BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kartlar yeniden dağıtılırken

Geçtiğimiz 31 Mart’ta ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde düzenlenen “Doğu Akdeniz’de Fırsatlar ve Sınamalar; ABD’nin Bölgesel Çıkarlarını ve İşbirliğini İncelemek” başlıklı oturumuna başkanlık eden Kongre üyesi William R. Keating’in konuşmasını tartışıyoruz birkaç gündür.

Keating 5 dakikalık söz hakkının önemli kısmını “Türkiye’nin hizadan çıkması”na ayırdı ve Türkiye’nin ABD’den bağımsız bir dış politika izlemesini istemediklerini, bu durumu düzeltmek için de bazı isimlerle görüştüklerini açıkladı ve ekledi:

“Bence artık bu oynamamız gereken bir kart.”

“Türkiye’nin bu noktaya gelmesi için bekleyemeyiz. Onları bunun içine çekmemiz lazım. Türkiye’nin gerçek çıkarlarının nerede olduğunu fark etmeleri için ABD mutlaka harekete geçmelidir" diye sözlerini sürdüren Keating’in konuşmasının Biden’in başkan olmadan önceki sözlerinden farkı yoktu.

Ciddi bir “sorunları” var; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Türkiye.

Çıldırıyorlar.

Ellerindeki kartları oynayacaklar ama Türkiye’nin eli her zamankinden daha fazla güçlendiği için.

Erdoğan’ın Ukrayna-Rusya krizinde yüklendiği uluslararası rolün diplomaside aşılması güç bir çıta olduğunu net biçimde gördükleri için.

Joe Biden tarafından yıllar önce açıklandığı üzere oluşturdukları Altılı Masa, siyaset üretememesi ve yalnızca Erdoğan karşıtlığından beslenmeleri nedeniyle tabanlarında bile kabak tadı verdiği, çıkışsız kaldıkları için.

Özellikle de Macar Altılı Masa’sını kündeye getiren Victor Orban’ın tuşesi’nin acısını hâlâ yaşıyorlarken.

Zelenskiy gibi birini planladıkları kesin. Bugün verdiği sözden ertesi gün dönen, kolayca yalan söyleyebilen, kontrol edilebilir ve yönlendirilebilir, küstah ve arsız birini aradıklarını biliyoruz. Bulacaklarına yüzde 100 eminim. Onun bir siyasetçi bile olması gerekmez. Her yola ve duruma müsait, ne kadar uyarsa o kadar isteyen açgözlü hevesliler çok.

Zelenskiy’nin ve etrafının kim olduklarına bakarsanız anlarsınız:

Rusya-Ukrayna savaşı sürerken, Ukrayna hükûmetinin yapısına bir göz atalım:
Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky'nin çekirdek karar alma çevresi, aslında oyuncu olduğu dönemdeki arkadaş çevresine dayanıyor.
Andriy Yermark: Bir Yahudi babanın oğlu. Uluslararası ilişkiler mezunu ve avukat. 2012 yılında film yapımcısı oldu ve komedi filmleri çekti. Zelenskiy ile İnter TV kanalının yapımcısı olduğu sırada tanıştı. Şu anda Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı.

Andre Bodin: Eğlence sektöründe avukat.
Sergey Sheffey: Mesleği komedi yazarlığı. Görevi Zelenskiy’nin politik danışmanı.

İvan Bakanov: Mesleği komedi filmleri çeken bir şirketin patronu. Şu andaki görevi Ukrayna Yüksek İstihbarat Teşkilatı başkan yardımcılığı

Sergei Sivoko: Komedyen ve Zelenskiy’nin oynadığı filmlerde partneri. Şu anda Ukrayna Ulusal Savunma Komitesi'nin kıdemli danışmanı.

Devamı var hepsi onlar gibi.

Ukrayna’daki devleti yönetenlerin bileşimine baktığınızda ne tür bir film çevirdiklerini anlayabilmek mümkün olabiliyor.

Ama dahası da var.

Bunlar Ukraynalı da değiller.

Ukrayna’nın üst düzey hükûmet yetkililerinin yüzde 80’i aynı zamanda Amerikan vatandaşı.

Profil üç aşağı beş yukarı böyle. Bire bir örtüşmesi gerekmiyor. ABD vatandaşlığına “gönülden bağlı” olmaları yeterli ve onlardan çok var malum.

Kartlar dağıtıldı evet. Vale, kız, papaz, sinek ikililer ortaya çıktı da joker kim belli değil henüz.

Yakında kokusu çıkar.

 


Sığır

 

Et fiyatlarını kontrol etmek amacıyla Cumhurbaşkanlığı kararıyla sığır yetiştiricilerini rahatlatacak bir düzenlemeye gidilerek 2 Nisan ile 1 Mayıs tarihleri arasında kesimi ve satışı yapılan sığır başına yetiştiricilere 2.500 lira ödeme yapılacağı açıklanmış. Bu ödemeler hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlama amacı güdüyormuş.

Hep karıştırılır. Sığır büyükbaş evcil hayvanlara verilen ad. Damızlık erkeğine boğa, dişisine inek, iğdiş edilmiş erkeğine de öküz deniyor. Altı ay-bir yıl arasında yaşı olan erkek ve dişi yavruları da dana.

Bu detayı haberi okuyunca biraz dehşete düştüğüm için yazdım. Sütünden ve doğurganlığından faydalanılan ineklerin kesiminin yapılacağı fikrine kapılıyor insan. Umarım devlet bu 2.500 lirayı kesime gönderilen inekler için de yapmıyordur. Sonuçta inek de SIĞIR kapsamında yer alıyor.

Şarküteri ve et-gıda satıcısı bir okuyucum, bana bazı notlar göndermiş.

Zincir marketlerin 40 bine yakın şubelerinin olduğunu hatırlatarak önce önemli bir noktanın altını çiziyor:

“Amerika’da 1 ton et alan da 100 kilo et alan da ete aynı fiyatı veriyor. Ama bizim zincir marketler sebze hallerindeki kabzımallar gibi fiyat belirliyor ve et piyasasındaki fiyatları yükseltiyor.”

Okuyucum haklı olarak “Hükûmet bunları daha önce neden bu kadar serbest bıraktı” diye soruyor ve benzer durumun yaş sebzede de yaşandığını belirtiyor:

“Meselenin aslını Ziraat Odalarının başkanları çözüm yollarını anlatıyor ama nedense çok büyük sırmış ve çözülemiyormuş gibi bir tutum var. Kabzımallar Manisa, Muğla, Antalya, Alanya, Balıkesir’deki mal aldıkları domates, biber vs. çiftçilere ekecekleri ürünün siparişini veriyorlar ve gelecek yıl hangi ürünü ekmeleri gerektiğini dikte ediyorlar. Ve bunların istedikleri gibi o gıda ürünlerinin fiyatları artıyor. İcar sistemi gereği tarla kiralayıp köylüyü de mağdur ediyorlar. Köylünün 2.000 lira verdiği tarlayı 10 bin lira fiyat verip çiftçiyi bağlıyor. Sebze ve meyve hallerinin bu kabzımallardan alınması çok mu zor? HAL YASASI neden hâlâ çıkmıyor, kimler engelliyor?”

Esnaf bunu söylüyor, arif olan anlıyor.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
625734 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/625734.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT