Guinness Rekorlar Kitabı’na göre tarihin en eski başşehri Şam’dır. Düşünün Bilâdüşşam (Şam beldeleri) denir Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin’in bulunduğu coğrafyaya.
Münevver Medine asr-ı saadetin, Şam Ümeyyeoğullarının, Bağdat Abbasilerin, Kahire ise Raşid halifelerin, Tolunoğullarının, İhşidilerin, Fatımilerin, Eyyûbilerin, Memlûklerin ve Osmanlının şehridir.
Büyük Hun Devleti’nin başkenti Ötüken Türklerin ilk merkezi ve yeryüzüne dağıldığı yerdir. Göktürk Kağanı da aynı yöreye yerleşir.
Türklerin diğer başkentleri denince akla Balasagun, Gazne, Herat, Kâbil, Tus (Meşhed), Delhi, Fustat, Samerkand, Taşkent, Bakü, Tebriz, Bişkek, Buhara, Hive, Urgenç, Aşkaabad, Revan, Akmescid, Duşenbe, Kazan, Ufa, Yakutsk, Ani, Alaiye, Bursa, Edirne, İstanbul, Ankara ve Lefkoşa gelir... Dilerim atlamadım, üzülürüm yoksa.
Selçuklular, Nişabur , Rey, İsfahan ve Merv şehirlerini başkent yapar, Anadolu Selçukluları ise ve İznik ve Konya’da karar kılarlar. Saltukoğulları Erzurum’u, Danişmentliler Sivas, Tokat, Kayseri ve Niksar’ı, Mengücekliler Erzincan ve Divriği’yi, Artuklular Mardin, Hasankeyf ve Harput’u; Çaka Beyliği İzmir’i ve Ahlatşahlar Ahlat’ı merkez edinir. Karamanoğulları Konya ve Karaman’ı (Ermenek), Eşrefoğulları Beyşehir’i, Osmanoğulları Söğüt ve Domaniç’i, Karesioğulları Balıkesir ve Çanakkale’yi, Aydınoğulları Aydın ve Birgi’yi, Saruhanoğulları Manisa’yı, Menteşeoğulları Muğla ve Milâs’ı, Germiyanoğulları Kütahya’yi, Sâhib Ataoğulları Afyonkarahisar’ı, Hamidoğulları Eğridir ve Isparta’yı, Tekeoğulları Antalya’yı, Candaroğulları (İsfendiyar) Kastamonu ve Sinop’u, Dulkadiroğulları Maraş ve Elbistan’ı ve Ramazanoğulları ise Adana’yı payitaht edinir.
AKILLARI MONARŞİDE
İtalya’da Roma, Portekiz’de Lizbon, Avusturya’da Viyana, Belçika’da Brüksel, Hollanda’da Amsterdam (bir de Lahey var ne işe yarıyorsa), Macaristan’da Budapeşte, Çekya’da Prag, Polonya’da Varşova, Romanya’da Bükreş, Bulgaristan’da Sofya, Yunanistan’da Atina, İsviçre’de Bern, İsveç’te Stokholm, Fillandiya’da Helsinki, Norveç’te Oslo, Gürcistan’da Tiflis, Ukrayna’da Kiev, Bosna Hersek’te Saraybosna, Makedonya’da Üsküp, Arnavutluk’ta Tiran, Kosova’da Priştina, Hırvatistan’da Zagrep ve Sırbistan’da Belgrad kolay değişmez. Niye?
Tarihî derinliği vardır zira.
AYRILIKÇILAR AÇIKÇA
İngiltere’nin Londra dışında bir yerden yönetilmesi, kraliyet ailesinin yerinden edilmesi ne mümkün, teklifi bile akla ziyan. Ha bunu İskoç, Galler ve İrlanda halkı takmaz, o başka. Yürekleri Edinburg, Dublin, Belfast ve Cardiff için atar Londra’ya diş gıcırdatırlar.
