Hükûmet, yeni düzenlemeyle ödeme darlığına düşen başta esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ’ler ile diğer SGK borçlularına el uzatıyor, SGK alacaklarını korurken istihdam çarklarının kesintisiz dönmesini hedefliyor…
Sosyal güvenlik sistemi, devlet ile vatandaş arasındaki ahdin en somut tezahürüdür. Ekonomik konjonktürün getirdiği yükler altında ezilen başta esnaf, işveren ve sigortalılar için borçların ertelenmesi, yani tecil müessesesi hayati bir koruma kalkanıdır. SGK’nın bu kapsamda yaptığı yeni düzenlemelerle, iş dünyasına bir nebze rahat nefes aldırmıştır. SGK, yüksek enflasyon ve yüksek faiz ve likiditeye erişim zorluklarını göz önünde bulundurarak günün iktisadi şartlarına uygun, daha makul ve esnek yapılandırma kurallarını devreye almıştır.
"Gelen gideni aratır" derler ama bu defa gelen düzenleme, eskisini maziye gömecek kadar yapıcı adımlar içermektedir. Yapılan bu köklü değişiklikler, sadece taksit sürelerini uzatmakla kalmamış; teminat yükümlülüklerinden bürokratik yetki sınırlarına kadar geniş bir alanda nefes aldırmıştır.
BORÇ YAPILANDIRMADA ESKİ VE YENİ UYGULAMA MUKAYESESİ
Yeni uygulamanın getirdiği dönüşümü tam manasıyla idrak edebilmek için, yürürlükten kalkan veya revize edilen eski SGK uygulamalarıyla karşılaştırmak elzemdir. Yapılan bu köklü revizyon, borçluların finansal likidite yönetimini kökten değiştirecektir.
MALİ CAN SUYU: %29 FAİZ VE 72 AY VADE AVANTAJI
Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımlarla koordineli olarak, 31 Ağustos 2026 tarihine kadar Kuruma başvuracak olan borçlular için tecil faiz oranı yıllık %39'dan %29'a düşürülmüştür. Bu indirim, "Ak akçe kara gün içindir" düsturuyla hareket eden, nakit sıkışıklığı yaşayan işletmeler için bulunmaz bir nimettir. Üstelik 72 aylık vade, borç taksitlerinin şirketlerin aylık nakit akışlarını sarsmayacak seviyelere inmesini sağlayacaktır.
Ancak burada kritik bir vade sınırı mevcuttur: Bu avantajlı düzenleme, 2026 yılı haziran ayı ve önceki dönemlere ait sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri ve idari para cezalarını kapsamaktadır. İlk taksitin (peşinatın) en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar ödenmesi şarttır. İlk taksitini zamanında ödemeyen borçlu, bu düşük faiz nimetinden istifade edemez; tabiri caizse "Son pişmanlık fayda etmez."
TEMİNAT ŞARTLARINDA BÜYÜK KOLAYLIK
Eski sistemde küçük borçlar için dahi teminat istatistiği tutulurken, yeni düzenlemeyle ünite (il müdürlüğü veya SGM) bazında 10 milyon TL'ye kadar olan borçlar için hiçbir teminat aranmayacaktır. Bu eşik, piyasayı muazzam ölçüde rahatlatacaktır. Borcu 10 milyon TL'yi aşan mükellefler ise sadece aşan kısmın yarısı kadar teminat göstermekle mükelleftir.
Borçluların haczedilmiş malları da değerleri nispetinde teminat yerine geçecektir. "Emanet malın canı az olur" derler fakat devlet, mükellefin zaten hacizli olan malını koruyarak ek bir teminat bulma keşmekeşine son vermiştir. Eğer borçlu taksitlerini düzenli öderse, araçlar üzerindeki yakalama şerhleri derhâl kaldırılacak, satış işlemleri askıya alınacaktır.
BÜROKRASİNİN AZALTILMASI VE TAŞRAYA TAM YETKİ
"Bugünün işini yarına bırakma" düsturuyla hareket eden Kurum, Ankara'daki merkez bürokrasisini belirli şartlarla tamamen devre dışı bırakmıştır. 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılacak başvurularda, borç miktarı ne olursa olsun karar verme yetkisi tamamen Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine ve Merkez Müdürlerine devredilmiştir. İstanbul, Ankara ve İzmir'de 18 milyon TL, diğer büyükşehirlerde 15 milyon TL ve diğer illerde 13 milyon TL'ye kadar olan borçları doğrudan yereldeki SGM Müdürleri neticelendirecektir.
GEÇMİŞE ETKİ VE TAKSİT AKSATMA KURALLARI
Yeni genelge adil bir yaklaşım sergileyerek, 4 Haziran 2026 tarihinden önce tecil talebinde bulunmuş ancak işlemi henüz neticelenmemiş veya tecili hâlihazırda devam eden borçluları da unutmamıştır. Bu durumdaki vatandaşlar, talep etmeleri hâlinde mali durumlarındaki likidite oranına göre mevcut taksit sürelerine 18 ila 36 ay arasında ek süre ekletebileceklerdir.
Ancak unutulmamalıdır ki, devletin bu şefkatli eli suistimale açık değildir. Taksitlerin aksatılması durumunda çok sıkı kurallar caridir. Örneğin 72 ay tecil alan bir borçlu, 71 taksitini tıkır tıkır ödese bile, son taksit olan 72. taksiti vade tarihini takip eden ay sonuna kadar ödemez ise tecil işlemi derhâl bozulur. "Sona kalan dona kalır" misali, tüm emekler heba olabilir.

