Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Kavala eskiden köy bile değildir. Hepi topu üç beş sandal, beş on barınak, bildiğiniz mezra.

Kavala’ya yolum sık düştü, kâh Edirne’den girdim, kâh Üsküp ya da Korçe’den indim aşağıya. Hatta bir seferinde de bilmem kaç yüz odalı bir gemi ile yanaştık limana... Serince bir sonbahar sabahıydı, hafiften sis çökmüştü kasabaya…
Neden kasaba dedim, ninemin hatıralarında öyleydi zira… Şimdi 70-80 bin nüfuslu bir şehir, yamaçlar beton istilasında...
Büyüklerimiz Kavala’yı tütünü ile anarlar, tütün Drama ve İskeçe’de yetişir aslında. Atlarla katırlarla Kavala’ya gelir, işlenir katana, salapurya ve mavnalarla yollanır uzaklara…
Artık o işi bıraksalar da depolar ayakta. Üsküdarlılar iyi bilir, Şemsi Paşa İskelesi’nde de benzer binalar vardı zamanında. Aynı taş duvarlar, aynı demir kapılar, aynı mıhlı pancurlar ve o “Oh miss” dedirten rayiha havada…
Tütün işi bizde de bitti, onlarda da. Şimdi kim tohum çimlendirecek de fide dikecek? Kim çapalayacak, kim gece yarısı kalkıp yaprak kıracak? Yok ipe diz, yok karıklara as, sapıyla, çöpüyle, küfüyle uğraş; sar, sarmala, balyala…

Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!

KARAMAN KURABİYESİ

Hâlbuki kurabiye kolay, hamuru makine yoğursun, içine badem at, salla fırına. Nasıl olsa Türkler ellerinde avro bekliyorlar kapıda.
Kurabiye bir Türk lezzetidir, Lozan’ı müteakip Karamanlı mübadillerle gelir Kavala’ya.
Nasıl olsa dönüşte Edirne’den geçeceksiniz bence uğrayın kurabiyeci Arif Usta’ya. Miss gibi tereyağı kokusu, diliniz damağınız arasında eriyiveriyor, bir sıcaklık yayılıyor ağzınıza.
Bazı yerler vardır hayal kırıklığı yaşarsınız, “niye geldim ki” dersiniz buraya…
Kavala aksine gittiğinize değen bir belde, bizden bir şeyler buluyorsunuz zira.
Sokaklar aynı Safranbolu, kafesse kafes, cumbaysa cumba… Görünür köşelerinde istif hat ile yazılmış maşallahlar, kitabeleri sökülse de çeşmelerimiz direniyor yıkıma.

Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!

PEHLİVANLA PAŞA

Kavalalı denince iki isim geliyor aklımıza. Biri Mümin Hoca, biri de Mehmet Ali Paşa.
Mümin Hoca ufak tefek bir pehlivan, üstelik çolak sakat. Hiçbir güreşçi yenilmek istemez ama mollanın derdi başka. Çünkü o medreseyi temsilen çıkar meydana. Kendinden iki kat iri Koca Yusuf’un göbeğini gösterir yıldızlara.
Kavala’da Mümin Hoca’ya dair bir ize rastlamıyoruz ama nereye baksan Mehmed Ali Paşa.
Bir kere imaret adıyla anılan külliye şehre silüet çizer tek başına. İçinde sübyan mektebinden, mühendishaneye, dar-ül hadis ve darülkurraya ilim yuvaları sıra sıra.
Takriben 200 yıllık bina, Topkapı Sarayı’nı andırır âdeta.
Vaktizamanında aş pişer, dağıtılır garip gurebaya. Müslim gayrimüslim ayrılmaz, kabını uzatan boş çevrilmez asla.
İmaret çarşıya yakın, düşünün liman hemen balkonun altında.
Peki şimdi? Hâlihazırda Yunanistan’ın en değerli oteli, orada kalmak sükse sebebi. Yüksek fiyatına rağmen yer bulunmuyor.

Pargalı İbrahim Camisi
Başlık ResmiPargalı İbrahim Camisi

DARACIK DARACIK SOKAKLAR

Devam ediyoruz, Kale yolu üzerinde Mehmet Ali Paşa’nın konağı var. Yok burada doğmamış, gençliğinde getirgötür işleri yapan fukara bir postacıdır zira…
Osmanlı da layık olan yürüyebilir doruklara. İşte Mısır’a vali olan Mehmed Ali Paşa ortada.
Zikrolunan konak, sahanlığı, selamlığı, baş odası ile tam bir Türk evi. İlk kat taş, ikinci kat ahşap. Camı açıyorsunuz “Aaa o da ne? Bir taraf çamlık öbür taraf derya. Konak tam buruna kurulmuş kuş cıvıltıları karışıyor dalga şırıltılarına.
Yanı başında küçük bir mezarlık. Haziresi dursa da mescit kayıp, bilmem artık ne (!) olduysa? Kapıda Bizans bayrakları, buna neden gerek duydular acaba?
Tarihi bölgede Türk eserleri kesif ya hemen bir kilise kondurmuşlar yanına. Denge kurmuşlar akılları sıra.
Konak ve imareti Türkleri sevdiklerinden mi korudular? Aksine Mehmed Ali Paşayı Osmanlıya başkaldıran bir asi olarak görüyorlar. Mısır Ortodoks vakıflarının mallarını cemaate iade edince onlar da bu adımı atmak zorunda kalmışlar. Atina ve Kahire arasındaki ılımlı diplomasinin de payı var mutlaka.