Paris 2,3 milyon nüfusuyla en yakın takipçisinin (Marsilya) iki katından fazla. Sonra Lyon, Toulouse ve Nice gelir ki bunlar 300-400 bin bandında…
Gelgelelim Korsikalılar, Basklar, ayrı lisanları olan Brötonlar ile Yeni Kalodenyalılar kendi şehirlerine bağlıdırlar.
İspanya’da Madrid 3,3 milyonluk nüfusuyla lider konumda. Sonra Endülüs şehirleri Valensiya, Sevilla gelir, ardından Zaragoza ve Malaga. Ancak Katalanlar Barselona’ya, Basklar (ETA) Vitoria-Gasteiz’a, Galiçyalılar Santiago de Compostela’ya gönülden bağlıdırlar.
İSVEÇ’TEN RUSYA’YA
Eski bir İsveç kalesi olan Petesburg 1712’de Rusya’nın başkenti olur, Çarlar burada yaşar. Deli Petro ağzı süt kokarken tahta oturduğu için hasrettir oyuna. Lego yerine hakiki bir şehir kurar, hadi Petesburg’u parlatalım eğlence olsun çocuğa. Neticede Çar’dır, on binlerce serfi (köylüyü) çalıştırır boğaz tokluğuna. 1917 devrimi ile adı Petrograd olur, Lenin ölür, Leningrad.
Hâlâ da kültürel merkez, en gözde saraylar, en zengin müzeler orada. Rusya’nın Batı’ya açılan kapısı, Kuzey’in Venedik’i diyebilirsiniz ona.
Sovyetler ise merkezi Moskova’ya alır.
Peki başkent değiştirmek ülkeyi köklerinden koparır mı acaba?
Herıld yani, maziyi inkârdır açıkça.
Şimdi biraz açılalım: Afrika’nın başkenti tartışmasız Kahire’dir. Libya’nın Trablus, Fas’ın Rabat, Sudan’ın Hartum, Gana’nın Akra, Senegal’in Dakar, Habeşistan’ın Addis Ababa, Kenya’nın Nairobi, Somali’nin Mogadişu, Angola’nun Luanda, Kongo’nun Kinşasa, Zambiya’nun Lusaka, Zimbabve’nin Harare, Uganda’nın Kampala.
İKİSİ BİR ARADA
Cezayir, Cibuti, Tunus, Mexico, Lüksemburg, San Marino, San Salvador, Panama ve Singapur şehirleri aynı adı taşıyan ülkelerin başında.
Çin’den kopan Taiwan Taipei’yi başkent yapar, Koreli düşman kardeşler, kuzeye ve güneye çekilir Pyongyang ve Seul’de mevzilenirler.
Hindistan’ın Yeni Delhi’si, Pakistan’ın İslamabad’ı, Bangladeş’in Dakka’sı, Maldivlerin Malé’si, Nepal’in Katmandu’su, Filipinlerin Manila’sı, Tayland’ın Bangkok’u, Vietnam’ın Hanoi’si renkli ve köklü şehirlerdir.
Bahreyn Manama’dan, Ürdün Amman’dan, Lübnan Beyrut’tan, Umman Maskat’tan, Katar Doha’dan, Birleşik Arap Emîrlikleri Abu Dabi’den, Yemen San’a’dan yönetilir.
Kanada Ottawa’yı, Küba Havana’yı, Dominik Santo Domingo’yu, Kosta Rika San José’yi, Arjantin Buenos Aires’i, Peru Lima’yı, Venezuela Caracas’ı başkent yapar.
BUNLAR PEK BİLİNMİYOR: BOŞ KENTLER
Siz de duydunuz mu bilmem, Japonya ikinci bir başkent kuracak.
Malum Tokyo 37 milyonu aşan nüfusu ile hayli kalabalık, ulaşım çile, bir de taşralı vatandaş iş ve evrak takibi için şehre akınca...
