Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Doğru kariyer seçimi ve finansal okuryazarlık
0:00 0:00
1x
a- | +A

Değerli okuyucular...

Bundan böyle ayda iki kez bu köşede sizlerle buluşacak; ekonomi ve finans dünyasında yaşanan gelişmeleri yalnızca rakamlar üzerinden değil, günlük yaşamımıza, aile bütçemize, yatırımlarımıza ve geleceğimize olan etkileriyle birlikte değerlendireceğiz. Yaz mevsiminin sonuna yaklaşırken, üniversite kayıtları ve kariyer planları bugün birçok evin en önemli gündem maddesi. Verilen bu kararlar yalnızca önümüzdeki birkaç yılı değil, çoğu zaman onlarca yılı etkileyecek sonuçlar doğuruyor. Bu nedenle eğitim ve kariyer tercihlerini yalnızca bugünün şartlarına göre değil, geleceğin koşullarını da dikkate alarak belirlemek gerekiyor.

Dünyada ve ülkemizde 2020 başlarından itibaren yaşanan yoğun gündem, yakın tarihin en zorlu dönemlerden biri olarak kayıtlara geçti. COVID-19 salgınıyla başlayan küresel kriz; üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksamalar, emtia fiyatlarındaki sert artışlar, yüksek enflasyon, merkez bankalarının faiz artırımları, Rusya-Ukrayna savaşı, küresel ticaret gerilimleri ve son olarak Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gelişmelerle daha da derinleşti. Ekonomik belirsizlikler yalnızca finansal piyasaları değil, hane halkının tüketim davranışlarını, tasarruf eğilimlerini, şirketlerin yatırım kararlarını ve ülkelerin büyüme performanslarını da önemli ölçüde etkiledi.

Ülkemizi de etkileyen küresel şartlar, hızla değişen dünya düzenine uyum sağlamamızı zorunlu hâle getiriyor. Dijitalleşme, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve teknolojik gelişmeler, iş gücü piyasasını yeniden şekillendiriyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun raporuna göre önümüzdeki yıllarda milyonlarca mevcut iş dönüşüme uğrarken, veri analizi, yapay zekâ, siber güvenlik, sürdürülebilirlik ve finansal teknoloji alanlarında yeni meslekler hızla büyüyecek. Bu nedenle bugün yapılan eğitim ve kariyer tercihleri, doğru gelecek planlaması gerektiriyor.

Ekonomi biliminde üretimin dört temel unsuru emek, sermaye, toprak ve girişimciliktir. Ancak günümüz ekonomilerinde bu unsurların verimliliğini belirleyen en önemli faktör, insan sermayesidir. İnsan sermayesi yalnızca nüfus büyüklüğü anlamına gelmez; eğitim düzeyi, bilgi birikimi, teknik beceriler, problem çözme kapasitesi, dijital yetkinlik ve yenilik üretme kabiliyetini de kapsar. Nobel ödüllü iktisatçı Gary Becker'in ortaya koyduğu insan sermayesi yaklaşımı, ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasının temelinde eğitime yapılan yatırımın bulunduğunu göstermektedir.

Türkiye'nin en büyük avantajlarından biri genç ve dinamik nüfusudur. İşte tam da bu nedenle önümüzdeki günlerde yapılacak okul tercihleri yalnızca bir üniversite ya da bölüm seçimi değil, ülkemizin gelecekte sahip olacağı insan sermayesinin niteliğini belirleyecek stratejik kararlardır. Gençlerimizin yeteneklerini, ilgi alanlarını ve kişisel hedeflerini doğru analiz ederek meslek seçimlerini yapmaları büyük önem taşırken, bu seçimin bir ömür boyu yaşam standartlarını da belirleyeceği gerçeğini göz önünde bulundurarak uzun vadeli bir strateji belirlemeleri yararlarına olacaktır. Mevcut emeklilik sistemi dikkate alındığında yaklaşık 65 yaşına kadar aktif olarak çalışılması gerektiği gibi, sağlık teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde ortalama yaşam sürelerinin de uzaması nedeniyle bireylerin emeklilik dönemi de dâhil uzun yıllar finansal varlıklarını devam ettirmeleri zorunludur.

Başka bir ifadeyle, kariyer tercihini yaklaşık 18 yaşında yapan bir genç aslında önündeki 60–70 yıllık ekonomik yaşamını planlamaktadır. Finansal okuryazarlığımızı geliştirmek, ekonomik refahımızı artıran ana faktörlerden biri olacaktır. OECD araştırmaları, finansal okuryazarlık düzeyi yükseldikçe yalnızca tasarrufların değil, girişimcilik eğiliminin, yatırım kültürünün ve ekonomik dayanıklılığın da arttığını ortaya koymaktadır. Finansal bilgi, bireyin yalnızca parasını değil, geleceğini de yönetebilmesini sağlar. Finansal okuryazarlığın yüksek olduğu ülkelerde sermaye piyasalarının derinleştiği, girişimciliğin güçlendiği, gelir dağılımının iyileştiği ve ekonomik refahın arttığı görülmektedir.

Finansal okuryazarlık, bizlere gelir-gider planlaması yapabilme, tasarruf yapma, yatırımları doğru şekilde yönetme becerileri kazandırır. Böylece, bütçe yönetimi, borçlanma bilinci, risk analizi ve tasarruf ve yatırım planlaması gibi konularda bilgi sahibi oluruz. Kariyer boyunca elde edilen kazanç kadar, bu kazancın doğru yönetilebilmesi finansal esenlik için gereklidir.

Bu nedenle finansal okuryazarlığın erken yaşlarda kazandırılması ekonomik kalkınma yolunda zaruridir. Bugün birçok gelişmiş ülkede finansal eğitim ilkokuldan başlayarak eğitim sistemine entegre edilmektedir. Hâlihazırda, ülkemizde bazı üniversitelerde ve millî eğitim düzeyindeki okullarda çeşitli projeler kapsamında verilen finansal okuryazarlık derslerinin yaygınlaştırılması, gelecek on yıllarda insan sermayesi kalitesini iyileştirerek, üretimde verimlilik artışıyla beraber ekonomik refah seviyesini yükseltebilecektir. Özellikle FODER (Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği), Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu iş birliğiyle yürütülen Türkiye'nin Finansal Okuryazarlık Platformu, her yaştan vatandaşımıza ücretsiz çevrim içi eğitim ve sertifika imkânı sunarak önemli bir toplumsal ihtiyaca cevap vermektedir.

Finansal okuryazarlık, bireysel refah ile toplumsal kalkınma arasında kurulan en güçlü köprülerden biridir. Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli miras yalnızca iyi bir eğitim değil; aynı zamanda doğru karar verme becerisi, finansal bilinç ve geleceği planlayabilme yetkinliğidir. Bugün verdiğimiz eğitim kararları yarının insan sermayesini; bugün kazandırdığımız finansal bilinç ise yarının refahını belirleyecektir.

Ekonomi, yalnızca piyasaların değil; hepimizin ortak yaşam hikâyesidir. Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.