BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kral çıplak, ''Su''yumuz bitiyor...

Balçiçek İlter
Facebook
Küresel ısınma, iklim değişikliği... Son günlerin popüler konuları... Keşke çok daha önce popüler olsaydı da uzmanlar bas bas bağırırken bir nebze dinleseydik, ciddiye alsaydık... Yumurta kapıya dayanmadan önce daha çok tartışsaydık, üzerinde konuşsaydık... Dün haberciler küresel ve ısınma ve iklim değişikliği nedir diye sormuşlardı sokaktaki vatandaşa... Cevaplar gülümsetecek cinstendi... O yüzden bugün biraz bu konular üzerinde konuşalım diyorum.
Öncelikle küresel ısınma nedir?
İnsanların enerji, tarım ve hayvancılıkla, fabrikaların endüstriyel faaliyetleri sonucunda ve her türlü tüketim esnasında başlıca gazların atmosfere bırakılması sonucu atmosfer tabakasında biriken gazların yeryüzünde oluşturduğu ısınmaya küresel ısınma denir. Tabii bu aynı zamanda devletlerin alması gereken tedbirleri almaması sonucunda oluyor, bu detayı da belirtmekte fayda var.
İklim değişikliği nedir?
Sera gazlarının sebep olduğu küresel ısınma, dünyada mevsim ve iklim şartlarının değişmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda dünya üzerinde yıl boyunca kara. Deniz ve havada oluşan sıcaklıkların meydana getirdiği iklim değişikliklerine verilen isimdir...
Peki sera gazı nedir?
Çok basit ve kısa anlatıyorum, korkmayın...
Dünyayı saran atmosferdeki gazların oluşturduğu ısınma, dünya üzerinde bir sera etkisi meydana getiriyor. Bu etkiye neden olan gazlara sera gazı deniyor. En önemlileri karbonmonoksit, ozon ve metan.. Sera gazlarının önemli bir bölümü  fosil yakıt (petrol, doğalgaz, kömür) kullanımı, tarımsal faaliyetler ve ormanlık alanların azalmasından kaynaklanıyor...
*
Her ne kadar Çevre Bakanı ''Türkiye'de genelde 7-8 yılda bir kuraklık, su azlığı görülür. Bu bakımdan içme suyu barajlarını, tesislerini bütün şehirlerimizde yaptık. 76 tanesi bitti, 2040-2050 yılına kadar su problemi yok'' dese de iklim ve su politikaları uzmanları hiç de aynı fikirde değil. Ortak görüşleri ise özellikle İstanbulluları korkutacak cinsten...
''Böyle kullanmaya devam edersek ve yağmur yağmazsa elimizdeki su bizi ancak temmuz ortasına kadar idare edebilir düzeyde...''
Peki yağmur?
Ufukta var mı?
İstenilen düzeyde ve şekilde (bir anda sağanak bastırması ve aniden durması istenilen yağmur türü değilmiş) yağmur yakın zamanda beklenmiyor...
Hatta denilen o ki...
31 Mart günü, İstanbul'da büyük su kesintileri olacak...
Yani seçime kadar kesinti yok ama seçim sonrası İstanbullunun işi zor...
*
Elbette bir ülkenin su politikası olmalıdır, elbette öncelikle yüzde 30 gibi bir oranı kaplayan kaçak su durumuna el atılarak işe başlanmalıdır ama bizler de taşın altına elimizi koymak zorundayız.
Yani o çok ama çok kıymetli suyumuzu tasarruflu kullanmalıyız. Nasıl mı?
*Evimizde kullandığımız toplam suyun  yüzde 75 civarını banyo ve tuvalette tüketiyoruz. Tuvalet rezervuarlarının küçük depolu olanlarını seçmeliyiz.
*Tasarruflu su tüketimi sağlayan duş başlığı kullanmalıyız
*Lavabolarda kolay açılıp kapanan armatür tercihi yüzde 30 daha az su tüketmeyi sağlar.
*Tıraş olurken, diş fırçalarken suyu kapatmalıyız. En az 30 litre suyu israf etmiş olmak istemiyorsak.
*Balkon, teras hatta araba yıkarken hortum değil kova kullanmalıyız.
*Evde bulaşık makinesi varsa elde yıkamadan vazgeçmeliyiz.
Ve son madde durumu daha iyi olanlar için...
*Lütfen havuzlarınızı doldurmaktan bir süre için vazgeçiniz...
.....
Not: Önceki gün Habertürk'te Söz Sende'de iklim uzmanı Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız ile birlikteydim, verdikleri bilgileri burada derlemeye çalıştım, ikisine de teşekkürler.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
578347 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/balcicek-ilter/578347.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT