Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Yeni bir jeopolitik eksen: Aral-Hazar hattı
0:00 0:00
1x
a- | +A

Türk dünyasında müjdeli haberler birbirini takip ediyor.

Deniz rotalarının jeopolitik krizlerle kırılganlaştığı şu günlerde Kazakistan’dan Avrasya ekseninde dengeleri değiştirecek stratejik bir hamle geldi. Kazakistan tarafından temelleri atılan 800 kilometrelik Aral-Hazar Otoyolu, Çin ile Avrupa arasındaki mesafeyi 1.000 kilometre kısaltıp teslimat süresini 3 güne indirecek.

Mamafih, bu gelişme sıradan teknik bir yatırım değil hiç kuşkusuz. Bu proje, içinde diplomatik, stratejik ve askerî boyutları da barındırıyor. Öte yandan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) eksenindeki "Orta Koridor" doktrininin jeopolitik tahkimatını destekleyip tamamlayan yapısal bir devrim niteliğini taşıyor.

Diplomatik düzlemde baktığımızda Aral-Hazar hattı, TDT’nin kurumsal olgunlaşma ve coğrafi bütünleşme sürecine çarpan etkisi yapacak. Proje, Çin sınırından Hazar Denizi kıyısındaki Aktau ve Kurık gibi oldukça stratejik Kazak limanlarına kesintisiz bir koridor inşa ederek, Kazakistan bozkırlarını Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye bağlayacak.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in bu önemli hamleyi ülke ekonomisinin "lokomotifi" olarak nitelendirmesi stratejik iradenin bir beyanı aslında. Ankara ve Astana’nın öncülük ettiği bu stratejik akıl, Pekin’in "Kuşak ve Yol" inisiyatifi ile Batı’nın "güvenli tedarik zinciri" arayışlarını Türk dünyasının egemenlik alanında uzlaştırmaktadır. Böylece Türkistan devletleri, büyük güçlerin rekabet sahası olmaktan sıyrılarak Doğu-Batı dengesinde diplomatik oyun kurucu pozisyonuna evriliyor.

Yüksek Hızlı Tren projesinin kaçınılmaz gerekliliği

Aral-Hazar Otoyolu'nun sağladığı bu jeoekonomik sıçramanın sürdürülebilir bir yapıya kavuşması, lojistik süreçlerin çok modlu hâle getirilmesini zorunlu kıldığını söyleyelim. Bu bağlamda, kara yolu ağına paralel olarak tasarlanacak bir Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi, Orta Koridor’un geleceği için en kritik gereklilik olarak öne çıkıyor. Kara yolunun esnekliği ile demir yolunun yüksek hacimli, düşük maliyetli taşıma kapasitesi mutlaka birleştirilmelidir.

Lojistik uzmanlarının görüşlerine göre, Aral-Hazar hattına entegre edilecek bir YHT sistemi, kıtalar arası taşımacılıkta hız ve tonaj kapasitesini geometrik olarak artıracaktır. Demir yolu entegrasyonu, Türkistan derinlerinden Avrupa pazarlarına kesintisiz lojistik akış sağlayarak Türk dünyasını küresel tedarik zincirinin merkez üssü yapacaktır.

Öte yandan YHT hava yollarına alternatifler de sunmalı ve daha düşük tarifelerle Türk Cumhuriyetleri arasında hem ulaşımın kolaylaştırılması hem de turizmin canlandırılması gerekliliği vardır.

Stratejik konumlanma ve askerî jeopolitik

Stratejik anlamda bu çok modlu hat, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında riskleri artan "Kuzey Koridoru”na alternatif arayan küresel sermaye için oldukça rasyonel çözümler sunuyor. Rusya topraklarını baypas eden bu hat, Hazar Geçişli Orta Koridor’un verimliliğini artıracak. Yıllık yük hacmini 13,2 milyon tona çıkaracak bu dönüşüm, Avrupa ile Asya arasındaki bağımlılık ilişkisinde Türk devletlerini vazgeçilmez bir "nirengi noktası" hâline getirme potansiyeli taşıyor.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ifadesiyle, geçmişte "çıkmaz sokak" olan bu hatların küresel kavşaklara dönüşmesi, TDT üyesi ülkelerin de dış baskılara karşı stratejik bağışıklık kazanmasını sağlayacak.

Bu geçmişte “çıkmaz sokak” günümüzde “stratejik geçit” olan bu kavşaklar, askerî boyutta da oldukça stratejik avantajlar sağlayacak.

Aral-Hazar hattı, olası bir bölgesel istikrarsızlık veya asimetrik tehdit durumunda, kriz anlarında "çift kullanımlı" stratejik geçitler olarak ciddi yararlar sağlama kapasitesine sahip olacak. TDT üye ülkelerinin savunma unsurlarının ve lojistik ikmal hatlarının hızla mobilize edilmesini sağlayacak askerî bir arter olma hüviyetiyle dosta güven, düşmana korku salacak.

Hasılı, 2029 yılına kadar tamamlanması öngörülen Aral-Hazar Otoyolu ve onu taçlandıracak YHT vizyonu, Türk dünyasının ortak geleceğini şekillendiren en somut jeoekonomik nişanelerden birisi olarak, diplomatik egemenliğin, stratejik özerkliğin ve askerî lojistik kabiliyetinin artırılması noktasında Avrasya coğrafyasının yeni stratejik denge eksenini oluşturacak.

Allah bu müjdeli haberleri daim, Türk milletinin gücünü kaim eylesin inşallah…

Meryem Aybike Sinan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.