Mehmed Ali Paşa Konağı
Başlık ResmiMehmed Ali Paşa Konağı

İLMEK İLMEK DOKUDUK

Efendim Kavala eskiden köy bile değildir. Hepi topu üç beş sandal beş on barınak, bildiğiniz mezra.
Makedonyalı İskender’in babası Kral Filip’in kurduğu Philippi şehrinin iskelesidir, Taşoz Adası sakinleri de buradan çıkar karaya.
Slav, Bulgar istilaları, Frank, Norman işgalleri derken bölge Bizans’ın elinde kalır. Haçlı seferlerinden onlar da çok çeker, hele Katalanlar yok mu o Katalanlar, defalarca tahrip eder yağmalarlar.
Türklerin eline geçtiğinde küçük bir kale vardır o kadar, hani karakol ayarında.
Komşu kasabalardan Drama, Deli Balaban’la, Serez ise Lala Şahin Paşa’yla ele geçer.
Hayır savaşla dövüşle değil, anlaşmayla. Osmanlılar Kavala’da da gevşek bir idare kurar, ahaliyi kendi hâline bırakırlar.
İmparator VII. Ioannes Osmanlı vasalıdır, sıkıntı çıkarmaz. O tahttan indirilince işler değişir, Yıldırım Bayezid Han vaziyete el koyar.

Mehmed Ali Paşa
Başlık ResmiMehmed Ali Paşa

ÖNCE SU HAYRI

Belde gelişmeye müsaittir ama su sıkıntısı yaşanmasa. Ah bir de şu korsan saldırıları olmasa…
Türkler için eşkıyayı dağıtmak zor olmaz, kısa zamanda emniyet sağlar, tacirler gönül rahatlığı ile çıkar yola.
Bilahare Kanuni Sultan Süleyman muhteşem kemerler yaptırır ve berrak su getirir dağdan.
Su kemeri sanki saray endamında. Ecdat kuş yuvalarını bile unutmaz, gölgesinde dinlenenler yesin diye portakal ağaçları diktirir altına.
Şimdi bir tabela asmışlar yok Constantinapolis şu kadar kilometre... Bizans bayrakları var iki yanında.
“Bu bir Osmanlı eseri” diyemiyor, algıya oynuyorlar. Selânik’teki beyaz kule hesabı, imarını mimarını yok sayacak, sahip çıkacaklar akılları sıra.

Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!

BİTSE DE GİTSEK

Geziyoruz şehir sakin hatta fazla sakin, ölü toprağı serpili adeta. Esnaf keyifsiz ve bıkkın, öğlen vakti alayı siestada. Nedense bir kasvet, atalet var havada.
Yer yer sol afişler görüyoruz, Kaleşler filan. Anladığım kadarıyla gençler gerillaya özeniyorlar. Oy potansiyelleri de var, aşırı sol Alexis Çipras ile iktidardaydı bir ara.
Taşoz Adası uzak sayılmaz, feribotlar gün boyu gidip geliyor.
Deniz temiz, derin suların bile dibi görünüyor.
Sahile çürümüş tekneler çekilmiş, acilen raspaya kalafata muhtaç.
Türkiye’de olsa eli birlik girmiş bitirmişler, indirmişlerdi suya.

Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!

METRUKTU MAMUR OLUR

Kavala köy kasaba arasında iken Veziriazam Pargalı İbrahim Paşa muhteşem bir külliye bağışlar. Ortaya kubbeli bir cami yaptırır, han, hamam, mektep, medrese ve imaret ekler yanına.
Fransız seyyahı Pierre Belon, Kavala’nın metruk hâlden meskûn ve mamur hâle geldiğini yazar (1555).
Cami henüz Lozan’da atılan imzaların mürükkebi kurumadan kilise yapılır, diğer binalar kapanın elinde kalır; yakar, yıkar yağmalarlar. Şimdi çarşının en hareketli sokağı mağazalar sıra sıra...
Evliya Çelebi 700 hanenin varlığından söz açar. Ahmed Çelebi, Câmi-i Şerîf ve Halil Bey adlı üç mahallesi vardır. Ortahisar’da Bey Camii, Alaca Cami ve Suhta Camii müminlerle dolup taşar. İç kalede de mescit bulunur ayrıca.
Halil Bey Medresesi günümüze ulaşamasa da Camii duruyor ayakta. Şu an sanat galerisi abuk subuk resimler sergileniyor duvarlarda.
Bulgar coğrafyacı Vasil Kinchov’un düzenlediği istatistiklere göre (1900), Kavala kazasında 12.370 Türk, 2.710 Bulgarca konuşan Müslüman, 1.085 Müslüman Çingene ve 200 diğer millet mensupları (Araplar, Arnavutlar) yaşar. Azınlıklar 3.700 Rum ve 400 Yahudi’dir. Yani beşte bir oranında.

Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Mezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!
Başlık ResmiMezra aldık, şehir bıraktık: Kavala!

İrfan Özfatura'nın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.