bizim yapacağımız tek şey, milli takımımızı her zaman, ne olursa olsun desteklemek. Çünkü bu çocuklar bizim gururumuz.
“SÜPER LİG’DE DE ÇALIŞMAK İSTERİM”
Hertha Berlin’de adım attığı antrenörlük kariyeriyle ilgili hedeflerinden bahseden genç çalıştırıcı, “Hertha Berlin altyapısında U15 ve U17 takımlarında yardımcı antrenörlük yaparken Almanya’da B, Türkiye’de ise UEFA A lisansımı aldım. Kulübün güveniyle bu sezon U16 Takımı’nın başantrenörü oldum ve gelişimimi sürdürüyorum. Şu an her şey çok iyi gidiyor, öğrenmeye devam ediyorum. Gelecekte UEFA Pro Lisans alıp profesyonel liglerde teknik direktörlük yapmayı hedefliyorum. Yaklaşık 10 yıl futbol oynadığım Süper Lig’de de ileride görev almayı çok isterim; benim için harika bir deneyim olur.” değerlendirmesini yaptı.