Henüz bu yeni başkentin ismini bile bilmiyoruz, gelin ben size bilinenleri anlatayım o zaman:
Brezilya’da Sao Paulo (nüfusu 12,1 milyon) ve Rio de Jenerio (6,6 milyon) önde giderken başkent Brasilia olur. Çünkü Sao Paulo tatil ve eğlence şehridir, Rio ise darbeci diktatör Getúlio Dornelles Vargas’ın kentidir. Yeni merkezin sahilden uzakta ortalarda bir yerde olması istenir ve ufak tefek Brasilla ilan edilir (1960).
Bolivya da iki başkentlidir. İdari yapı La Paz’da üslenir, yüksek mahkemeler Sucre’ye yerleşir.
TAŞINANLAR
Kazaklar nüfusun güney şehirlerinde kesafet kazanması üzerine Akmola’yı başkent (Asitane-Astana) yapar, adını Nur Sultan koyarlar. Ruslar 1961 yılında Bakir Topraklar Projesi adı altında yöreyi istila etmiş, öyle bir salahiyetleri varmış gibi Tselinograd adını vermişlerdir. Kuytu bir yerdir, Ulan Batur’dan sonra dünyanın en soğuk başkentidir. Kışın İşim Nehri donar, aylarca kar altında kalırlar.
Astana Japon mimar Kisho Kurokawa tarafından tasarlanır. Millî Meclis, Yüksek Mahkeme, Ak Orda Sarayı, bakanlıklar, oteller ofis binaları üniversiteler fütüristik binalarla donatılsa da eski başkent Almaatı ile karşılaştırılamaz asla.
Malezya’da resmî başkent Kuala Lumpur’dur ancak idari yapı Putrajaya’ya getirilir.
Seylan’ın (Srilanka) en renkli hareketli şehri Kolombo’dur ancak ülke Sri Jayawardenepura Kotte’den yönetilir.
Sri Jayawardenepura Kotte! Ben ilk defa duydum, neler öğreneceğiz daha?
Endonezya da, başkent Cakarta’yı Borneo Adası’na taşıyacak. Şehir büyüyünce bataklıklara taştı zira. Yeni merkezin adı Nusantara olacak, teknoloji ile donatılacak, yollarında sadece elektrikli araçlar dolaşacak.
Tahran son saldırılarla hayli yıprandı, zaten susuzluktan bizardı, karar aldılar onlar da taşınacaklar. Ha şu an malum, başında ayrı gaileler var.
Güney Afrika’da ise yasama (kanun yapma) başkenti Cape Town, yürütme (uygulama) başkenti Pretoria, yargılama başkenti ise Bloemfontein’dir.
HANİ BÜYÜĞE SAYGI?
Avustralya denince akla beşer milyon nüfuslu Sydney ve Melbourne gelse de 365 binlik Canberra çıkar başa. Tarihî de değildir, bir nevi yama.
New York 8,6 milyon, Kaliforniya 3,9, İlionis 2,7, Teksas 2,3, Pensilvanya 1,6, Arizona da o civarlarda.
Başkent Washington ise 22’nci sırada.
Nüfus, sanayi, ticaret, ilim, bilim, turizm, dönen para, nereden bakarsanız bakın diğerlerinin yanında kasaba.
Nazilerin başkenti Berlin II. Cihan Harbi’ni müteakip Rus işgaline uğrar. Onu Doğu Almanya’ya merkez yaparlar inadına. Batı Almanya’nınki ise Bonn olur, o da zorlama. Çünkü Bonn 312 bin nüfusuyla Berlin’in mahallesi olabilir anca. Kaldı ki Hamburg (1,7 milyon), Münih (1,2 milyon), Köln (1 milyon), daha Frankfurt, Stuttgart ve Dortmund gibi şehirler var sırada.
Birleşmenin ardından ırmaklar yatağına akar, Berlin rücu eder aslına.
Ama Hitler’i hatırlatıyormuş. Amaaan milletin de pek umurunda?
Mevzuu Napolyon’un sözü ile kapatalım. “Eğer dünya tek devlet olaydı, başkent İstanbul seçilirdi mutlaka!” Nokta.

