BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Karaborsacılık yapan zalimlerden olmuştur!

İnsanlara zarar veren her iş, zulüm olur. Her Müslüman, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi, kâfirlere dahi yapmamalıdır.
 
Esnaf, tüccar hile yapmazsa, dürüst çalışırsa kazandığı helal olur. Dinimizde dürüst olarak ticaret yapmak övülmüştür...
Alışverişte, ticarette Müslümanlara ziyan yapmak iki türlü olur. Birisi, herkese zararı dokunmak olup, bu da iki kısımdır: Biri ihtikâr (karaborsacılık) diğeri ise piyasaya kalp (sahte) para sürmektir…
"İhtikâr" demek, insan ve hayvan gıda maddelerini piyasadan toplayıp, yığıp, pahalandığı zaman satmaktır. Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Bir kimse gıda maddelerini alıp, pahalı olup da satmak için kırk gün saklarsa, hepsini fakirlere parasız dağıtsa, günahını ödeyemez.) 
Âlimlerden birisi, tüccar idi. Vâsıt şehrinden, Basra'ya gıda gönderip satılmasını vekiline emretti. Basra'da ucuz olduğu için, vekili bir hafta bekleyip, pahalı sattı ve âlime müjdeli bir mektup yazdı. Cevabında buyurdu ki: 
"Biz, az kâr ile çok sevap kazanmayı daha çok severiz. Fazla kazanmak için, dinimizi feda etmemeliydin. Çok büyük cinayet işlemişsin! Bunu affettirmek için sermayeyi ve kârı hemen sadaka olarak dağıt!"
İhtikârın haram olması, Müslümanlara zararlı olduğu içindir. Sanki çeşme suyunu saklayıp, herkesi susuz bırakmaya benzer.
İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “rahmetullahi aleyh” buyurdu ki:
"Köylü, tarlasından aldığı gıda maddelerini istediği zaman satabilir. Acele satması vacip değildir. Fakat acele etmesi sevaptır. Pahalı olunca satmayı düşünmesi çirkindir... İlâçlarda ve gıda maddesi olmayan ve herkese lâzım olmayan şeylerde ihtikâr haram değildir. Ekmek ve benzerlerinde çok haram olup, et, yağ gibilerde az haramdır." [İmâm-ı a’zam hazretleri, "ilâçların saklanarak yüksek fiyatla satılmasını beklemek ihtikâr olmaz" buyurdu. İlâçların çoğu böyle ise de, kininin sıtmaya, insülinin diyabete ve aşı ile serumların, belli mikroplara karşı kullanılması, ekmeğin açlığa karşı kullanılması gibi, muhakkak şifaya sebep olduğundan, bu gibi, tesiri kuvvetli ilâçları saklayarak, ihtikâr [karaborsacılık] yapmak haram olur.]
İnsanlara yapılan zararın ikinci kısmı, piyasaya "Kalp para" sürmektir. Alan, anlamazsa, zulmedilmiş olur. Anlarsa, o da başkasını, başkası da, bir diğerini, zincirleme aldatırlar. Elden ele dolaştıkça, günahı, hep birinci kimseye de yazılır. Bunun için, "Sahte bir lira vermek, yüz lira çalmaktan daha fenadır) buyurmuşlardır.
İnsanlara zarar veren her iş, zulüm olur. Zulüm ise haramdır. Her Müslüman, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi, kâfirlere dahi yapmamalıdır. Hele böyle sıkıntılı pandemi günlerinde insanımız; esnafımız, tüccarımız harama düşmemek için kılı kırk yarmalıdır…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619231 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ahmet-demirbas/619231.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT