Bir iki istisna hariç başarılı olamadık... Türk Millî Takımı, Dünya Kupası’ndan elendi. İki mağlubiyet aldık ve gol atamadık. Son maç ne olur bilemeyiz ama Amerika bizden daha iyi takım. Kimsenin yeneriz diye umudu yok.
Takım elenince herkes ağzına geleni söylüyor. Haklılar. Kaybedersen eleştirilirsin. Futbolcularımız Real Madrid, Inter, Juventus gibi takımlarda oynuyorlar. Eleştirilmelerinin sebepleri değişik saç kesimleri, abartılı reklamlar, havalara girmeler. Curaçao’nun puan aldığı, Cape Verde’nin İspanya’ya yenilmediği kupa bu.
Üzerinde düşünülmesi gereken konu aslında son 75 yılda Millî Takımımız ve kulüp takımlarımız neler yapmış? Hangi başarıları elde etmiş? Türk futbolunu böyle düşünmek gerekir...
2000 yılında Galatasaray UEFA Kupası’nı ve Süper Kupa’yı kazandık. Başarıysa tek başarı bunlar. Çünkü ortada kupa var. 2002 Dünya Kupası üçüncülüğü başarı ama abartmamak lazım. Kulüp takımlarımızın Avrupa kupalarında çeyrek final, yarı final vb. dereceleri var ama bunları ne kadar başarı saymak lazım. Bence saymamak gerekir. Avrupa’da İngiltere, İtalya, İspanya, Almanya ve hatta Portekiz takımları sürekli çeyrek final, yarı final ve final oynuyorlar.
Kulüp takımlarımız sadece lig şampiyonluğuna seviniyor. En iyi takımımız Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde son 16’dan öteye gidemiyor. Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor aynı şekilde Avrupa Kupaları’nda ileri gidemiyorlar. Şu an eleştiri yapan eski futbolcular bazıları hariç kendi zamanlarında ne yaptılar ki? Kupa mı kazandılar? Millî Takımımız ve kulüp takımlarımız 1950, 60, 70, 80, 90’lı yıllarda ne başardılar? Hiç... Biz 1980’lerde İngiltere’den iki maçta 16 gol yemiş takımız!..
Demek ki sorun mantalitede. İleri gidemiyoruz. Arada iyi bir Avrupa takımını yendik diye mutlu olunur mu? Dünya Kupası’na gittik diye başarılı olduk sanıyorlar? Haiti de katıldı kupaya, Paraguay da.
Avrupa Futbol Şampiyonası’na ilk kez 1996’da gittik. O zaman da üç maçta sıfır çekmiştik. İlk kez Avrupa Şampiyonası’na gittiğimiz için o başarısızlık abartılmamıştı. Dünya Kupası’na toplam üç kez katıldık. İlki 1954’te... Düşünün, 1954-2002 arası hiçbir Dünya Kupası’na gidemedik. Bir de 1950’de eleme turlarını geçmiştik ama maddi sebeplerden katılamamıştık...
Türkiye Avrupa ve dünya ile futbol rekabetinde başarısız bir ülke. Önce teşhisi iyi koymak lazım. Neden başarısızız? Dünya Kupası’nda neden tek bir hakemimiz yok? Liglerimizde neden her hafta hakem konuşuluyor?
86 milyonluk ülkede neden dünya çapında futbolcu çıkaramıyoruz? Çıkan futbolcular neden zamanla sıradan oyuncuya dönüşüyor?
Her şeyi bu kadar abartmaya gerek var mı? Maçta iki iyi hareket yaptı diye göklere çıkardığımız futbolcuyu bir kötü harekette yuhalıyoruz...
Aynı şey futbol dışındaki sektörler için de geçerli. Dünyada bilinen bir Orhan Pamuk, bir de Nuri Bilge Ceylan var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dünya tanıyor, o başka durum. Dünya çapında başarılı kaç insanımız var?..
Savunma sanayindeki gelişmeler dışında ileri olduğumuz bir konu var mı? Hemen hükûmeti ya da geçmiş hükûmetleri suçlamayın. İnsan kalitemiz ne durumda? Hak edenler, hak ettiği yerde değil. Hak etmeyen çoğu insan hak etmediği yerde ama!..
Türkiye yetenekli insanlarını ya küstürüyor ya da kullanamıyor. Başarılı insanlar daha da aşağıya çekiliyor.
Öz eleştiri yapmak iyidir. Futbolda da sıfırdan başlamalıyız. Eksikleri görmeliyiz. Yoksa her sene şimdi olduğu gibi ağlarız. Devran böyle gitmeyecekse masaya sert vurulmalı...

